Arş. Gör. Dr. Yerlikaya’dan iklim değişikliğine karşı hamle: Çoklu stres toleransında “Merkezi Yönetici” genlerin keşfi
Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Tarımsal Biyoteknoloji Bölümü Arş. Gör. Dr. Bayram Ali Yerlikaya’nın yürütücülüğünü yaptığı proje, TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü Ar-Ge Projeleri Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı.
OMÜ’nün “Araştırma Üniversitesi” vizyonu doğrultusunda yürütülen nitelikli bilimsel çalışmalara bir yenisini ekleyen proje, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki olumsuz etkilerine yönelik stratejik çözümler sunmayı hedefliyor.
Çoklu stres toleransında anahtar genler incelenecek
“Çoklu Abiyotik Stres Toleransında Bir Hub Genin Fonksiyonel Doğrulanması” başlıklı projede; yüksek sıcaklık, kuraklık ve tuzluluk gibi iklim değişikliğinin temel stres faktörlerinin eş zamanlı etkilerine karşı bitkilerin geliştirdiği savunma mekanizmaları moleküler düzeyde incelenecek. Çalışma kapsamında, bitki savunma ağlarında “merkezi yönetici” (hub gen) rolü üstlendiği öngörülen stratejik bir genin fonksiyonel analizi gerçekleştirilecek.
Geleneksel araştırmalardan farklı olarak, doğadaki gerçek koşulları yansıtan çoklu stres senaryolarına odaklanan proje, bitkilerin bu karmaşık çevresel baskılara nasıl yanıt verdiğini deneysel olarak ortaya koymayı amaçlıyor.
İklim dirençli tarım ürünleri için güçlü bir hedef
Proje yürütücüsü Arş. Gör. Dr. Bayram Ali Yerlikaya, çalışmanın önemine ilişkin yaptığı değerlendirmede, iklim değişikliğiyle birlikte bitkilerin artık tekil değil birleşik stres koşullarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yerlikaya, merkezi bağlantı genlerinin bu süreçte kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak, elde edilecek bulguların gelecekte iklim değişikliğine dayanıklı tarım ürünlerinin geliştirilmesi için güçlü bir biyoteknolojik hedef sunacağını ifade etti.
Yeni bir çoklu stres tolerans modeli hedefleniyor
Proje sonunda elde edilecek verilerle, bitki biyoteknolojisi literatürüne yeni bir “Çoklu Stres Tolerans Modeli” kazandırılması amaçlanıyor. Genetik mühendisliği ve ağ analizi yaklaşımlarının birlikte kullanılacağı çalışma, OMÜ’nün tarımsal biyoteknoloji alanındaki bilimsel kapasitesini ve uluslararası görünürlüğünü artırmayı hedefliyor.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi olarak bilimsel üretkenlikleriyle Araştırma Üniversitesi olma yolunda önemli katkılar sunan akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyoruz.



