“Bir Millet İki Devlet”in tarihi kökenleri bilimsel araştırmayla incelenecek
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) yürütücülüğünde, TÜBİTAK ve Azerbaycan Milli İlimler Akademisi iş birliğiyle gerçekleştirilen “Türkiye ve Azerbaycan'da Türk Kültürünün En Eski İzlerinin Tespiti” başlıklı proje, Samsun’da düzenlenen tanıtım çalıştayıyla başladı.
Yaklaşık iki yıl sürmesi planlanan projede OMÜ’den Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu proje yürütücüsü olarak görev alırken, Prof. Dr. Muhammet Bahadır ve Doç. Dr. Okay Pekşen araştırmacı olarak yer alıyor. Atatürk Üniversitesinden Prof. Dr. Yasin Topaloğlu ile Azerbaycan Milli İlimler Akademisinden Doç. Dr. İrade Mammadova ve Doç. Dr. Aynur İbrahimova da projenin araştırma ekibinde bulunuyor.
Rektör Yardımcısı Kurnaz: “Ortak tarihî ve kültürel mirasımızın bilimsel çalışmalarla ortaya konulması önemli”
Açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Çetin Kurnaz, “Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihî ve kültürel bağların bilimsel çalışmalarla ortaya konulması büyük önem taşıyor. Ortak tarihimizin ve kültürel mirasımızın farklı disiplinlerden araştırmacıların katkılarıyla ele alınması, bu alandaki bilgi birikimine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu projenin saha araştırmaları ve akademik çalışmalarla Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ortak kültürel mirasa ilişkin yeni veriler ortaya koyacağına inanıyorum. Projede emeği geçen tüm araştırmacılarımıza teşekkür ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum.” dedi.
Proje Yürütücüsü Prof. Dr. Tellioğlu: “Önemli bir akademik boşluğu doldurmayı amaçlıyoruz”
Proje yürütücüsü Prof. Dr. İbrahim Tellioğlu ise konuşmasında şunları kaydetti:
“Bu çalışma ile Türkiye ve Azerbaycan arasındaki tarihî ve kültürel bağların derinliğini ortaya koymayı amaçlıyoruz. Yaklaşık iki yıl sürecek araştırmamızda bu konudaki mevcut çalışmaları bir araya getirecek, her iki ülkede gerçekleştireceğimiz saha araştırmalarıyla en eski Türk izlerini karşılaştırmalı olarak ele alacağız. Bugüne kadar Türkiye ve Azerbaycan’daki kültürel benzerliklere ve bağlara odaklanan karşılaştırmalı bir çalışma yapılmamış olması, projemizin bu alanda önemli bir akademik boşluğu doldurmasını sağlayacaktır.”
Tellioğlu, Türkiye’de Ordu, Rize, Artvin, Kars, Erzurum, Erzincan ve Ankara illerinde saha çalışmaları gerçekleştirileceğini, gelecek yıl ise benzer araştırmaların Azerbaycan’da yürütüleceğini bildirdi.
Projenin Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kültürel birliğin temellerinin ortaya konulmasına katkı sağlayacağını belirten Tellioğlu, çalışmanın Türk Devletleri Teşkilatı bünyesindeki kurumlar arası iş birliklerine ve Türk dünyasında gerçekleştirilecek benzer projelere örnek teşkil edebileceğini ifade etti.
Türk kültürünün ortak izleri karşılaştırılacak
Çalıştayın ikinci bölümünde proje araştırmacıları, uzmanlık alanları doğrultusunda çalışmaya sağlayacakları katkılar hakkında bilgi verdi.
Prof. Dr. Muhammet Bahadır, coğrafi mekânın tarihî süreçler üzerindeki belirleyici rolüne dikkat çekerek coğrafi özelliklerin kültürel mirasın oluşumu ve bölgesel dağılımındaki etkisini vurguladı.
Doç. Dr. Okay Pekşen ise Türkiye ve Azerbaycan coğrafyalarında bulunan en eski Türk izlerinin birlikte ele alınarak karşılaştırılmasının, “Bir Millet İki Devlet” anlayışının tarihî kökenlerinin bilimsel çerçevede incelenmesine imkân sağlayacağını belirtti.
Projenin uluslararası ortakları Azerbaycan Milli İlimler Akademisinden Doç. Dr. İrade Mammadova ve Doç. Dr. Aynur İbrahimova da projede yer almaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek çalışmanın iki ülke arasındaki ortak tarihî geçmişin ortaya konulması açısından önemli bir misyona sahip olduğunu ifade etti.
Saha araştırmalarıyla desteklenecek
Çalıştayın tartışma oturumunda farklı üniversite ve kurumlarda görev yapan bilim insanları proje hakkında görüş ve önerilerini paylaştı.
Türkiye ve Azerbaycan’da yürütülecek literatür ve saha araştırmalarından elde edilecek verilerin karşılaştırmalı olarak değerlendirileceği proje kapsamında, iki ülke arasındaki tarihî ve kültürel ortaklıkların bilimsel verilerle ortaya konulması amaçlanıyor.
Çalıştay, projenin Türk dünyasında gerçekleştirilecek yeni akademik ve bilimsel iş birliklerine örnek oluşturabileceği yönündeki değerlendirmelerin ardından sona erdi.



