MENU

OMÜ-TTO Nasıl Çalışır?
12 Haziran 2018 - 16:03
A+ A-

AKADEMİSYENLER ANLATIYOR
OMÜ-TTO NASIL ÇALIŞIR?

Prof. Dr. Alper Çiftci “TTO’nun aktif çalışmasıyla ve farkındalık yaratmasıyla akademisyenlerin artık projelerini ürün tabanlı vermeye başladıklarını gözlemliyorum”

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Teknoloji Transfer Ofisi yeni yapılanması ile birlikte çalışmalarına hız vererek akademisyenlere, sanayicilere, girişimcilere ve öğrencilere ilgili olduğu konularda destek sağlamaktadır. Akademisyenlere proje ve fonlar konusunda destek olan TTO’yu akademisyenlerin gözünden dinlemek istedik ve hocalarımızın kapısını çaldık. Bu söyleşimizi Ondokuz Mayıs Üniversitesi Veteriner Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Alper Çiftci ile gerçekleştirdik ve kendisine sorularımızı yönlendirdik.

Ergün Alver  - Merhaba Hocam. İlk olarak OMÜ-TTO’yu nereden duydunuz ve nasıl bağlantı kurduğunuzu öğrenerek başlamak istiyorum.

TTO’dan önce teknoparkın kurulumu ile ilgili çalışmalar vardı. Bu çalışmalarla ilgili olarak da özellikle bilim sanayi ve sanayi iş birliğiyle ilgili kafamda projeler vardı ve bunun hep takibindeydim. Daha sonra teknopark kuruldu orayla temasa geçtik. Ama yeterli zemin olmadığı için, alt yapı olarak bir laboratuvar alanı verilemediği için ondan vazgeçtik. Onun dışında daha sonra teknoloji transfer ofisi bağlantılı üniversite tarafından gelen e-mailler oldu. Bilindiği üzere Teknoloji Transfer Ofisi Teknopark ile ortak binayı kullanmaktadır ve Teknopark’a gidiş geliş esnasında oradaki TTO uzmanlarıyla tanıştım. Son olarak ise Kalkınma Bakanlığı projesi teklifi vermeyi düşünüyordum. Projeyi vereceğim esnada, rektör yardımcımız Prof. Dr. Mehmet Kuran Hocamın yanına gitmiştim. Hocamla gerçekleştirdiğimiz kısa sohbet esnasında bana dört beş farklı ekibinde Kalkınma Bakanlığı projesi vermek istediği ve bu şekilde hazırlıklarının olduğu söylendi. Bu şekilde TTO ile iş birliğimiz başladı.

Peki, Hocam OMÜ-TTO’dan hangi konularda destek aldınız ve size katkılarından bahsedebilir misiniz?

OMÜ-TTO’yla kalkınma bakanlığı projesinin verilme aşamasında karşılıklı iş birliğine giriştik. Bu aşamada TTO’nun hazırlamış olduğu bir bilgilendirme toplantısı gerçekleştirdik. Tecrübelerime dayanarak beni bu toplantıda proje verecek kişilere, Kalkınma Bakanlığı projesi verilirken nelere dikkat edileceği, projenin nasıl verileceği konusunda bir bilgilendirme toplantısı için davet ettiler. Sonrasında projenin hazırlanma aşamasında, üniversitedeki rektör ve rektör yardımcılarımızla ilişkilerimiz aşamasında TTO aracı oldu, proje verilme aşamasına kadar tüm aşamalarda iş birliği içerisinde devam ettik.

Güzel bir iş birliği olmuş Hocam. Peki, bu süreçlerden sonra OMÜ-TTO’dan beklentileriniz nelerdir?

Kurduğumuz ilişkinin kaybolmaması en büyük beklentim. Bir diğer beklentimiz ise TTO’nun ne yaptığının iyi bir şekilde tanıtılmasıdır. Fakültelerde toplantılar düzenleniyor ki bu iyi bir şey. Yine geçenlerde yurt dışı fonlarla alakalı bir bilgilendirme günü düzenlendi. Bu şekilde sürekli olarak hocaları buraya teşvik etmesini sağlamak ve bizim işlerimizi biraz daha kolaylaştırmak. Bizimle devamlı irtibatta olup karşılıklı bilgi alışverişinde bulunmak. Çünkü ulusal ve uluslararası o kadar çok proje kaynağı var ki ve bu proje kaynaklarının verilmesi ancak projelerin teknolojiye ve ürüne dönüşmesi ile gerçekleşebiliyor.  Artık sıradan bir durum belirleme çalışmaları desteklenmiyor. Mutlaka bir ürün geliştirmesi gerekiyor. İşte bu farkındalığın oluşturulması bakımından da özellikle TTO’ya çok iş düşüyor. Ekip olarak bizim hedefimiz üniversitemize yerli aşı geliştirme kapsamında gelişmiş bir  AR-GE merkezi kurmak ve bunun için de kaynak sağlama çabalarımız TTO ile beraber devam etmektedir.

Son sorum da değişimden bahsetmek istiyorum biraz Hocam. TTO’nun varlığıyla birlikte üniversitede nasıl bir değişim gözlemliyorsunuz?

TTO’nun aktif çalışmasıyla ve özellikle farkındalık yaratmasıyla hocaların artık projelerini ürün tabanlı vermeye başladıklarını gözlemliyorum. Bunun dışında ayrıca yurt dışı kaynaklarını da TTO’nun tanıtımları vasıtasıyla aktif olarak kullanma potansiyeli belirdiğini düşünüyorum. Ulusal ve uluslararası proje imkânlarının tanıtımına devam ederek farkındalık yaratılmasıyla çok daha iyi yerlere gelebileceğini düşünüyorum. Şu an Türkiye’de üniversite var sanayi var. Hoca diyor ki sanayi bizimle iş birliği yapmaz, kaynak ayırmaz. Sanayidekiler de diyor ki hoca sadece teorik bilir, sahayı bilmez. Arada öyle bir kopukluk var ki işte bu kopukluk noktasını giderecek olan TTO’dur. Bu farkındalığı hem sanayici bakımından hem hoca bakımından herkes fark etmeli. Farkındalık yaratıp orta noktada buluşturabilirsek üniversitemiz ve dolayısı ile de Samsun çok daha farklı konumlarda olacaktır.

TTO’nun önemli katkısının da şunun olacağını düşünüyorum. Şu an Türkiye’de araştırma üniversitesi diye bir kavram var. 10 tane üniversite araştırma üniversitesi şu anda. Tüm kaynaklar bu üniversitelere aktarılıyor. Projeler konusunda, personel konusunda, teknik destek konusunda. Biz niye olmayalım. Bunu yapabilmek içinde üniversitemizin TTO vasıtasıyla teknolojiye dönüşen ürünlere, yayınlara ihtiyacı vardır. TTO şu an hocalarımızla iş birliği yapmaktadır. Bunlar geliştirdiğimiz ürünlerimiz, bunlar yayınlarımız ve patentlerimiz diyerek, biz bir araştırma üniversitesi olabiliriz.  Hem hoca TTO, hem sanayi TTO, hem de TTO-sanayi hoca iş birliği ile bunu yapabileceğimizi düşünüyorum. Sonuç olarak, farkındalık oluşturma ve işbirlikleri sayesinde sahip olduğumuz bilgi, birikim ve tecrübelerimiz yerli ve milli ürüne dönüşecektir diye umut ediyorum. Böylece daha ileri projeler ile üniversitemize katkı sağlayacak ve araştırma üniversitesi olma hedefine bir adım daha yaklaşılacaktır.

 

Röpörtaj: Ergün Alver
OMÜ-TTO Modül 1 Uzmanı
bilgi@samsunteknopark.com
0362 457 5656

Güncelleme: Sa, 12/06/2018 - 16:11

AddThis Sharing Buttons