“Transhüman-izm” Sergisi OMÜ’de sanatseverlerle buluştu
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Sergi Salonu’nda, Doç. Dr. Engin Güney’in 11. kişisel sergisi “Transhüman-izm”, sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Sergide, teknolojinin insan üzerindeki dönüştürücü etkileri eleştirel bir perspektifle ele alındı.
Açılışa; OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Tıp Fakültesi Başhekimi Prof. Dr. Ünsal Özgen, Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erkan Yalçın, OMÜ Samsun Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç ile birlikte çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.
Toplam 29 eserden oluşan ve iki bölüm halinde kurgulanan serginin ilk bölümünde, günümüzün dijitalleşen yaşam biçimi ve bu sürecin insan üzerindeki etkileri “dijitopik” bir bakış açısıyla yorumlanıyor. İkinci bölümde ise sanatçı, farklı doku ve renk uyumları üzerinden daha dengeli ve bütüncül bir gelecek tasavvuru sunuyor.
Serginin kavramsal çerçevesine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki kültürel dönüşümü üç temel tavır üzerinden ele aldığını belirterek, “Bunlardan birincisi hegemon netokratların ideolojik tahakkümüdür. İkincisi tekno-konformist avam kitlelerin temayülüdür. Üçüncüsü ise bu iki ilişki biçiminden rahatsızlık duyan kişilerin teyakkuzudur.” ifadelerini kullandı.
“İZM” vurgusuyla eleştirel yaklaşım
Sergi başlığındaki “izm” ifadesinin bilinçli bir tercih olduğunu vurgulayan Güney, teknolojik dönüşümün yalnızca teknik değil aynı zamanda ideolojik bir süreç olduğuna dikkat çekti. Dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zekâ ve sanal gerçeklik uygulamalarının bilinçsiz kullanımının birey üzerindeki etkilerine değinen Güney, bu süreçte ahlaki değerlerin aşınabileceğine işaret etti.
Transhümanist temaların sinema ve dijital içeriklerde sıklıkla işlendiğini belirten sanatçı, insanın mekatronik eklentilerle biyolojik varlık özelliğinden uzaklaşarak makineleşme sürecine girdiğini ifade etti. Bu dönüşümün yalnızca fiziksel değil; merhamet, vicdan ve empati gibi insani değerlerin zayıflamasıyla da gerçekleştiğini vurguladı.
Sergide ayrıca çevresel sorunlara da dikkat çekilerek, okyanuslarda oluşan devasa plastik atık alanları “kaotik tablonun” en çarpıcı örneklerinden biri olarak sunuluyor. Güney, teknolojik gelişmelerle birlikte gerçek dünyanın tahribatının göz ardı edilmesini eleştirerek, dijital ve gerçek dünya arasında dengeli bir ilişkinin kurulması gerektiğini ifade etti.
Sanatçı, dijital okuryazarlığın önemine dikkat çekerek, teknolojinin bilinçli kullanımının insan yaşamını zenginleştirebileceğini belirtti.
Güncel sorunlara sanatsal bir bakış sunan sergi, 10 gün boyunca ziyarete açık olacak. Ayrıca sergi kapsamında farklı eğitim kurumlarından öğrenciler için okul gezileri de düzenlenecek.



