|
İÇİNDEKİLER
Sizleri
Unutmadık
Yeni Dünya Düzeni ve Terör
Diyabet ve Obozite Eğitim Kursu
Tarımsal Eğitim ve Öğretimin 156. Yılı
Diş Hekimliğinde Toplumsal Esaslı Koruyucu Programlar
Yerel Gündem
Bilim Konseyi Öğrencilerle Buluştu
OMÜ Halk Oyunları Kulübü
Sınırsız Güç
İnsan İlişkileri Beceri Eğitim Kursu Düzenlendi 20 Ankara'da Bir Sergi
Ödüllü Haber Fotoğrafları Sergilendi
OMÜ Bilgi İşlem Merkezi
Atatürkçü Düşünce Derneğinin Ziyareti
Denizler Altında
Prof. Dr. Fahrettin Tosun Konferans Salonu Açıldı-Atamalar
NE
ÖLMEKLE BİTERİZ
NE DE ÖLDÜRÜLMEKLE
HİÇ NEHİRLER KURUR MU
DENİZE DÖKÜLMEKLE?
ATATÜRK ÖLDÜ MÜ Kİ?
ATATÜRKÇÜLER ÖLSÜN.
TÜRKİYE YAŞAYACAK
HEP ATATÜRKÇÜLERLE...
Y.Güngör
ÖZDEN
Prof.
Dr. Muammer AKSOY.......................31 OCAK 1990
Doç. Dr. Bahriye ÜÇOK.......................................6 EKİM 1990
Uğur MUMCU............................................................24
OCAK 1993
Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI.........................................21
EKİM 1999
| Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Atatürkçü Düşünce Kulübü tarafından 25 Ocak tarihinde,
şehit edilen Uğur MUMCU, Prof. Dr. Muammer AKSOY, Doç. Dr. Bahriye
ÜÇOK ve Prof. Dr. Ahmet Taner KIŞLALI'yı anma toplantısı düzenlendi.
Katılımın son derece yoğun olduğu toplantıda konuşmacı Ankara Üniversitesi
Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sina Akşin idi.
Toplantı, Uğur Mumcu'yu ve adına kurulan "Uğur Mumcu Araştırmacı
Gazetecilik Vakfı" UM-AG'ı tanıtan bir sinevizyon gösterisiyle
başladı. Prof. Dr. Sina Akşin konuşmasında; Cumhuriyet şehitlerinin
Atatürkçü oldukları için öldürüldüklerini, Atatürkçülüğün çarpıtılarak,
büst ve tören Atatürkçülüğü döneminin başladığını, Kemalist İdeolojinin
unutturulmaya çalışılarak karşı devrim sürecine girildiğini belirtti.
|
Prof.Dr.Sina AKŞİN
|
|
|
 |
31
Ocak 1990'da Atatürkçü Düşünce Derneğinin Kurucu Genel Başkanı olan
Muammer Aksoy'un öldürülmesinin ardından Kemalizm'in ödünsüz savunucuları
olan Bahriye Üçok, Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı'nın da öldürülerek
Atatürkçü Düşüncenin susturulmaya çalışıldığını söyledi. Kemalizm'in
doğal karşıtları gericilerle emperyalistlerin bugün kol kola olduklarını
vurgulayan Akşin, emperyalizmin Yeni Truva Atı, Küreselleşme ve
Yeni Dünya Düzeni İdeolojisinin kendisine en büyük engel olarak
"Kemalizm"i gördüğünü, çünkü Kemalizm'in antiemperyalizm,
tam bağımsızlık, ulusal egemenlik ve ulusal devlet temelleri üzerinde
yükseldiğini de sözlerine ekledi. |
|
YENİ
DÜNYA DÜZENİ VE TERÖR
|
"9.
Adalet ve Demokrasi Haftası" dolayısıyla 26 Ocak 2002 tarihinde
Atatürk Kültür Merkezi'nde
bir program düzenlendi.
Programın
açış konuşmasını yapan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Samsun Şube
Başkanı Nilüfer Alptekin, "9. kez Uğur Mumcu'yu anmak için bir
araya geldik. Artık, anma törenleri bizler için kendimizi sorguladığımız
günler olmalıdır. Geçmişte ölenlerin bizlere bıraktıklarını bugün nereye
taşıyabildiğimizi sorgulamalıyız" dedi.
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Gençlik Komisyonunun hazırladığı "Vurulduk
Ey Halkım Unutma Bizi" adlı dia gösterisinin ardından, Ankara Üniversitesi
öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Salih Polat'ın kendi şiir kitabından
oluşan "Şiir ve Yaşam" adlı dinletisi sunuldu.
Prof.
Dr. Alpaslan Işıklı programa "Yeni Dünya Düzeni ve Terör"
konulu bir konferansla katıldı. Küreselleşme ve yeni dünya düzeni kavramları
üzerinde duran Işıklı, bu kavramların Uğur Mumcu ve Atatürk'le olan
ilişkisi ve 11 Eylül Olayları bağlamında yeni dünya düzeni, küreselleşme
konularına değindi. Konuşmasında, "Çağımızın çok çeşitli özellikleri
var, bilgi çağı deniyor, iletişim çağı deniyor, değişik biçimlerde nitelendiriliyor.
Her halde çağımız için şunu da söylemek yanlış değil; çağımız bir pazarlama
çağı, her şey pazarlanıyor, bu arada düşünceler pazarlanıyor, modeller
pazarlanıyor, stratejiler pazarlanıyor ve her pazarlamacının bildiği
bir yöntem var. Bir malı pazarlarken, bir düşünceyi, bir kavramı pazarlarken,
onda bulunmayan bazı özellikleri varmış gibi gösteren, onda bulunan
olumsuz özelikleri de yokmuş gibi gösteren nitelendirmeler yapmaya özen
gösterilir. Küreselleşme herkese hoş çağrışımlar yaptıracak bir kavramdır,
yeni ve dünya çapında bir düzenin herkesin arzuladığı bir şey olması
icap eder. Ancak, 'nasıl bir küreselleşme?' sorusunu sormamız lazım.
Nasıl bir küreselleşme derken de bu küreselleşmenin nasıl bir anlayış
üzerinde, nasıl bir dünya görüşü üzerinde temellendiğini bilmemiz lazım"
dedi. Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şube Başkanı Av. Cemil Deveci
de kapanış konuşmasında demokrasinin kurulurken de yaşatılırken de özveri
istediğini belirtti.
"9. Adalet ve Demokrasi Haftası"na, TBMM Samsun DSP Milletvekili
Tarık Cengiz, Rektör Prof. Dr. Ferit Bernay, öğretim elemanları, öğrenciler
ve çok sayıda davetli katıldı.
|
ULUSAL
PROGRAM KAPSAMINDA DİYABET VE OBEZİTE EĞİTİM KURSU
|


|
Ulusal
Diabet ve Obezite Programı kapsamında "Diabet ve Obezite Kursu"
25-27 Ocak 2002 tarihleri arasında Omtel Tepe Otel'de düzenlendi.
Diabetin ve Obezitenin önlenmesine yönelik olarak gerçekleştirilen
Eğitim Kursu, Sağlık Bakanlığı ve Türk Diabet Cemiyeti'nin öncülüğünde,
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Gazi Üniversitesi Tıp
Fakültesi, 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi, Koç Vakfı Amerikan Hastanesi, Hacettepe Üniversitesi
Beslenme ve Diyetetik Bölümü, Türk Diabet Cemiyeti Genel Merkezi,
Türk Diabet Cemiyeti Samsun Şubesi ve Türkiye Obezite Araştırma
Derneği'nin katılımları ile gerçekleştirildi. |
|
Samsun
ili ve ilçelerinden programa katılan iç hastalıkları uzmanları,
pratisyen hekimler,, sağlık ocağı hekimleri, diyetisyenler ve
hemşirelerden oluşan toplam 200 kadar sağlık çalışanı, Diabet
ve Obezite hastalarını, hastalığın kronik komplikasyonları ortaya
çıkmadan önce bilgilendirmeleri amacıyla eğitildiler.
Sağlık
Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdür Muavini Dr. Kadir Sönmez
ise; Ulusal Diabet Programı Uygulamaları kapsamında erken tanı
ve eğitime daha çok önem verilmesi gerektiğini vurguladı.
|
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Fulya Tanyeri, dünyada
Diabet Prevalansının giderek arttığını söyleyerek, "Diabetin
tanı, sınıflama ve epidemiyolojisi" konusunda bilgi verdi.
Doç. Dr. Hakkı Kahraman, "Diabetin Acil Komplikasyonları
ve Tedavisi", "Obezitenin Etyopatogenezi ve Sınıflaması";
Prof. Dr. Nurol Arık, "Diabetik Nefropati ve Önlenmesi ";
Cerrahpaşa Tıp Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Hüsrev Hatemi,
"Diabette Endotel Disfonksiyonu", "Postprandial
Hiperglisemi ve Kardiyovasküler Risk"; Türk Diabet Cemiyetinden
Doç. Dr. Ali İpbüker, "Periferik Diabetik Nöropati ve Güncel
Tedavisi"; Prof. Dr. Nazif Bağrıaçık, "Gestasyonel Diabet,
Tanı ve Tedavisi", "Obezitenin Tanı Kriterleri ve Epidemiyolojisi";
Prof. Dr. Sena Yeşil "Diabetik Ayak ve Tıbbi Tedavisi";
Prof. Dr. Mücahit Altıntaş "Diabetik Ayak ve Cerrahi Tedavisi";
Prof. Dr. Perihan Arslan, "Yeme Alışkanlıkları ve Yeme Bozuklukları";
Doç. Dr. Selçuk Can, "Obezite DM İlişkisi"; Prof. Dr.
Hayati Tor, "Obezitenin Komplikasyonları"; Prof. Dr.
Peyami Cinaz "Çocukluk ve Adölesan Çağ Obezitesi" konularında
bilgi verdiler. Ayrıca, kur süresince, Doç Dr. Funda Elmacıoğlu,
Prof. Dr. Mücahit Özyazar, Doç. Dr. Volkan Yumuk, ve Prof. Dr.
Nilgün Karaağaoğlu tarafından, Diabet ve Obezite Tedavisiyle ilgili
"Interaktif Grup Çalımaları" yapıldı.
|
Prof.Dr.Nazif BAĞRIAÇIK
|

Prof.Dr.Hakkı KAHRAMAN |
|
Abbott
Medisense, Aventis, Lilly, Merc Alman, Novartis, Nova Nordisk
ve Pfizer firmalarının sponsorluk üstlendiği "Diabet ve Obezite
Eğitim Kursu"na katılan sağlık çalışanları, TTB-STE Kredilendirme
Kurulu tarafından kredilendirildiler ve katılım belgesi aldılar.

|
|
TARIMSAL
EĞİTİM VE ÖĞRETİMİN 156. YILI
|
"Tarımsal
Eğitim ve Öğretimin 156. Yılı" kutlamalarını, Türk Ziraat Yüksek
Mühendisleri Birliği Samsun Şubesi ve OMÜ Ziraat Fakültesi birlikte
gerçekleştirdiler.
 |
10
Ocak 2002 tarihindeki kutlama programına, Samsun Vali Yardımcısı
Asım Hacımustafaoğlu, OMÜ Rektör Yardımcısı Adem Gülel, Ziraat
Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Gülümser, Türk Ziraat Mühendisleri
Birliği Samsun Şube Başkanı ve OMÜ öğretim üyesi Doç. Dr. Kudret
Saylam birer konuşmayla katıldılar.
Prof.
Dr. Ali Gülümser, tarım sektöründeki sorunları ve bu sorunların
çözümü için yapılması gerekenler konusunda bilgi verirken, Doç.
Dr. Kudret Saylam, önemli bir tarımsal potansiyele sahip olan
ülkemizde gerek üretimin gerçekleştirilmesi aşamasında, gerekse
ürün değerlendirme aşamalarında ziraat mühendislerinin önemli
bir yeri olduğuna dikkat çekti.
|
Tarımcılığın,
insanlığın başlangıcından itibaren ortaya çıkmış ilk mesleklerden biri
olduğunu söyleyen Rektör Yardımcısı Adem Gülel, özellikle ülkemizde
temel bilimler ile uygulamalı bilimlerin koordineli çalışmaması sonucunda
temel bilimlerde yapılan bazı uygulamaların hedefine tam olarak ulaşmadığını,
başarıya ulaşmak için bu iki
bilim dalının çalışmalarını birlikte götürmesi gerektiğini belirtti.
|

Vali Yardımcısı Asım HACIMUSTAFAOĞLU
|
Vali
Yardımcısı Asım Hacımustafaoğlu ise tarımın dünyanın her yerinde
toplumların gelişmesi, ülke ihtiyaçlarının giderilmesi ve insan
yaşamının sürdürülmesi için gereksinim duyulan en önemli ekonomik
faaliyetlerin başında geldiğini, 2000; yılı genel nüfus sayımına
göre nüfusun %35'inin kırsal kesimlerde yaşadığı ülkemizde, tarım
sektörünün ekonomiye en büyük katkıyı sağladığını, kırsal kesim
dışında, şehirlerde oturan bir çok ailenin de geçim kaynağını
teşkil ettiğini söyledi.
Programda,
Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı müşaviri Dr. Ahmet Saylam "Birleşmiş
Milletler Tarım Organizasyonları ve Türkiye'nin Yeri" konulu
bir konferans verdi. Konuşmasında Birleşmiş Milletler Gıda ve
Tarım Örgütü'nü (FAO) tanıtan Saylam, insanların beslenme düzeylerini
yükseltmek, tarımsal ürünlerin üretimini ve dağıtımını geliştirmek,
kırsal kesimde yaşayan insanların yaşam koşullarını iyileştirmek
üzere yapılan çalışmaları, Türkiye'nin bu organizasyonda oynadığı
rolü ve önemini anlattı.
|
| Kutlama
programında, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma
ve Uygulama çiftliğinde yeni tesisler kazandırılmasında emeği geçen
Doç. Dr. Mehmet Arif Beyhan'a, Ziraat Fakültesi sera alanlarının
kazandırılmasında emeği geçen Doç. Dr. Sezgin Uzun'a, Ziraat Fakültesi
staj amirliği görevini 6 yıldır başarıyla yürüten Doç. Dr. Muharrem
Özkan'a ayrıca katkılarından dolayı Prof. Dr. Ali Gülümser'e, Doç.
Dr. Kudret Saylam'a, Yrd. Doç. Dr. Tekin Kara ve Dr. Ahmet Saylam'a
plaket ve çiçek takdim edildi. |
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezinde gerçekleşen programa,
Fakülte Dekanları, Yüksekokul Müdürleri, öğretim elemanları, tarımsal
kuruluşların bölge ve il müdürleri, öğrenciler ve davetliler katıldı.
|
DİŞ
HEKİMLİĞİNDE TOPLUMSAL ESASLI KORUYUCU PROGRAMLAR
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Dekanlığınca 17-18 Ocak 2002
tarihlerinde, Kongre Kültür Merkezinde "Diş Hekimliğinde Toplum
Esaslı Koruyucu Programlar" konulu bir toplantı gerçekleştirildi.

Prof.Dr.İnci OKTAY |
Diş
Hekimliği Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hülya Köprülü, 2002-2003
Eğitim-Öğretim yılında "Toplum Ağız Diş Sağlığı" dersi
kapsamında Samsun İl Merkezindeki ilköğretim okullarında ağız
diş sağlığı eğitimi verileceğini bildirdi. Prof. Dr. Hülya Köprülü,
söz konusu eğitimin kalite anlayışı çerçevesinde düzenlenmesinin
amaçlandığını, bu nedenle uygulama öncesi konuyla ilgili ulusal
ve uluslararası pek çok çalışmada yer alan İstanbul Üniversitesi
Toplum Ağız Diş Sağlığı Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. İnci Oktay'ın
konuşmacı olarak davet edildiğini belirtti.
Prof.
Dr. İnci Oktay, "Ulusal Ağız Diş Sağlığı Politikası Oluşturulması",
"Dünya Sağlık Örgütü Sağlık 21 Çalışmaları ve Türkiye'ye
Özel Hedefler", "Diş Hekimliği Uygulamalarına Yeni Bir
Bakış", "Kanıta Dayalı Diş Hekimliği", "Sağlığın
Tanımındaki Değişiklikler", "Sağlığın Boyutları ve Boyutlamalara
İlişkin Ölçümler", "Sağlığın Sosyal Boyutuyla ilgili
Olarak Ağız Diş Sağlığına Bağlı Yaşam Kalitesi" konularında
bilgi verdi.
|
| Prof.
Dr. İnci Oktay, "Ülkemizde dişçilikten kurtulup, diş hekimliğine
geçmemiz lazım. Bu geçişte de en temel konu, hastayla olan ilişkilerdir.
Hastaya verdiğiniz hizmet anlayışının değişmesi ve koruyucu programlarla
birlikte tedavi edici uygulamaları sunmak gerekmektedir. Hepimizin
bildiği gibi, 'nereye gidiyorsunuz?' dendiğinde verilen cevap, 'dişçiye
gidiyorum' olur. Biz mesleğimizi, mekanik yöntemlerden kurtarıp,
hekimlik tarafını ağırlaştırdığımız zaman ümit ediyoruz ki bu da
değişecektir. Dişçilik yerini, diş hekimliğine bırakacaktır. Sağlık
eğitimi uygulamada başarılması son derece güç bir konu. Herhangi
bir konuda bir grubu bilgilendirmek, bu bilginin özümsenip yaşama
geçmesi ve bir davranış biçimi olması için yeterli olmuyor"
dedi. |
|
 |
"
Dünyayı kirleterek önce kendimizin sonra da çocuklarımızın zehirlenmesine
seyirci mi kalacağız? Yoksa, verimliliğe ve yenilenebilir kaynaklara
mı döneceğiz? Zaman akıp gidiyor. Çocuklarımız bu problemlerle yüz
yüze kaldığında artık çok geç olacak." |
|
Günümüzde
kalkınma ile çevre arasındaki dengeyi sağlama düşüncesi "Sürdürülebilir
Kalkınma" kavramını ortaya çıkarmıştır. Sürdürülebilir Kalkınma,
bu günün gereksinim ve beklentilerini karşılarken gelecek kuşakların
hakkı olan olanaklara el sürmemektir. Bu nedenle 1992 yılında
Rio'da " Uluslararası Kalkınma ve Çevre Konferansı, Dünya
Zirvesi" toplanmış ve alınan kararların tamamına " Gündem
21 " denmiştir. 21 ile 21. yüzyıl ifade edilirken bir anlamda
Dünya, Gündem 21 ile gelecek yüzyıla hazırlanmaktadır.
Rio toplantısından sonra dünyanın pek çok bölgesinde kentler Gündem
21'i yerel düzeyde gerçekleştirmek üzere harekete geçmiştir. "Küresel
düşün, yerel hareket et" felsefesine uygun bir şekilde, ister
küçük ister büyük olsun, bütün yerel yönetimler tarafından hayata
geçirilmesi için programlar oluşturulup uygulamaları istenmektedir.
|
|
Türkiye'de
bu harekete katılan yerel yönetimlerden birisi de Samsun Büyükşehir
Belediyesidir. Belediye Encümeninin 2000 yılının Ocak ayında aldığı
97 sayılı kararı ile Samsun yerel Gündem 21 oluşturulmuş ve T.C.
Çevre Bakanlığı ile ortaklaşa yürütülen "Ulusal Gündem 21'in
Sonuçlandırılması" konulu çalışma kapsamında, Ulusal Gündem
21 ile Yerel Gündem 21'ler arasında bağlar kurmak ve bakanlık
tarafından hazırlanan taslağa son şeklini vermek amacıyla düzenlenen
toplantılar sonucu, 3 Ekim 2000 tarihinde Samsun'da düzenlenen
iki geniş ölçekli toplantıyla da Samsun Yerel Gündem 21 süreci
başlatılmıştır. Çalışma gruplarında "Mahalle", "Kadın
Çalışmaları", "Gençlik Çalışmaları", "Engelliler",
"Kıdemli Hemşehriler/Emekliler" ve "Çocuklar"
bulunmaktadır.
|
|
İçlerinde
"Üniversite Gençlik Konseyinin de bulunduğu 24 konsey çalışmalarına
devam etmektedir. Halen bu 24 konseyin Genel Sekreterliğini üniversitemiz
öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yücel Tanyeri yürütmektedir. Üniversite
Gençlik Konseyi içinde her fakülteden gönüllü bir erkek ve bir bayan
temsilci bulunmaktadır. yürütülen "Ulusal Gündem 21'in Sonuçlandırılması"
konulu çalışma kapsamında, Ulusal Gündem 21 ile Yerel Gündem 21'ler
arasında bağlar kurmak ve bakanlık tarafından hazırlanan taslağa son
şeklini vermek amacıyla düzenlenen toplantılar sonucu, 3 Ekim 2000 tarihinde
Samsun'da düzenlenen iki geniş ölçekli toplantıyla da Samsun Yerel Gündem
21 süreci başlatılmıştır. Çalışma gruplarında "Mahalle", "Kadın
Çalışmaları", "Gençlik Çalışmaları", "Engelliler",
"Kıdemli Hemşehriler/Emekliler" ve "Çocuklar" bulunmaktadır.
İçlerinde
"Üniversite Gençlik Konseyinin de bulunduğu 24 konsey çalışmalarına
devam etmektedir. Halen bu 24 konseyin Genel Sekreterliğini üniversitemiz
öğretim üyelerinden Prof. Dr. Yücel Tanyeri yürütmektedir. Üniversite
Gençlik Konseyi içinde her fakülteden gönüllü bir erkek ve bir bayan
temsilci bulunmaktadır.
|
BİLİM
KONSEYİ ÖĞRENCİLERLE BULUŞTU
|

Yerel
Gündem 21 Bilim Konseyi, lise öğrencilerine üniversitemizi tanıtmak
ve mesleki rehberlik yapmak amacıyla, OMÜ Rektörlüğü ve İl Milli Eğitim
Müdürlüğü'nün işbirliğiyle, 5 Şubat 2002 tarihinde, Samsun 19 Mayıs
Lisesi'ndeydi.
Prof.
Dr. Yıldız Pekşen'in başkanlığında, üniversitemizde eğitim ve öğretimini
sürdüren fakülte ve yüksekokulların öğretim üyelerinden oluşan ekip,
öğrenciler tarafından ilgiyle izlendi. Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin
tanıtımının ardından öğrencilere "üniversitemizde halen eğitim-öğretime
devam eden programların neler olduğu, giriş koşulları, eğitim süresi,
eğitimin içeriği, bu programların gençleri hangi mesleklere hazırladıkları"
gibi konular hakkında bilgi verildi. Böylece öğrenciler, zihinlerinde
oluşan tüm sorulara en yetkili kişilerden yanıt alma olanağı buldular.
19
Mayıs Lisesi öğrencilerini Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kurupelit Yerleşkesini
gezmeye davet eden Prof. Dr. Yıldız Pekşen, bu toplantıların diğer liseleri
de kapsayacak şekilde sürdürüleceğini belirtti.
|
ONDOKUZ
MAYIS ÜNİVERSİTESİ HALK OYUNLARI KULÜBÜ
|
 |
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Halk Oyunları Kulübü üniversitemizde bulunan
tüm fakülte ve yüksek okullardaki 450 üyesi ile çalışmalarını sürdürüyor. |
| Çalışmalarına
1984-1985 eğitim-öğretim yılında "Halk Oyunları Topluluğu"
olarak başlayan öğrenciler, daha sonra Prof. Dr. Ahmet Yaşar Turanlı'nın
akademik danışmanlığında "Halk Oyunları Kulübü" çatısı
altında toplandılar. Yönetim Kurulu Başkanlığını Ali Can Yalçın,
Başkan Yardımcılığını Ayşe Varer, Saymanlığını İlhan İlhan, Sekreterliğini
Elif Yaşar'ın yürüttüğü Halk oyunları Kulubü halen Öğr. Gör. Şenol
Ergül'ün akademik danışmanlığında ve halk oyunları eğitmeni Suat
Dolgun'un öncülüğünde üniversitemiz Atakum Yerleşkesi Spor Salonunda
faaliyetlerine devam ediyor. |
|
 |
Kulübün
amaçları arasında; öğrencilerin boş vakitlerini değerlendirmesi,
yeni arkadaşlıklar kurması, milli kültürümüzün yapı taşlarından
biri olan halk oyunlarının ve müziklerinin araştırılması, derlenmesi
yer alıyor. Kulüp üyeleri aynı zamanda, çeşitli yardım kuruluşlarını
ziyaret edip, yardımlarda bulunuyor.
Üyeleri
hızla artan kulüp, her yıl "Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Kuruluş Yıldönümü" kutlamaları çerçevesinde "Halk
Oyunları Şenliği" düzenliyor, Nevruz Bayramına, Spor Şenliklerinin
açılış ve kapanış programına ve Tıp Bayramına halk oyunlarıyla
eşlik ediyor.
|

 |
Halk
Oyunları Kulübü, kuruluşundan bu yana yurt içinde ve yurt dışında
yapılan yarışmalarda üniversitemizi adına yakışır bir şekilde
başarıyla temsil etti. 2001-2002 eğitim-öğretim yılında, "Türkiye
Üniversiteler Arası Grup Yarışması"na düzenlemeli dalda Artvin
yöresiyle katılan OMÜ Halk Oyunları ekibi birincilik alarak K.K.T.C'nde
düzenlenen final yarışmasında 36 ülke arasında 6. sırada yer aldı.
20 Nisan 2002 tarihinde TRT'de yayınlanan "Türkü Türkü Türkiyem"
adlı programa OMÜ Türk Halk Müziği Kulübüyle birlikte katılacak
olan Halk Oyunları Kulübünde halen Artvin, Samsun, Trabzon, Adıyaman,
Afyon-Dinar, Kırklareli, Ege yöresi ekipleri ve Kurtuluş Savaşı
Dramatize Grubu çalışmalarına devam ediyor.
İletişim
için : varer_ayse@hotmail.com
|
Herkesin
yaşantısında gerçekleştirmek istediği farklı hayalleri ve idealleri
vardır. Fakat yanlış olan bunlara ulaşma yollarında yaptığımız başarı
ya da başarısızlık tanımlamalarıdır. Aslında kabul edilmesi gereken
en temel kural "hayat başarı ile eş anlamlı değildir"dir.
Kimi
tanıdığınız, nereye gittiğiniz veya neye sahip olduğunuz kişisel başarının
gerçek ölçüsü değildir. Başarıya giden yol her an yapım halindedir ve
başarı, ulaşılması gereken bir amaç değil, sürekli gelişen bir çalışmadır.Güç,
düşüncelerinizi amacınıza uygun olacak şekilde yönlendirebilmek için,
hayatınızı değiştirebilme yeteneğidir.
Gerçek
güç paylaşılır. Mutlak hakimiyet gerektirmez. En büyük güç bilgidir
ve bilgi iletişim yolu ile elde edilir. Bunun en güzel yanı güce ulaştıran
kapının herkese açık olmasıdır. Bilgiyi kullanarak insan kendini ve
birçok yönden de tüm dünyayı değiştirebilir. Gücün tam olarak kelime
anlamı; eylem yeteneğidir. Eylem, sonuçları hazırlayandır. Bilgi ise,
insanın eline geçtiğinde iyi kullanırsa yararlı potansiyel bir güçtür.
Sıradan
olmayan insanların tek farkı eylem yeteneğine sahip olmalarıdır. Eylem
yeteneği öğrenilebilir bir yetenektir. Hayatımızda bilgi ve eylemin
işlerliğini iletişim şeklimiz belirlemektedir.
 |
23
Ocak 2002 tarihinde Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Anabilim
Dalı Araştırma Görevlisi Müge Yılmaz, Sürekli Eğitim Merkezi tarafından
düzenlenen "Sınırsız Güç" konulu bir seminer verdi.
İçimizdeki korkulara rağmen kendimizi etkin olarak harekete geçirebilmemizi,
başarı için ne gerekiyorsa onu yapmamızı sağlayan gerçek gücün
pratik araçlarından söz eden Yılmaz; "Yaşam şeklimiz iletişim
şeklimizi belirler. İç iletişim ve fiziksel iletişim olmak üzere
iki tür iletişim kullanırız.
İletişim türü dış dünya ve iç dünya arasındaki dengenin bir ölçüsüdür.
Bu noktada gücün farklı bir tanımı ortaya çıkmaktadır. İletişimi
etkili kullanabilenler kendi dünyalarını değiştirebilirler. İç
iletişim olaylara bakış açımız açısından önemlidir. Çünkü başarı
olaylara değil, daha çok olaylar karşısında neler yapıldığına
bağlıdır. Seçtiğiniz yaşamı algılama şekline bağlı olarak, nasıl
hissedeceğinize ve davranacağınıza ilişkin kararı sadece siz verirsiniz.
'Hiç bir şey bizim verdiğimizin dışında bir anlama sahip değildir',
sonuçları birey kendisi hazırlar, çünkü birey nasıl hissediyorsa
öyledir ve bunu yaratan kendisidir.
|
Her
insanın yaşamında, bütün olanaklarıyla ölüm-kalım mücadelesi vermek
zorunda kaldığı olaylar vardır. Bazıları bunu fırsat olarak görür, bazıları
da bunların hayatlarını mahvetmelerine izin verir. İşte fark burada
ortaya çıkar, kendimizle olan iletişimimiz ve eylemlerimiz olaylara
bakış açımızı belirler. Biliyoruz ki, sorunsuz insanlar sadece mezarlıkta
İhtiyacımız olan tek şey zaman, pratik yol ve modellemedir" dedi.
Çok sayıda öğretim elemanı ve öğrencinin katıldığı seminer, izleyicilerden
gelen sorulara Müge Yılmaz'ın verdiği cevaplarla sona erdi.
|
"İNSAN
İLİŞKİLERİ BECERİ EĞİTİMİ KURSU" DÜZENLENDİ
|
| Çevremizde,
yan yana yaşadığı, aynı işi, aynı evi, aynı sofrayı paylaştığı insanlarla
iletişim kuramadan yaşayanların sayısı küçümsenmeyecek oranda artmaktadır.
Bu sorunu çözmenin, hem kendimizi hem de çevremizde olup bitenleri
anlayabilmenin en güvenli yolu kuşkusuz ki dengeli ve uyumlu ilişki
kurmanın gereğine inanma ve bunu gerçekleştirmenin yollarını aramaktır.
Bu yollardan birincisi insanı belirgin nitelikleri ile tanımaktır.
İkinci yol ise bu kişilerle dengeli ve uyumlu yaşayabilmenin, çalışabilmenin
kısaca iletişim kurabilmenin yollarını öğrenmektir. İnsan ilişkileri
de her bilim dalında olduğu gibi teorisi ve uygulaması olan bir
alandır. İnsan ilişkilerinin temeli insan hakkındaki bilgi ve bulgulara
dayanmaktadır. Bu nedenle insan nerede olursa olsun, ilişkileri
düzenleyen kurallar aşağı yukarı aynı temele dayanmaktadır. İlişkilerin
olumlu ve dengeli olması, iletişimin sürekli, sabırlı ve karşılıklı
olmasını gerektirir. Bunun sonucunda da insan ilişkileri bir sanat
niteliği kazanır. İşte bu noktadan hareketle OMÜ Sürekli Eğitim
Merkezi tarafından " İnsan İlişkileri Beceri Eğitimi Kursu"
gerçekleştirildi. |
 |
 |
Eğitim
Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr.
Mehmet Emin Sardoğan tarafından verilen kurs, dört hafta boyunca
pazar günleri olmak üzere toplam 10 saat sürdü. Üniversitemiz
öğrencileri ve çeşitli meslek gruplarında çalışanların ilgi
gösterdiği kursa 84 kişi katıldı. İnsan ilişkilerinin bireyin
doğumundan ölümüne kadar yaşamının bütün dönemlerini etkileyen
önemli bir değişken olduğunu ifade eden Yrd. Doç. Dr. Mehmet
Emin Sardoğan, bireylerin toplum içinde kendi kişisel gelişimlerini
tamamlayabilmesi ve kendilerini gerçekleştirebilmesi, başkalarıyla
duygu ve düşünce alışverişinde bulunabilmesi, kısaca çevresine
sağlıklı bir uyum sağlayabilmesi için insanlarla kurduğu ilişkiler
açısından yeterli beceri düzeylerine sahip olmaları gerektiğini
vurguladı.
|
"Hayatta
üzüldüğümüz olaylar karşısında, resim sanatı bizim için bir neşe kaynağı
olur"
Michelangelo
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü,
Resim Ana Sanat Dalı öğretim elemanlarından Sevgi Koyuncu, Atanur
Sevim, İbrahim Halil Türker, A. Aydın Kaptan, Hilmi Özbay, Zehra
Sengir ve Turan Bayer, Malatya İnönü Üniversitesi'nden A. Yakup
Kaptan, Amasya Devlet Güzel Sanatlar Galerisi Müdürü Hürrem Özerden
ve Erhan Hökelek bir araya gelerek, Ankara Dali Sanat Galerisi'nde
Karma Resim Sergisi açtılar.
28
Aralık 2001-11 Ocak 2002 tarihleri arasında gerçekleşen sergiye,
Sevgi Koyuncu suluboya, Hilmi Özbay, Turan Bayer ve Erhan Hökelek
yağlıboya, İbrahim Halil Türker akrilik boya, Atanur Sevim ve
Ata Yakup Kaptan gravür baskı ve akrilik boya, Zehra Sengir ve
Hürrem Özerdem de pastel boya eserleriyle katıldılar.
|
DALİ SANAT GALERİSİ
Karma Resim Sergisi
28 Aralık 2000-11 Ocak 2002
|
Farklı
tekniklerde ve farklı estetik anlayışı taşıyan eserlerin bir arada sergilenmeleri
izleyicilerin beğenisini kazandı. Başarılı çalışmalarıyla üniversitemizin
de adını duyuran öğretim elemanlarımıza teşekkür ediyor, benzeri etkinliklerin
sürmesini ve başarılarının devamını diliyoruz.
|
ÖDÜLLÜ
HABER FOTOĞRAFLARI SERGİLENDİ
|
 |
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Gezi Kulübü, Foto Muhabirleri
Derneği ve Samsun 19 Mayıs Gazeteciler Cemiyeti işbirliğiyle düzenlenen
"Türk Basınında Ödüllü Haber Fotoğrafları" sergisi 8
Ocak 2002 tarihinde açıldı.
Sergiye
katılan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Adem Gülel, basının üniversiteyle
şehrin bütünleşmesinde büyük rol oynadığını belirtirken, "Sayfalar
dolusu yazıyla anlatılabilecek şeyleri bir kareye sığdıran fotoğrafların
önemi bu sergiyle bir kez daha kanıtlanmış oluyor. Böylesine değerli
bir etkinliğin üniversitemizde gerçekleştirilmiş olmasından da
ayrıca mutluluk duyuyoruz. Bu tür etkinlikleri bundan sonra da
artırarak sürdürmek arzusundayız" dedi.
|
|
Ondokuz
Mayıs Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Necdet Uzun da, Foto Muhabirleri
Derneği'ne ve katkıları dolayısıyla Ondokuz Mayıs Üniversitesi
yönetimine teşekkür etti.
Sergiye,
Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Bilal Dindar, öğretim elemanları,
Ondokuz Mayıs Gazeteciler Cemiyeti üyeleri, öğrenciler ve Ondokuz
Mayıs Üniversitesi idari personeli katıldı.
|
|
 |
Kuruluş
işlemleri 1984 yılında başlayan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Bilgi
İşlem Merkezi, kuruluşunu 1991 yılında tamamlamış ve bugüne değin
önemli ilerlemeler kaydetmiştir. Daire Başkan vekilliğini halen
Mustafa Çetin'in yürüttüğü merkezde 10 personel çalışmaktadır.
Üniversitemiz bilgisayar Yerel Alan Ağı, (Local Area Network -
LAN), Gigabit Ethernet Teknolojisi kullanılarak oluşturulmuştur.
Gigabit Ethernet, özellikle yerleşke içinde trafiğin yoğun olduğu
bölgelerde, ATM teknolojisine göre daha ekonomik ve daha iyi bir
alternatif oluşturmaktadır. Konfigürasyonun ATM'ye göre daha kullanışlı
oluşu ve ihtiyaçlara göre genişletilebilmesi Gigabit ethernetin
tercih edilmesindeki en önemli sebeplerden birisidir.
|
Üniversitemiz
Yerel Alan Ağı, Bilgi İşlem Daire Başkanlığı ve Fen-Edebiyat Fakültesindeki
2 adet Lucent P550 Cajun Switch ile bunlara bağlı 14 adet HP 4000M
Switch ve 15 adet İntel Switch'ten oluşmaktadır.
Şu anda sisteme bağlı 1200 kullanıcının bulunduğu, Ondokuz Mayıs
Üniversitesi Kurupelit Yerleşkesi 1Mbps hızında ULAKNET'e (Ulusal
Akademik Ağ) bağlıdır. Bu bağlantının 2 Mbps hızına çıkarılması
için gerekli girişimler de devam etmektedir. Yerel ağda bilgisayar
kullanıcılarına çeşitli konularda (virüsler, program kurulumları,
gerekli programlar) bilgilenmelerini sağlayan bir sunucu çalışmaktadır.
Mevcut sistem üzerinde WEB sayfalarının hazırlanıp güncellenmesi,
e-mail, sınav değerlendirme, personelin maaş tahakkukları, bordro
basımları, ek ders ücretleri, banka ikraz ve tasarruf listelerinin
hazırlanması, lojman elektrik faturalarının basımı, CD yazma işlemleri
dahil olmak üzere pek çok konuda hizmet verilmektedir. Ayrıca Kütüphane
Otomasyonu KYBELE yine bu sistem üzerinden çalışmaktadır. Bilgi
İşlem Daire Başkanlığı, teknik destek hizmeti sağlamaktadır. Bu
çerçevede sadece 01 Ekim-31 Aralık 2001 tarihleri arasında 218 adet
bilgisayara Bilgi İşlem Merkezinde, 120 adet bilgisayara da yerinde
bakım (virüs temizliği ve işletim sistemi kurulum) ve onarım yapılmıştır.
Ayrıca çeşitli yüksek okullara internet hizmeti sağlanabilmesi için
gerekli olan altyapı keşif hizmetleri ve sistem bakımı hizmetleri
de verilmiştir. 2001-2002 Eğitim öğretim yılından başlayarak, talep
eden tüm öğrencilerimize elektronik posta hizmeti açılmış ve bu
hizmetin sağlıklı yürütülebilmesi için ayrı bir yönetici bilgisayar,
posta sunucusu olarak kullanılmıştır. |
|
15000
öğrencimize hizmet verebilen sunucumuzun gerek duyulduğunda genişletilmesi
de mümkündür. 2002 yılında projelendirilip hizmete girmesi beklenen
öğrenci işleri otomasyonu sayesinde, internet üzerinden çevre birimlerdeki
|
fakülteler
ve yüksek okullar merkeze bağlanarak öğrenci işleri ve personel
ile ilgili tüm hizmetler daha kolay bir şekilde gerçekleştirilecektir.
Projesi ve ihalesi biten hastane Yönetim Otomasyonunun hizmete
girmesiyle tüm hasta kayıtları bilgisayar ortamına alınacak. Böylelikle
hastanenin parasal girdilerinin de denetim altına alınması sağlanacaktır.
Eğitim
Fakültesi ve Fen Edebiyat Fakültesinin yeni binalarının ağ projeleri
bitmek üzere olup kısa zamanda bu fakültelerimiz yerleşke ağına
dahil edilmiş olacaktır.
|
|
|
ATATÜRKÇÜ
DÜŞÜNCE DERNEĞİNİN ZİYARETİ
|
Atatürkçü
Düşünce Derneği Samsun Şube Başkanı Cemil Deveci ve Yönetim Kurulu Üyeleri
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay'ı 25 Ocak
2002 tarihinde ziyaret ettiler.
 |
Kısa
bir süre önce Atatürkçü Düşünce Derneği Samsun Şubesinin Genel Kongresinde
görevi devralan Av. Cemil Deveci, yeni yönetim kuruluyla birlikte
üniversitemizin rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay'a nezaket ziyaretinde
bulundu. Tanışma amacı taşıyan ziyarette, ADD'nin Atatürk ilke ve
inkılaplarına sahip çıktığını hatırlatan Rektör Bernay, "Türkiye
ülke olarak çok zor günler geçiriyor. Sadece ekonomik anlamda değil,
ilkelerin kaybolması anlamında da zor günler yaşıyor. Burada ADD'ye
büyük görevler düşüyor. Biz de Atatürk ilke ve inkılaplarına sahip
çıkmak adına, omuz omuza mücadele edip destek vermeğe hazırız"
dedi. |
|
Türkiye'nin
en büyük örgütlerinden biri olan Atatürkçü Düşünce Derneği'nin,
Atatürk ilke ve inkılaplarını korumak için sonuna kadar mücadele
edeceğini vurgulayan Av. Cemil Deveci ise, bu mücadelede Samsun'un
özel bir yeri ve önemi olduğunu belirtti.
Atatürkçü
Düşünce Derneği Gümüşhacıköy şubesi tarafından 28 Aralık 2001'de,
Merzifon şubesi tarafından da 2 Şubat 2002'de "Atatürk, Cumhuriyet,
Değişim ve Dil" konusunda iki ayrı panel gerçekleştirildi.
Panellere konuşmacı olarak üniversitemiz öğretim üyelerinden Doç.
Dr. Erdoğan Başar, Öğr. Gör. Nihat Şenyurt, Prof. Dr. Güven Önbilgin
ve Yrd. Doç. Dr. Ahmet Çebi katıldı.
|
Doç.Dr.Erdoğan BAŞAR
|
 |
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Olimpik Yüzme Havuzu ve Spor Merkezinde Dalış
ve Cankurtaran Kursları Başladı.
|
İlgilenenlerin
bildiği, pek çoğumuzun da bilmediği bir kavram olan SCUBA (Self
Controlled Underwater Breathing Aparatus); kendi kontrolündeki aparatlarla
su altında solunum anlamı taşıyor. Scuba Diving ise; derin deniz
ve göllerde tüp ve diğer dalış malzemeleriyle yapılan dalışa verilen
isim.
Ondokuz Mayıs Üniversitesi Olimpik Yüzme Havuzu deneyimli eğitmenler
eşliğinde planlı ve güvenli bir dalış eğitimi sunuyor. |
|
 |
CMASS
standartlarında üç yıldız eğitmeni, cankurtaran eğitmeni ve deneyimli
asistan kadrosuyla verilen kurslar hafta sonları olmak üzere beş
dönem şeklinde planlandı. Ayrıca, CMASS standartlarında belge
almak isteyenler için haziran ayında Sinop'ta 4 deniz dalışı yapılacak.
Kurslara
katılacak kişilerden 16-18 yaş arasında olanlar için veli izin
belgesi, sağlık raporu, kimlik belgesi fotokopisi ve 12 adet vesikalık
fotoğraf isteniyor, ayrıca havuz giriş ücreti de alınmıyor.
Biz
şimdiden iyi dalışlar diliyoruz!
|
|
PROF.
DR. FAHRETTİN TOSUN KONFERANS SALONU AÇILDI
|

Prof.Dr.Fahrettin TOSUN |
1926
yılında Akşehir'in Azarı Köyünde bir çiftçi çocuğu olarak doğan
Prof. Dr. Fahrettin Tosun'un meslek hayatı, önce Ankara Tohum Islah
İstasyonu'nda; daha sonraları da Ankara, Atatürk ve Ondokuz Mayıs
Üniversiteleri Ziraat Fakültelerinde asistan (1955-1965) doçent
(1965-1969) ve profesör (1969-1993) olarak devam etmiştir. Prof.
Dr. Fahrettin Tosun, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi
Kurucu Dekanıdır. |
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nde, Prof. Dr. Fahrettin Tosun
Salonu 12 Şubat 2002 tarihinde açıldı. Açılışa Rektör Yardımcısı
Prof. Dr. Bilal Dindar, Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali
Gülümser, Prof. Dr. Fahrettin Tosun'un eşi Süheda Tosun, kızları
Ecz. Ayşin Kapıcı, Dr. Filiz Tosun Çapaklı ve çok sayıda davetli
katıldı. Açılışa katılamayan, Prof. Dr. Fahrettin Tosun'un kızı
Doç. Dr. Ayşe Bayraktar gönderdiği mesajda, en büyük arzusunun
babasının adını taşıyan konferans salonunda bilimsel bir konferans
vermek olduğunu belirtti.
Açılış
konuşmasını yapan Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Gülümser,
"Biz Türk Milleti olarak ödül vermeyi ya da kişileri ödüllendirmeyi
bilmiyoruz. Genellikle kaybettiğimiz zaman bir şeyler aklımıza
geliyor ama yaşayan kişilere böyle bir ödülü vermekte geç kalıyoruz.
Senatomuzun başta hocamız olmak üzere bu üniversiteye hizmet vermiş
bilim adamlarımızın isimlerini yeni açılan tesislere verme kararı
sevindirici olmuştur" dedi.
|
|
 |
Bu
güzel davetten çok gurur duyduğunu ve duygulandığını söyleyen
Süheda Tosun'un ardından bir konuşma yapan Rektör Yardımcısı Prof.
Dr. Bilal Dindar ise; "bu salona Fahrettin Tosun adı verilmesiyle
hocamızın ismi ölümsüzleşecektir" diyerek Süheda Tosun'a
bir plaket verdi Açılışa Ankara'dan katılan, Ankara Üniversitesi
Ziraat Fakültesi Tarla Bitkileri Bölümü Emekli Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Ömer Bakır konuşmasına; "Arkadaşımızın adını ebedileştirmek
için, öneride bulunan, karar alan ve uygulayan, tüm üniversite
yetkililerini hem tebrik ediyor, hem de kendilerine teşekkür ediyorum.
Bu anlamlı günde beni de aranıza davet etme nezaketini gösteren
sayın Rektör ve Dekana ayrıca teşekkürlerimi arz ediyorum"
sözleriyle başladı ve "Erozyon ve Çayır Mera" konulu
bir konferans verdi.
Programda
Prof. Dr. Fahrettin Tosun'un hayatından kesitlerin sunulduğu bir
video gösterisi de yapıldı.
|
| Eski
Kadro/Ad-Soyad |
Anabilim
Dalı |
Atandığı
Kadro |
| Öğr.
Gör./Ahmet Demir |
Sinop
Sağlık Y.O.Plastik ve Rek. Cer. |
Yrd. Doç. |
| Öğr.
Gör./Nevin Süleymanoğlu |
Eğitim
Fak.Bilg. Ve Öğr. Tek. Eğ. Bl. |
Yrd. Doç. |
| Kadro/Ad-Soyad |
Atandığı
Yer |
| Yrd.
Doç. Dr./Atilla Güven Atıcı |
Tıp
Fakültesi-Göğüs Hastalıkları |
Ana Sayfa
|