OMÜ’de III. Nöromüsküler Hastalıklarda Tanısal Stratejiler Kursu ve Sempozyumu başladı
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi ev sahipliğinde düzenlenen III. Nöromüsküler Hastalıklarda Tanısal Stratejiler Kursu ve Sempozyumu, nöromüsküler hastalıklar alanındaki bilgi, deneyim ve güncel bilimsel gelişmelerin paylaşılması amacıyla başladı. Türkiye’nin farklı merkezlerinden ve yurt dışından alanında uzman bilim insanları, deneyimli klinisyenler ve genç hekimleri bir araya getiren organizasyonda, teorik eğitimlerin yanı sıra uygulamalı kurslar ve bilimsel oturumlar gerçekleştiriliyor.
Etkinliğin açılışına; OMÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Danacı, Türkiye Klinik Nöro-fizyoloji EEG-EMG Derneği Başkanı Prof. Dr. Aysun Soysal, Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Hacer Erdem Tilki, akademisyenler, klinisyenler ve genç meslektaşlar katıldı. İlk iki toplantının kurs formatında gerçekleştirilmesinin ardından bu yıl programa sempozyum bölümü de eklenerek teorik eğitim, uygulamalı öğrenme ve güncel bilimsel tartışmalar aynı organizasyon kapsamında bir araya getirildi.
Dekan Prof. Dr. Murat Danacı: “Ondokuz Mayıs Üniversitesi geldiği süreç içerisinde gerçekten çok iyi bir yere doğru hızla ilerliyor”
OMÜ Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Murat Danacı, açılış konuşmasında OMÜ’nün 50 yılı aşan kurumsal geçmişine ve akreditasyon çalışmalarına değinerek, “Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi çatısı altına hepinize hoş geldiniz diyerek sözlerime başlamak istiyorum. Aslında tanıtım videosu pek çok şeyi söyledi. Ama ben bir iki şey daha eklemek istiyorum. 50. yılımızı bitirdik, 50. yılı geçtik. Artık yarım asırlık bir üniversiteyiz. Orta ve Doğu Karadeniz’in en büyük ve en köklü üniversitesi olarak geçen yıl üniversite olarak YÖK tarafından akredite edildik. Fakültemizin iki programı, hem İngilizce hem Türkçe programı altı yıldır akredite. Şu an için anabilim dallarımızdan da yaklaşık sekiz tanesi akredite olmuş durumda. Hatta bir tesadüftür ki dün de Nöroloji Anabilim Dalının akreditasyon ekibi buradaydı.” dedi.
Prof. Dr. Danacı, üniversitenin gelişim sürecine dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: “Ondokuz Mayıs Üniversitesi bu 50 yıllık süreç içerisinde, ki ben bunun ilk başlarına şahit olan birisiyim; 1984 yılında burada ilk hastanede eğitim alan gruptanım. Geldiği süreci düşündüğüm zaman gerçekten çok iyi bir yere doğru hızla ilerlediğini görüyoruz. Bu sempozyum için ciddi bir emek verildi, ciddi bir çalışma yapıldı. Emek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Bütün nöroloji camiasına ve katılımcılara faydalı olacağına inanıyorum. Sizleri burada tekrardan ağırlamış olmaktan, sizleri görmekten, yeni arkadaşlarla tanışmış olmaktan çok mutluyum. Hepiniz hoş geldiniz, üniversitemize şeref verdiniz. Faydalı bir toplantı olması dileğiyle sözlerimi bitirmek istiyorum.”
Prof. Dr. Aysun Soysal: “Bölgesel kurslar klinik nörofizyoloji camiasının eğitimi açısından çok önemli”
Türkiye Klinik Nöro-fizyoloji EEG-EMG Derneği Başkanı Prof. Dr. Aysun Soysal ise organizasyona ilişkin değerlendirmesinde, “Öncelikle Hacer’e böyle bir toplantıyı düzenlediği için, tabii ki Ondokuz Mayıs Üniversitesine de seni destekledikleri için çok teşekkür ediyorum. Biliyorsunuz biz bölgesel kursları çok önemseyen bir ekiptik. İlk olarak da deprem bölgesinde başlamıştık. Türkiye’de birçok yerde bölgesel kurslar düzenledik. Gerçekten çok faydalı oluyor; hem oradaki insanların kendilerini güncellemeleri açısından hem de bu işe yeni başlamış insanların eksikliklerini tamamlamaları açısından çok önemli bu kurslar.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Soysal, bölgesel eğitim çalışmalarının sürdürülmesi gerektiğini belirterek konuşmasını şöyle tamamladı: “Samsun’da daha önce yapıldığı için Samsun’a gelmedik. Tekrar Hacer’e bunun için bir kez daha teşekkür ediyorum, tekrar Samsun’da yaptığı için. İnşallah bundan sonra da bölgesel kurslarımızın devamıyla klinik nörofizyoloji camiasına eğitime katkıda bulunmaya devam edeceğiz. Çok teşekkürler.”
Prof. Dr. Hacer Erdem Tilki: “Bir bilimsel toplantının gerçek sahibi, ona ihtiyaç duyanlardır”
Sempozyum Başkanı Prof. Dr. Hacer Erdem Tilki, toplantının geçmişinden ve düzenlenme sürecinden söz ederek, “Ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Sayın Dekanım, Sayın Dernek Başkanım, değerli hocalarım, değerli meslektaşlarım, çok sevgili arkadaşlarım; öncelikle hepinizi tek tek sevgiyle, saygıyla, en iyi dileklerimle selamlıyorum. Nöromüsküler Hastalıklarda Tanısal Stratejiler Kurs ve Sempozyumu’na hoş geldiniz. İlk toplantımızı bildiğiniz gibi 2015 yılında, yine Samsun’da, yine sonbaharda, sadece bir grup asistan arkadaşımızın büyük bir ısrarı üzerine, neredeyse bir sosyal sorumluluk projesi gibi gerçekleştirmiştik. İkinci toplantımız yine Samsun’da Nöromüsküler Parça Kas Cerrahisi kitabımızın etrafında şekillendi. Bugün ise üçüncü kez yine sizlerle, siz dostlarımla bir aradayız.” dedi.
Prof. Dr. Tilki, genç meslektaşların eğitim talebi ile deneyimli akademisyenlerin bilgi paylaşma isteğinin toplantının temel çıkış noktasını oluşturduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu toplantıyı hem genç meslektaşlarımızdan hem de eğiticilerimizden gelen yoğun talep üzerine gerçekleştiriyoruz. Genç meslektaşlarımız daha fazla eğitim ve daha fazla olgu tartışması istediler. Kıdemli hocalarımız da içtenlikle deneyimlerini paylaşmak istediklerini belirttiler defalarca. Tüm bunlar bana bu süreçte şunu öğretti: Bir bilimsel toplantının gerçek sahibi aslında düzenleyenler değil, ona ihtiyaç duyanlar. Bu toplantı da böyle bir ihtiyaçtan ortaya çıktı. En azından ben bu toplantı için şunu söyleyebilirim: Bu toplantının gerçek sahipleri sizlersiniz. Belki de bu nedenle ben bu toplantıları hiçbir zaman yalnızca bir bilimsel toplantı, bir kurs ya da bir sempozyum gibi düşünemedim. Çünkü bu yaptığımız toplantılar hep aynı şehirde, aynı mevsimde, aynı arkadaşlarla, aynı dostlarla bir nostalji buluşması şeklinde oldu. Ben bir de bu bilgi paylaşımının, karşılıklı deneyimin aktarılmasının mutlaka böyle bir dostluk iklimine ihtiyaç duyduğuna inananlardanım.”
Teorik eğitim uygulamalı çalışmalarla destekleniyor
Üçüncü kez düzenlenen organizasyonun en önemli özelliklerinden biri, uygulamaya yönelik kurs ile güncel bilimsel gelişmelerin ele alındığı sempozyum programının aynı organizasyon içerisinde bütüncül bir yapıda planlanması oldu. Kurs bölümünde sinir iletim çalışmaları, iğne EMG ve nöromüsküler kavşak hastalıklarının inceleme yöntemleri ele alınırken, teorik bilgilerin ardından örnek olgular eşliğinde uygulamalı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Yedi ayrı istasyonda EMG uygulamaları, sinir iletim çalışmaları, repetetif sinir stimulasyonu, tek lif EMG, fokal nöropatilerin tanısal stratejileri ve botulinum toksin uygulamaları ele alınıyor.
Sempozyum bölümünde ise nöromüsküler hastalıklara güncel yaklaşım, motor nöron hastalıklarının elektrofizyolojik tanısı, multifokal motor nöropati, polinöropatiler, miyastenia gravis tedavisi ve nöropatik ağrı gibi başlıklar ele alınıyor. Programda ayrıca “Nodopatiler ve Paranodopatiler - CIDP alt tipleri?” ile “Akson Dejenerasyon Mekanizmaları ve Sarm1 Hedef Tedavileri” başlıklı keynote oturumları, güncel tedavi yaklaşımlarına ilişkin özel oturumlar ve ilginç olguların multidisipliner biçimde tartışıldığı panel bulunuyor.
Yurt dışından bilim insanları da programa katkı sunuyor
Toplantı kapsamında farklı ülkelerde çalışmalarını sürdüren bilim insanları da programa katkı sağlıyor. Programda özellikle nöromüsküler ultrasonografi alanında yurt dışından katılan Prof. Dr. Eman Tawfik tarafından üst ve alt ekstremite sinirleri ile brakiyal pleksusa yönelik teorik ve uygulamalı eğitimler gerçekleştiriliyor.
Organizasyon, farklı deneyim düzeylerindeki nörologları, klinik nörofizyoloji uzmanlarını, araştırmacıları ve genç hekimleri aynı bilimsel platformda buluştururken; teorik eğitim, uygulamalı öğrenme, olgu tartışmaları ve güncel bilimsel gelişmelerin paylaşılmasına imkân sağlıyor. Program, 20 Eylül Pazar günü gerçekleştirilecek nöromüsküler ultrasonografi oturumlarının ardından kapanışla sona erecek.



