“Bir Zafer, Bir Şehir, Bir Madalya” Panelinde Millî Mücadeleye ışık tutuldu
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) ve Samsun Valiliği iş birliğinde, 30 Ağustos Zafer Bayramı etkinlikleri kapsamında “Bir Zafer, Bir Şehir, Bir Madalya” başlıklı panel gerçekleştirildi.
Türkiye’nin bağımsızlık mücadelesinin tarihi süreci ile Samsun’un Millî Mücadele’deki rolünün ele alındığı panel, Samsun Müzesi Konferans Salonu’nda düzenlendi.
Panele; Samsun Valisi Orhan Tavlı'nın yanı sıra Garnizon Komutanı Tümgeneral Fethi Oltulu, Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Halit Doğan, Rektör Prof. Dr. Fatma Aydın, İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, İlkadım Belediye Başkanı İhsan Kurnaz, İl Jandarma Komutanı Tuğg. Bahittin Murat Yakın, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Yıldıray Topçu, Samsun Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Duman, Samsun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı
Prof. Dr. Mustafa Çolak ile çok sayıda akademisyen, vatandaş ve davetli katıldı.
Prof. Dr. Çağlayan, “Tarihin pek çok tanımı var, bildiğiniz klasik tanımları da var, felsefecilerin tanımları var ama bir gerçek var ki tarih milletler mücadelesi olarak akıp gelmiştir.”
Porf. Dr. Çağlayan, Türklerin Asya, Avrupa ve Afrika'yı kapsayan çok geniş bir coğrafyada dünya tarihine yön vermesinin doğal bir sonucu olarak rakiplerinin husumetini çektiğini ve kendilerine karşı kurulan tarihi tuzakların hedefi olduğunu ifade etti. Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na girmesi ve savaştan mağlup ayrılmasının, söz konusu rakiplere yıllardır biriktirdikleri Türk karşıtlığını ve düşmanlığını uygulamaya sokma fırsatı verdiğini belirten Prof. Dr. Çağlayan; bu sürecin aslında 1815 Viyana Kongresi'ne kadar uzandığını vurguladı. Kongrede Batılı devletler tarafından Osmanlı şahsında bir "Şark Meselesi" (Doğu Sorunu) tanımlandığını ve bu meselenin temelinde Türkleri Avrupa'dan ve Anadolu'dan tamamen söküp atarak geldikleri Türkistan coğrafyasına, Orta Asya'ya sürme hedefinin yattığını, bunun da Avrupa için resmi bir devlet politikası olarak benimsendiğini dile getirdi. Bu bağlamda 1916 tarihli Sykes-Picot gibi gizli paylaşım antlaşmalarıyla Osmanlı topraklarının İngiltere, Fransa, Rusya ve İtalya arasında nüfuz alanlarına bölündüğünü hatırlatan Çağlayan, savaşın sonunda dayatılan Sevr haritasının da Türk milletini yok etmeyi ve Orta Asya'ya sürmeyi hedefleyen bu Şark Meselesi zihniyetinin somut bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.
Prof. Dr. Çağlayan, “Tarihi hatırlamamız lazım ki elimizdeki vatan toprağının kıymetini bilip sahiplenmemiz lazım.” dedi
Prof. Dr. Kaya Tuncer Çağlayan, “Mustafa Kemal Paşa'nın, Atatürk'ün, adeta ikinci Ergenekon'dan çıkış gibi Türk milletini o karamsar günlerden aydınlığa çıkartan milli mücadele hareketini teşkilatlandırması, ekiplerini oluşturması ve başarıyla sonuçlandırması bu haritanın gerçekleşmesini engelledi.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Mustafa Çolak, “Birlikte imkânsızlıklar içinde yürütülen topyekûn bir halk savaşı”
Panelin devamında konuşan Samsun Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Çolak; “Bir Alman Yüzbaşısının Anıları” başlıklı konuşmasında, Kurtuluş Savaşı'nın yalnızca askeri bir direnişten ibaret kalmadığını; ordusuyla, demirci ustalarıyla ve cephe gerisindeki sivil toplumuyla birlikte imkânsızlıklar içinde yürütülen topyekûn bir halk savaşı olduğunu vurguladı.
Prof. Dr. Mustafa Çolak, “Mustafa Kemal'in büyük başarısı, Almanya'ya da örnek oldu”
Prof. Dr. Çolak, “Türkler o onursuz Mondros Ateşkes Antlaşmasını, o onursuz Sevr Antlaşmasını kabul etmemişler, buna karşı Kemalciler denilen bir grup çıkmış, buna isyan ediyor, onurunu kurtarmaya, vatanını kurtarmaya, insanca yaşamaya çalışıyor. Almanya'nın kendi onurunu kurtaramadığı bir dönemde bu Alman yüzbaşı da 'Tam da benim istediğim şey, burada benim de yer almam lazım' diyerek uluslararası yasal engellere rağmen kaçak yollarla Anadolu'ya gelip milli mücadelemize katılıyor.” diye konuştu.
Prof. Dr. Mustafa Çolak, “Mustafa Kemal'in büyük başarısı, o zaman özgür olmayan, bağımsız olmayan bütün İslam ülkelerine örnek oldu, Ortadoğu ülkelerine örnek oldu. Biz bunu okullarımızda hep okuduk. Ama Almanya'ya örnek olduğunu, Mustafa Kemal'in hareketini Almanya'ya örnek gösterdiğini ben hiç duymamıştım, bunu ilk defa bu kitapta bizzat bir Alman'ın ağzından duydum.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Önder Duman, “Milli Mücadele'de Samsun, silah ve teçhizat taşımasında kritik bir rol üstlenmiştir”
Son konuşmacı olarak söz alan İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Önder Duman ise İstiklal Madalyası'nın Samsun'a verilme sürecini detaylandırdığı konuşmasında, Milli Mücadele döneminde Samsun'un bir istiklal sahili işlevi gördüğünü, Batı'dan, Doğu'dan ve Kuzey'den gelen silah ve teçhizatın zorlu Karadeniz şartlarında büyük bir ustalıkla şehre getirilerek cepheye ulaştırıldığını vurguladı.
Prof. Dr. Önder Duman, “Mavnacıların işinin öyle çok kolay olduğunu zannetmeyin.”
Prof. Dr. Duman, “1920'den başlamak üzere 1922'ye kadar Samsun'a getirilen teçhizatın denizden karaya taşınması işini yürüten mavnacıların işinin öyle çok kolay olduğunu zannetmeyin. Gerçekten çok büyük ustalık, çok büyük marifet gerektiren bir iş, o dalgalı denizde batırmadan açıkta bekleyen gemiden malzemeyi gece karanlığında gizli bir biçimde sahile çıkarmak çok büyük bir ustalık ve maharet gerektiriyor. 1919-22 arasında Karadeniz'de çok net bir biçimde denizde İngiliz ve Yunan gemi, Yunan zırhlılarının hakimiyeti söz konusu. Gelen vapurlar çoğunlukla gece vakti demirliyor belli bir noktaya ve gece vakti artık dalga olup olmaması çok önemli değil çok kısa bir sürede Yunan gemileri fark etmeden bu mühimmatın, cephanenin sahile taşınması gerekiyor ve bunların çok kısa bir sürede şehirde depolanması gerekiyor.” ifadelerini kullandı.
Programda Samsun Valisi Orhan Tavlı, Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı Av. Halit Doğan ve OMÜ Rektörü Prof. Dr. Fatma Aydın, konuşmacılara hediyelerini takdim ederek hatıra fotoğrafı çekildi.
Ardından Protokol üyelerinin toplu fotoğraf çekimiyle etkinlik sona erdi



