MENU

Rektör Bilgiç: “19 Mayıs Ruhunun Ardındaki Çelikten İrademiz 100. Yılında Aynı Özüyle Devam Ediyor!”
Cu, 17/05/2019 - 15:58
A+ A-

Bugün 19 Mayıs 1919’un 100. yılı… Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak basarak Millî Mücadele’nin ilk kıvılcımını yaktığı ve bağımsızlık iradesini Türk milletinin vazgeçilmez kaderi olarak tayin ettiği günün üzerinden tam bir asır geçti. Mustafa Kemal Paşa’nın maiyetindeki 18 arkadaşıyla 16 Mayıs 1919’da başlayan o yolculuk deniz yoluyla 19 Mayıs’ta Samsun’da tamamlandı. Bu yolculuğun sonu, Türk milletinin düvel-i muazzama’nın esaret planlarını tarih sahnesinden silme ve Osmanlı bakiyesinden yeni bir devleti küllerinden doğurma öyküsünün başlangıcı oldu.

Mustafa Kemal Paşa, çıktığı bu yolda zincir vurulamayacak Türk milletinin bağımsızlık ülküsünü ve iradesini daha en baştan teyit etmiştir. 15 Mayıs 1919’da Mareşal Fevzi Çakmak dönemin Erkân-ı Harbiye-i Umûmîye Reisi Cevat Paşa’nın odasında görev devir teslimi için buluştukları sırada Anadolu’da bir millî mukavemet kurulması üzerine konuşurken odaya giren ve konuşmalara şahit olan Mustafa Kemal Paşa “Ben zaten bunun için Anadolu’ya gidiyorum.” demiştir.

Mustafa Kemal Paşa, Büyük Söylev’inde de Osmanlı Devleti’nin içine düştüğü ahval karşısında “Efendiler, bu vaziyet karşısında tek bir karar vardı: O da hâkimiyet-i milliyeye yaslanan, kayıtsız ve şartsız olarak yeni bir Türk Devleti tesis etmek. İşte, İstanbul’dan çıkmadan evvel düşündüğümüz ve daha Samsun’da Anadolu topraklarına ayak basar basmaz tatbikatına başladığımız karar, bu olmuştur.” diyerek milletine olan inancını ve ileri görüşlülüğünü tarihe nakşetmiştir.

Gazi Paşa, Sivas Kongresi esnasında manda düşüncesi konusunda gündeme gelen tartışmalarda Amerikalı ve İngilizler arasında “Hangisi ehven-i şerdir?” diye kritik yapanlara cevaben “Ehven-i şer, şerlerin en kötüsüdür!” diyerek istikametin kurtuluş olduğunu ve istikbalin ancak istiklal ile mühürlendiğini bir kez daha hafızalara kazımıştır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Sivas Kongresi sürecinde; geleceğin inşasında sonsuz güven telakki ettiği Türk gençliğinin azim, irade, kararlılık ve cesaretini yakından teşhis etmiştir. Bu kapsamda Sivas Kongresi’ne Tıbbiye’nin delegesi olarak katılan Tıbbiyeli Hikmet (Boran) manda tartışmaları arasında söz alarak âdeta bir yıldırım edasıyla “Paşam delegesi bulunduğum Tıbbiyeliler beni buraya İstiklal davamızı başarmak yolundaki mesaiye katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem. Eğer kabul edecek olanlar varsa, bunlar her kim olursa olsun şiddetle reddeder ve kınarız. Farzımuhal manda fikrini siz kabul ederseniz sizi de reddeder, Mustafa Kemal'i vatan kurtarıcısı değil, vatan batıncısı olarak adlandırır ve tel'in ederiz.” diyerek bir asır öncesinden Türk gençliğinin şuurunu ortaya koymuştur.

Bir Türk gencinin toplantıya katılanların gözlerini yaşartan bu çıkışı karşısında Mustafa Kemal Paşa da duygulanarak aynı duygularla  “Arkadaşlar gençliğe bakın, Türk millî bünyesindeki asil kanın ifadesine dikkat edin.” demiş ve Tıbbiyeli Hikmet’e hitaben “Evlat müsterih ol, Gençlikle iftihar ediyorum ve gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez ‘Ya istiklal, Ya ölüm’ ” ifadelerini haykırmıştır. Tıbbiyeli Hikmet Bey de Gazi Paşa’nın hemen yanına fırlayarak “Var ol paşam!” diyerek, Mustafa Kemal Paşa’nın elini öpmüş ve Mustafa Kemal Paşa da Hikmet Bey'i alnından öperek “Gençler, vatanın bütün ümit ve istikbali size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.” sözlerini daha o anda tarihe not düşmüştür.

İşte Türk gençliği… İşte Gazi Mustafa Kemal Paşa ve aziz silah arkadaşları… İşte Millî Mücadele ruhunun kodları…

İlk adımın atıldığı şehri Samsun’da ve bu tarihi mirasın adını gururla taşıyan Ondokuz Mayıs Üniversitemizde 100. yılın coşkusunu aynı duygu yoğunluğuyla ve idrakle; seminer, konferans, panel, çalıştay, yürüyüş, spor şenlikleri, sergi ve konser gibi geniş bir yelpazedeki etkinlikler dizisi ile kutluyoruz. Bir asır süren bu kutlu yürüyüşün iradesinin ilelebet sürmesi amacıyla bilim ve eğitim alanında gençlerimizi yarınlara hazırlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Büyük emek ve özverinin bir sonucu olarak hayat bulan ve 19 Mayıs ruhunu tarihe kazıyan kahramanlarımıza minnetimizin bir göstergesi olan bu etkinlikler silsilesi, hem kurtuluş iradesinin ilk adımının taşıdığı maneviyatı mümkün olduğunca aynı heyecanla canlandırma hem de bir milletin küllerinden yeniden doğuşunun teyidi anlamına gelen Samsun’a çıkışı, gururla ve minnetle yâd etme amacı taşıyor. Bu süreçte, özellikle toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirdiğimiz yürüyüşler coşkunun ve idrakin üst düzeylere çıktığı, kalplerin hep birlikte aynı ritimle ve duyguyla attığı 100. yılın tılsımını her adımda ilmek ilmek yeniden dokumuştur. Böylece, millî birlik ve beraberlik ruhuyla hareket edildiği takdirde her türlü güçlüğün üzerinden gelebildiğimizi bir kez daha hatırlamış ve hatırlatmış olduk. 

Bu duygu ve düşüncelerle; 1919’dan başlayıp tarihin bir asırlık süzgecinden geçerek 2019’a uzanan 19 Mayıs ruhunun nişanesi olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızı kutluyorum. O günlerin çetin ve zor koşulları altında dile gelen “Ya istiklal, Ya ölüm” parolasının arkasındaki çelikten iradenin 100 yılda bir toz dahi kapmadan yüreğimizde, aklımızda, eylemimizde canlı ve diri olduğunu, 19 Mayıs ruhunun ardındaki çelikten irademizin bugün de aynı özüyle devam ettiğini beyan ediyor ve birinci vazifesi “Türk istiklalini, Türk Cumhuriyeti’ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmek” olan gençlerimizin yarınlarımızı daha güçlü inşa edebilmeleri amacıyla süregelen eğitim ve bilim mücadelemizin kesintisiz ve artarak devam edeceğini teyit ediyorum. Ve diyorum ki; kimi adımlar bir asır sürer, iradesi ise ilelebet…

 

Prof. Dr. Sait BİLGİÇ
Rektör

Güncelleme: Pa, 02/06/2019 - 15:42

AddThis Sharing Buttons