|
FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜNDE 1985-1999 YILLARI ARASINDA TAMAMLANMIŞ OLAN YÜKSEK LİSANS VE DOKTORA TEZ ÖZETLERİ | ||
|
Bahçe
Bitkileri Bitki
Koruma Gıda
Mühendisliği Tarım Makinaları Tarımsal
Yapılar Tarla
Bitkileri Toprak
Bölümü Zootekni
Bölümü Çevre Mühendisliği
Bölümü Elektrik - Elektrönik
Mühendisliği Böl. Biyoloji Bölümü Fizik
Bölümü İstatistik Bölümü Kimya
Bölümü Matematik
Bölümü Su Ürünleri Avlama ve İşleme Tekn. Su Ürünleri
Temel Bilimler Bölümü
Su Ürünleri
Yetiştiriciliği |
ÖZET ASİT TOPRAKLARIN KİREÇ İHTİYAÇLARININ BELİRLENMESİNDE KULLANILAN FARKLI YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Abdülkadir SÜRÜCÜ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Toprak Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Jüri Üyeleri Prof. Dr. Ahmet KORKMAZ(Danışman) Bu araştırmada, asit topraklarda kireçlemenin arpa bitkisinin kuru ot verimine, azot mineralizasyonuna, nitrifikasyona ve diğer verimlilik özelliklerine etkileri yönünden kireç ihtiyacının belirlenmesinde kullanılan farklı yöntemler karşılaştırılmıştır. Denemede üç adet asit reaksiyonlu toprak kullanılmıştır. Bunlardan ikisi Terme’den diğeri ise Perşembe’den alınmıştır. Bu toprakların kireç ihtiyaçları SMP, Woodruff, Dunn ve Toprak Bünyesi ve pH’sına göre belirlenmiştir. Kireç ihtiyacı tayın yöntemleriyle belirlenen miktarlarda kireç uygulayarak 30 ± 2° C’de 12 hafta süreyle inkübasyon denemesi, aynı süreyle bitkili ve bitkisiz saksı denemesi yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre farklı yöntemlerle belirlenen miktarlarda asit topraklara uygulanan kireç kuru ot verimini, net azot mineralizasyonunu, toprakların eriştikleri pH değerlerini ve biyolojik aktivitelerini (CO2 üretimlerini), nitrifikasyonu, yarayışlı fosfor ve değişebilir Ca, Mg ve K kapsamlarını, KDK’yı ve ekstrakte edilebilir Fe, Mn, Zn ve Cu içeriklerini etkilemiştir. Bu denemeden elde edilen sonuçlar kireç ihtiyacının belirlenmesinde sadece inkübasyon yöntemiyle en yüksek etkiyi sağlayan yöntemlerin tavsiye edilemeyeceğini göstermiştir. Ayrıca, kireç ihtiyacı tayın yöntemlerinin seçiminde kireçlenen asit toprakta yetiştirilecek bitki çeşidinin kireç miktarına responsının ve kirecin bazı verimlilik özellikleri üzerine olan etkilerinin de dikkate alınması gereğini ortaya koymuştur. Arpa bitkisinin kirece responsı dikkate alındığında yöre için tavsiye edilen SMP, Woodruff ve Dunn yöntemleri arasında en uygunun Dunn yöntemi olduğu teyit edilmiştir. ABSTRACT AN INVESTIGATION ON THE COMPARISON OF DIFFERENT METHODS USED FOR LIME REQUIREMENT OF ACID SOIL Abdülkadir SÜRÜCÜ Ondokuz Mayıs University Institute of Natural and Applied Sciences Department of Soil Sciences Master Thesis Jury Members Prof.Dr. Ahmet KORKMAZ (Supervisor) In this work, different methods which are used to determine the lime requirement with respect to the effect of liming on dry matter production, nitrogen mineralization, nitrification, and a number of fertility properties have been compared. Three acid-reacted soils were chosen in present search. Two of them were taken from Terme and the other from Perşembe. Lime requirement of this soils were estimated according to the SMP, the Woodruff and the Soil Texture and pH. An incubation research with and without plant for a period of 12 weeks were performed by applying the liming to the soils in certain amounts which were detected by lime requirement determination methods. The result obtained here indicated that the lime applied to the acid-soils in different amounts affect the matter production, net nitrogen mineralization, soil pH, CO2 respiration, nitrification, available phosphor, exchangeable Ca, Mg and K, and CEC of soils and extractable Fe, Mn, Zn and Cu of soil. The present result showed that the methods which revealed the most significant result through incubation can not be advisable in determining lime requirement. In the selection of methods which determine lime requirement the response of the plant variety on the limed acid soils to the lime amount and the effects of lime to some soil fertility properties must also be taken into consideration. Among the methods recommended for the region that are the SMP, the Woodruff abd the Dunn, the last one was found to be the most appropriate one when the response of barley to lime was taken into account. ÖZET TERME-ÜNYE FINDIK BAHÇESİ TOPRAKLARININ BESİN ELEMENT DURUMU VE BUNLARIN BAZI TOPRAK ÖZELLİKLERİYLE OLAN İLİŞKİLERİ Ayhan HORUZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Toprak Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Jüri Üyeleri Prof Dr Ahmet KORKMAZ (Danışman) Bu araştırma Terme-Ünye fındık arazisi topraklarının ve fındık bitkisinin besin element durumlarını saptamak ve bunların bazı toprak özellikleriyle olan ilişkilerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Araştırmada 63’ü Terme’den, 90’ı Ünye’den olmak üzere 153 adet toprak ve 153 adet bitki numunesi kullanılmıştır. Analiz sonuçlarına göre, toprakların genelde sırasıyla orta ve ağır bünyeli, asit reaksiyonlu (pH<7), kireçsiz, %50’sinin kireç ihtiyacı olan organik maddesi sırasıyla orta, düşük ve tuzsuz oldukları tespit edilmiştir. Terme ve Ünye’de N sırasıyla iyi ve düşük; P,K ve Zn düşük; Ca, Mg, Fe, Mn ve Cu’ın ise yeterli oldukları bulunmuştur. Yaprak analiz sonucunda Terme ve Ünye’de N düşük, sırasıyla P yeterli ve orta, K orta ve düşük, Ca, Mg, Fe, Mn yeterli, Zn düşük ve yeterli, Cu ise düşük ve orta düzeylerde bulunmuştur. Toprak analizlerinden elde edilen sonuçlara göre, her iki yörede N ile Fe, Mn, O.M. arasında (%1) pozitif, Terme’de %kireç arasında (%5) negatif ilişki bulunmuştur, Terme’de K ile % kum arasında (%5) negatif, %kil arasında (%1) pozitif ilişki bulunmuştur. Her iki yörede Ca ile pH arasında (%1) pozitif ilişki bulunmuştur. Terme’de Ca ile %kil arasında (%1) pozitif, %kum arasında (%1) negatif ilişki bulunmuştur. Her iki yörede Fe ile pH arasında (%1) negatif ilişki; Mn ve Cu ile O.M. arasında (%1) pozitif ilişki; Zn ile Cu arasında da (%1) pozitif ilişkiler belirlenmiştir. Her iki yörede pH ile kireç ihtiyacı arasında (%1) negatif ilişki bulunmuştur. Bitki analizlerinden elde edilen sonuçlara göre; Terme’de N ile P arasında (%1) pozitif, K ile Mg ve Mn arasımda (%5) negatif, Fe ile Mn arasında (%5) negatif ilişkiler bulunmuştur. Ünye’de N ile Ca ve Fe arasında (%5) negatif, P ile K arasında (%1), K ile Ca arasında (%5), Ca ile Fe arasında (%5) ve Fe ile Cu arasında da (%1) pozitif ilişkiler bulunmuştur.Toprak ve bitki analizleri sunucunda Terme’de topraktaki N,K,Ca,MgFe ile bitkideki aynı elementler, Ünye’de topraktaki P,K,Ca,Mn ve Cu ile bitkideki aynı elementler arasında değişen pozitif ilişkiler bulunmuştur. Terme ve Ünye’de topraktaki pH ile bitkideki Mn arasında (sırasıyla %1ve %5) negatif, kireç ihtiyacı ile Mn arasında (%5) pozitif ilişki bulunmuştur. Ünye’de %kum ile bitkideki N arasında (%1) negatif, %kil arasında ise (%1) pozitif ilişki bulunmuştur. ABSTRACT NUTRIENT AMOUNT OF THE HAZELNUT-GARDEN SOILS AT TERME-ÜNYE VICINITY AND THEIR RELATIONS WITH SOME SOIL PROPERTIES Ayhan HORUZ Ondokuz Mayıs University Institute of Natural and Applied Sciences Department of Soil Sciences Master Thesis Jury Members Prof.Dr. Ahmet KORKMAZ (Supervisor) This research has been performed for determining the nutrition element content of hazelnut-garden soils and hazelnut plant in Terme-Ünye vicinity and their reletions with some soil characteristics. In the study has been used 153 soils and 153 plant samples (63 in the Terme, 90 in the Ünye). To analysis results, the soil have usually obtained to be medium and heavy texture, acid media (pH<7), lime levels are very low, the half of investigation areas needs 50 % lime requirement; ordanic matter levels are respectively medium and low. In general, N has observed respectively good and low in Terme-Ünye; The both has low P,K and Zn content; sufficient Ca,Mg,Fe,Mn and Cu levels. According to the leaf analysis the results, N amount is low in Terme-Ünye territory; P is unsufficient level in Terme, and medium level in Ünye. K is medium in Terme and low in Ünye; both vicinity is sufficient Ca, M, Fe, Mn content. Zn is low in Terme and sufficient in Ünye. Cu is low in Terme and sufficient in Ünye. According to the soil analysis the results, the rate of N is related to Fe, Mn, O.M. (%1) positive both Terme and Ünye; in Terme, founding negative (%5) correlation with lime rate. In Terme, There is a negative (%5) correlation between K and %sand rate, and positive (%5) correlation with %clay. Both vicinity have steed up positive (%1) crrelation between Ca and pH. In Terme, have established positive (%1) correlation between Ca and %clay; negative (%1) correlation with %sand rate. Both territory have initiated negative (%1) correlation between Fe and pH; positive correlation between Mn, Cu and O.M. ; positive (%1) correlation between Zn and Cu. Both territory have found negative (%1) correlation between pH and lime requirement. According to the correlation study of hazelnut plant, in Terme, have examined positive(%1) correlation between N and P; negative (%5) between K and Mg, Mn, and negative (%5) correlation between Fe and Mn. In Ünye have found negative (%5) correlation between N and Ca, Fe, and have obtained positive (%1) correlation between P and K; between K and Ca (%5), between Ca and Fe (%5), between Fe and Cu (%1). To the soil and plant analysis results, have been performed different positive correlation between N,K,Ca,Mg,Fe of soil and the same elements in Terme; between P,K,Ca,Mn,Cu of soil and the same elemets in Ünye. Both vicinity have obtained negative (%5 and %1 respectively) correlation between pH and Mn of plant; positive (%5) correlation between lime requirement and Mn. In Ünye have found negative (%1) correlation between %sand and N of plant, positive (%1) correlation between %clay and N of plant. ÖZET ORDU İLİ TOPRAKLARININ STRÜKTÜREL DAYANIKLILIĞI VE AŞINIMA DUYARLILILĞININ BELİRLENMESİ ÜZERİNE BİR ARAŞTIRMA Tayfun AŞKIN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Toprak Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Jüri Üyeleri Prof. Dr. Ahmet KORKMAZ Bu araştırmada Ordu ili topraklarının strüktürel dayanıklılığı ve erozyona uğrama eğilimi; toprak aşınım faktörü (K), kil oranı, strüktür stabilite indeksi, agregat stabilitesi, geçirgenlik oranı, dispersiyon oranı, erozyon oranı, Boekel oranı ve silt/kil oranı gibi ölçütler vasıtasıyla belirlenmiş ve ölçütler arasındaki ilişkiler ortaya konulmuştur. Ayrıca Universal Toprak Kayıp Denklemi’nde yer alan aşınım faktörü(K) için geliştirilen aşınım derecesi sınıflaması esas alınmış ve çalışmada seçilen ölçütler için Ordu İli’ne ait değerler oluşturulmuştur. Çalışmada 40 adet bozulmuş yüzey toprak örneği (0-20 cm) kullanılmıştır. Toprak örneklerinin söz konusu ölçüt değerleri, basit ve kısa süreli laboratuar analiz verileri esas alınmak suretiyle belirlenmiştir. Bu çalışmada sonuç olarak; il topraklarının tamamına yakın bir kısmı strüktürel dayanıklılık ve erozyona duyarlılık ölçütlerine göre erozyona karşı “dayanıksız” ve çoğunlukla da “kuvvetli derecede aşınabilir” olarak nitelendirilmiştir. ABSTRACT AN INVESTIGATION ON DETERMINING STRUCTURAL STABILITY AND ERODIBILITY OF ORDU SOILS Tayfun AŞKIN Ondokuz Mayys University Institute of Natural and Applied Sciences Department of Soil Science Master Thesis Jury Members Prof. Dr. Ahmet KORKMAZ In this study, structural stability and erodibility of Ordu soils were determined by using certain indices, such as soil erodibility factor(K factor), clay ratio, structural stability index, aggregate stability, permeability ratio, dispersion ratio, erosion ratio, Boekel ratio and silt/clay ratio, and relationships among these indices were also studied. In addition, based on the classification of the degree of soil erodibility for K factor used in Universal Soil Loss Equation (USLE), some limit values for the indices were developed. Forty surfaced -soil samples (0-20 cm) were collected in the study and the indices of those soil samples were obtained from laboratory analysis. The results of this study indicated that almost all Ordu soils, based on structural stability and erodibility indices, were susceptible to erosion and strongly erodible. ÖZET ÇARŞAMBA OVASI YÜZEY TOPRAKLARININ BAZI MEKANİKSEL ÖZELLİKLERİ İLE STRÜKTÜREL DAYANIKLILIK VE EROZYONA DUYARLILIK ÖLÇÜTLERİNİN BELİRLENMESİ ÜZERİNDE BİR ARAŞTIRMA Feride CANDEMİR Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Toprak Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Jüri Üyeleri Prof. Dr. Fethi BAYRAKLI Bu araştırma Çarşamba ovası, yüzey topraklarının bazı mekaniksel ve kimyasal özellikleri ile strüktürel dayanıklılıkları ve erozyona duyarlılık ölçütleri arasındaki ilişkileri ortaya koymak amacıyla yürütülmüştür. Bu amaçla bölgeyi temsil etmek üzere tarla tarımı yapılmakta olan alanlardan ve yüzeyden (0-20) 50 adet toprak örneği toplanmıştır. Toprakların kil içeriği, katyon değişim kapasitesi, organik madde, likit limit, plastik limit, tarla kapasitesi, solma noktası, doğrusal uzama katsayısı, yüzde büzülme, büzülme oranı, hacimsel büzülme, doğrusal büzülme ve serbest şişme indeksi değerleri arasında önemli pozitif ve büzülme sınırı değerleri ile önemli negatif korelasyonlar elde edilmiştir. Ayrıca toprakların Ca+Mg içerikleri ve hacim ağırlığı değerleri ile likit limit, plastik limit, tarla kapasitesi, solma noktası, doğrusal uzama katsayısı, yüzde büzülme, büzülme oranı, hacimsel büzülme, doğrusal büzülme ve serbest şişme indeksi değerleri arasında da önemli ilişkiler belirlenmiştir. Toprakların kil, silt+kil, katyon değişim kapasitesi, ve organik madde içerikleri ile strüktürel dayanıklılık indeksi değerleri arasında önemli pozitif, kil oranı, dispersiyon oranı, erozyon oranı ve toprak aşınım faktörü değerleri arasında da önemli negatif korelasyonlar saptanmıştır. Diğer taraftan toprakların silt/kil oranı değerleri ile strüktürel dayanıklılık indeksi değerleri arasında önemli negatif ve kil oranı, dispersiyon oranı, erozyon oranı ve toprak aşınım faktörü değerleri arasında da önemli pozitif korelasyonlar elde edilmiştir.Toprakların mekaniksel özellikleri ve erozyona duyarlılıklarını ortaya koyabilmek amacıyla geliştirilmiş olan söz konusu ölçütlere göre yapılan değerlendirmeler birbirlerine oldukça yakın sonuçlar vermiştir. Bu durum seçilmiş bulunan ölçütlerin birbirlerini desteklediklerini yada tamamladıklarını göstermektedir. ABSTRACT Feride CANDEMİR Ondokuz Mayıs University Institute of Natural and Applied Sciences Department of Soil Sciences Master Thesis Jury Members Prof.Dr. Fethi BAYRAKLI The objective of this research work was to investigate the relationship between some physical and chemical and mechanical properties, and at the same time , indices of structural stability and erodibility of the soils . For this purpose, 50 surface samples (0-20cm) were collected from arable lands, Çarşamba district , northern part of Turkey. Significant correlation coefficient were found between clay content, , organic matter content and cation exchange capacity and liquid limit, plastic limit, field capacity, wilting point, coefficient of linear extensibility , shrinkage percent, shrinkage ratio, volumetric shrinkage, linear shrinkage , free swelling index, shrinkage limit of the soils. In addition, a significant relationship were also found between Ca+Mg content and bulk density and liquid limit, plastic limit, field capacity, wilting point, coefficient of linear extensibility , shrinkage percent, shrinkage ratio, volumetric shrinkage, linear shrinkage , free swelling index, shrinkage limit , but no relationship between with lime and sodium content was noted. Significant correlation coefficient were found between clay content, silt+clay content, cation exchange capacity, silt/clay ratio, field capacity, wilting point and organic matter content and clay ratio, structural stability index, dispersion ratio, erosion ratio and Soil erodibility factor of the soils. In addition, a significant relationship were also found between , Ca+Mg content and bulk density clay ratio, structural stability index, dispersion ratio, erosion ratio and Soil erodibility, but no relationship between with lime and sodium content was noted. Significant correlation coefficient were obtained between some properties of the soils and selected indices, and thus mechanical properties and the structural stability and erodibility of soils may be estimated, as a first approximation, by a knowledge of some basic properties, eg clay content, silt+clay content, cation exchange capacity, bulk density , and by using one of the regression equations calculated. The ordering of the soils based on their mechanical properties and structural stability values show that, the result run parallel an support each other. ÖZET Bafra ovası koşullarında FOSFOR, AZOT VE ÇİNKONUN DOMATES MEYVE VERİMİ VE KALİTESİNE ETKİLERİ Pelin GÜLTEKİN Ondokuz Mayıs Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Toprak Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi Prof.Dr. Fethi BAYRAKLI Bu araştırmada, Bafra ovası koşullarında fosfor, azot ve yapraktan tatbik edilen çinkonun domates meyve verimi ve kalitesine etkileri incelenmiştir. Araştırma 1997 yaz döneminde Samsun’un Bafra ilçesine bağlı Karıncak köyünde yürütülmüştür. Deneme bölünen bölünmüş parseller deneme desenine göre 3 faktörlü ve 3 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Denemede yerli H- 2274 domates çeşidine ana parsellere 3-6-12 ve 18 kg P2O5/da dozlarında triple süper fosfor gübresi alt parsellere meyve tutumu döneminde 7,5 kg N/da dozunda amonyum sülfat ve kalsiyum nitrat gübreleri, alt alt parsellere ise Zn0 (kontrol) ve Zn-EDTA olmak üzere iki farklı dozda yapraktan çinko uygulanmıştır. Denemede dikimde bütün parsellere aynı miktarda 7,5 kg N/da hesabıyla amonyum sülfat gübresi verilmiş ve sonuçta domatese dikim ve meyve tutumu dönemlerinde toplam dekara 15 kg N uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlar aşağıdaki gibi özetlenmiştir. 1- Araştırma sonuçlarına göre 18 kg P2O5/da’a kadar artan miktarlarda uygulanan fosfor meyve verimini istatistiksel olarak % 1 düzeyinde artırmıştır. Meyve tutumu döneminde kalsiyum nitrat gübresi uygulandığında meyve verimi amonyum sülfata göre daha fazla bulunmuştur. Zn-EDTA’nın % 0.3'lük çözeltisinin yapraklara püskürtülmesi ile domates meyve veriminde önemli derecede artış sağlanmıştır. 2- Fosfor ve azot formlarının meyve C vitamini içeriğine etkileri önemsiz bulunmuştur. Bununla birlikte yapraktan Zn uygulamasının C vitamini kapsamına etkileri % 5 düzeyinde önemli bulunmuştur. Zn–EDTA uygulamaları ile domates meyvesi C vitamini içeriği azaltmıştır. 3- Fosfor dozlarının, farklı azot formlarının ve yapraktan uygulanan Zn–EDTA'nın meyve % P kapsamına etkileri önemsiz bulunmuştur. 4- P dozlarının ve azot formlarının meyvenin protein kapsamına etkileri % 1 düzeyinde önemli bulunmuştur. Domatese uygulanan P miktarı arttıkça meyvenin protein kapsamı önemli derecede azalmıştır. ABSTARCT Effects of phosphorus, nıtrogen And zInc on yIeld and characterIstIcs of Tomato under Bafra Plaın condItIons Pelin GÜLTEKİN Ondokuz Mayıs University Institute of Natural and Applied Sciences Department of Soil Sciences Master Thesis Jury Members Prof.Dr. Fethi BAYRAKLI The objective of this research was to determine the effects of phosphorus, nitrogen and Zinc on yield and characteristics of tomato grown under Bafra plain conditions. This research was carried out in Karıncak village of Bafra, Samsun in Summer 1997. The field experiment was arranged as split split plot experimental design with 3 factors and 3 replications. H-2274 cultivar was selected as tomato plant. (NH4)2SO4 (7,5kg N/da) and Ca (NO3)2 ( 7,5 kg N/da) were applied to soil as a total 15 kg of N/da. Triple super phosphate was applied as 3,6,12 and 18 kg P2O5/da and Zn-EDTA was applied to leaf as 0,3%. The results obtained can be summerized as follows; 1. Acording to the results, increases in phosphorus doses up to 18kg.P2O5/da, especially nitrogen application increased the yield. 0.3% of Zn-EDTA application at every phosphorus level and both nitrogen forms affected on the yield. 2.The effects of phosphorus doses and nitrogen forms on the vitamin C content of tomato were non significant. But the effect of Zn on the vitamin C content of tomato was found to be significant at 5%. Application of Zn-EDTA decreased vitamin C content of tomato. 3. The effects of phosphorus doses, nitrogen forms and application of Zn-EDTA on P % content of tomato were found to be non significant. 4. The effects of P doses and N forms and protein content of tomato was significant at 1%. Increments in the application of P doses decreased the protein content of tomato. |