SAĞLIK BİLİMLERİ EĞİTİM KONSEYİ ÜNİVERSİTEMİZDE BULUŞTU

19-21 Ekim 2001 tarihleri arasındaki Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi Toplantısı Üniversitemizde yapıldı.

Trakya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman İnci Başkanlığında üçüncüsü gerçekleştirilen Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi
Toplantısına çok sayıda Rektör, Tıp, Eczacılık, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı ve Yüksek Okul Müdürü katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından başlayan toplantı basına kapalı olarak gerçekleştirildi.

Toplantıda, Eczacılık fakültelerinin yeniden yapılanması, Türkiye'deki hemşirelik eğitiminin sorunları, Avrupa Birliği'ne entegrasyon aşamasında Türkiye'deki sağlık kurumlarının durumu, sağlık eğitim kurumlarının müfredatı, tıpta uzmanlık sınavı ve tıpta uzmanlık öğrencileri konuları görüşüldü.

Toplantıya katılan üyeler, 19 Ekim 2001 Cuma günü Vali Muammer Güler'i de makamında ziyaret ettiler. Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi'nin çalışmaları hakkında Vali Muammer Güler'e bilgi veren Prof. Dr. Osman İnci, Konseyin ilgi alanları arasında, Türkiye'nin sağlık politikalarının ve tıp eğitimin de bulunduğunu söyledi. Konsey üyeleri Vali'yi ziyaretleri sırasında, Atatürk'ün 18 silah arkadaşıyla Samsun'a gelişini simgeleyen mumya heykellerinin bulunduğu bölümü de gezdiler.

Aynı günün akşamı Omtel Konukevi'nde Samsun Valisi Muammer Güler'in düzenlediği yemeğe Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi'nden Rektörler, Dekanlar, Yüksek Okul Müdürleri ve üst düzey bürokratlar katıldı. Yemek sırasında düzenlenen defilede, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, Olgunlaşma Enstitüsü'nün hazırladığı Türk motifleriyle işlenmiş yöresel günlük ve abiye kıyafetleri sergilediler. Konuklar sergilenen kıyafetleri ilgiyle ve beğeniyle izlediler.
20 Ekim 2001 Cumartesi günü Sinop Gezisi düzenlendi. Sinop şehrini ve yakın çevreyi otobüsle kısa bir süre dolaşan konuklar öğle yemeğinin ardından sahil şeridini denizden izleme fırsatı da buldular. Samsun'a dönmeden önce Sinop Cezaevi Açık Hava Müzesi'ni gezen ekip, aynı günün akşamı Üniversitemizin Olimpik Yüzme Havuzundaki Su Balesi gösterisini izlediler. Konuklarımız üniversitemizden ve kentimizden güzel izlenimlerle ayrıldılar.

 


CUMHURİYET BAYRAMI

 

Cumhuriyet Bayramı kutlamalarının 78'inci yıldönümü Samsun'da çeşitli törenlerle gerçekleştirildi

Samsun'da Cumhuriyet Bayramı kutlamaları 29 Ekim 2001 sabahı Atatürk Anıtı'nda saygı duruşu ve çelenk koyma töreniyle başladı. Askeri
bandonun marşlar çaldığı törende, Vali Muammer Güler, Garnizon Komutanı Tümgeneral Kerim Şahin, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ruhat Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Karacan, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Akyüz, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları Atatürk Anıtı'na çelenk koydular.

Samsun Valiliği tarafından düzenlenen geleneksel Cumhuriyet Balosu bu yıl Omtel Konukevi'de yapıldı. Çok Sesli Gençlik Korosu'nun seslendirdiği şarkılar eşliğinde başlayan baloda izleyiciler, Olgunlaşma Enstitüsü'nün 78'inci yıldönümü kutlamaları için hazırladığı ve Yaşar Doğu Beden Eğitimi Spor Yüksekokulu öğrencilerinin sergilediği kıyafetleri ilgiyle izlediler.


 

ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE SİSTEMİ VE CUMHURİYET

 

Emekli Orgeneral Kemal Yavuz, "Atatürkçü düşünce sistemi, niteliği, fikirleri ve eylemleri ile bize ait, yani ulusaldır..."

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kurupelit Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi'nde "Atatürkçü Düşünce Sistemi ve Cumhuriyet" konulu bir konferans veren Emekli Orgeneral Yavuz, Atatürk`ün kişiliğinde,
değişik vasıfları topladığını belirterek, "Atatürk asker, devlet
kurucusu ve devlet adamı olma özelliği ile devrimcilik vasfını bir arada bulunduran bir şahsiyettir" dedi.

Emekli Orgeneral Kemal Yavuz, "O'nun amacı yeni bir Türk devleti kurmak ve Türk toplumunu çağdaş bir toplum yapmaktı. Milli
Mücadele klasik bir ihtilal değildir. Devrimlerin nedeni ise aklı, vicdanı özgür ve egemen kılmaktır. Atatürk ilkelerini uygulamak için hem aklımızı hem de vicdanımızı kullanmamız gerekir." dedi. Kendini yenilemeyen, gelişmeyen hiçbir fikrin,

Atatürkçü düşünce sistemine dahil olamayacağını anlatan Yavuz, konuşmasına şöyle devam etti: "Atatürkçü düşünce sistemi, niteliği, fikirleri ve eylemleri ile bize ait, yani ulusaldır. Gerek istiklal mücadelesi, gerekse Atatürk devrimleri tesadüfi değildir. Atatürk'ün cumhuriyetçilik anlayışı halkın mutlak eşitliği ile her türlü hizmet ve faaliyetin toplum için yapılmasıdır. O bir meşruiyetçiydi. Mustafa Kemal, hayatının hiçbir bölümünde diktatör olmadı."

Yavuz, Cumhuriyet kavramının, Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ile gerçek anlamını kazandığını da kaydederek, "Türkiye Cumhuriyeti kurulduğu yıllarda kısıtlı imkanlara sahip olmasına rağmen büyük işler başarmıştır" dedi.

 

ATA'MIZI SAYGIYLA ANDIK

Ölümünün 63. Yıldönümünde
Ata'mızı bir kez daha
saygıyla andık

 

 

Samsun'da 10 Kasım Törenleri, Atatürk Anıtı'na çelenklerin sunulmasının ardından sabah 9.05'de saygı duruşuyla başladı.


Törene Vali Muammer Güler, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı Deniz Kıdemli Albay İbrahim Oflaz, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ruhat Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Karacan, Adalet Komisyonu Başkanı Ahmet Akyüz, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Emniyet Müdürü Mustafa Aydın, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum kuruluşları katıldılar.

Basın Konseyi Başkanı Gazeteci Yazar Oktay Ekşi ve Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu 10 Kasım Atatürk'ü anma Törenleri dolayısıyla konuğumuz oldu.

 


BÜYÜK ATATÜRK VE TÜRKİYE

"Büyük Atatürk ve Türkiye" konulu konferansta konuşan Basın Konseyi Başkanı Gazeteci Yazar Oktay EKŞİ, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik krizin ülkede yıllarca yaşanan rehavet ve lüksün bedeli olduğunu söyledi.

Üniversitemiz Kongre ve Kültür Merkezi'nde 10 Kasım 2001
Cumartesi günü düzenlenen "Büyük Atatürk ve Türkiye"
konulu konferansa, Vali Muammer Güler, Vali Yardımcısı
Ekrem Erdoğan, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, çok sayıda davetli ve öğrenci katıldı. Konferansa konuşmacı
olarak katılan Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Türkiye'nin
içinde bulunduğu ekonomik krizin, ülkede yıllarca yaşanan
rehavet ve lüksün bedeli olduğunu söyledi.

Ekşi, "Günümüzde Atatürk'ün bize bıraktığı miras iyi bir
şekilde korunmuyor. Bugün ise Gümrük Birliği

anlaşmasına göre bizimle ilgili kararları AB'nin almasını nasıl açıklayabiliriz? Bağımsız ekonomi yerine, yabancı sermaye gelsin denildiğini bilmiyor muyuz?" diye konuştu.

Türkiye'nin bugüne kadar Atatürk'ün temel ilkeleriyle dimdik ayakta kaldığını belirten Oktay Ekşi, konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularını yanıtladı. Ülkenin ekonomik durumu ile ilgili bir soruya "Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik krizden fazla sıkıntı duymuyorum. Yıllarca yaşadığımız lüksün bedelini ödüyoruz, bu dayağı tabii ki yiyeceğiz. Ama bu krizi de aşacağımıza inanıyorum" cevabını verdi.

Gazeteci-Yazar Oktay EKŞİ'ye Rektörümüz
Ferit BERNAY tarafından plaket verildi



Kongre Kültür Merkezinde, "Büyük Atatürk ve Türkiye" konulu konferansa saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlandı.



EKONOMİK BAĞIMSIZLIKLA TAÇLANDIRILMAYAN SİYASAL BAĞIMSIZLIK EKSİKTİR

 

 
Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, 30 Ekim 2001 Salı günü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Atakum Kampüsü Eğitim Fakültesi Salonu'nda "Cumhuriyet ve Aydınlanma" konulu konferans verdi.

Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu, Atatürk'ün bağımsızlık anlayışının esasını, ekonomik bağımsızlığın oluşturduğunu söyledi. Konferansa izleyici olarak OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Garnizon Komutanı Tümgeneral Kerim Şahin ve çok sayıda öğrenci katıldı.

Atatürk'ün, Kurtuluş Savaşı süresince ve sonrasında kendisine gelen her türlü yardım teklifini ödün vermemek için kabul etmediğini belirten Doç. Dr. Hablemitoğlu "Ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılmayan siyasal bağımsızlık, eksiktir. Yani bir ülke ekonomik olarak bağımsız değilse, o ülke için tam bağımsız demek mümkün değildir" diye konuştu.

Ekonomik kalkınmayla birlikte tarikat bataklıklarının da kurutulacağını söyleyen Doç. Dr. Hablemitoğlu, en önemli yatırımın insana yapılan yatırım olduğunu vurguladı.

 

ATHENA'DAN COŞKULU KONSER




Üniversitemizde Vestel Net sponsorluğuyla gerçekleşen Athena konserinde, öğrencilerle öğretim elemanları doyasıya eğlendi

18 Ekim 2001 akşamı, Vestel Net sponsorluğuyla Üniversitemizin Spor Salonunda gerçekleşen Athena konserinde yer yerinden oynadı. Konserde öğrencilerle öğretim elemanları doyasıya eğlendi.

Hakan Özoğuz, Gökhan Özoğuz, Turgay Gülaydın ve Ozan Karaçuha isimli dört gençten oluşan Athena sahneye "12 Dev Adam" şarkısıyla çıktı. Şarkılar, konser boyunca hep bir ağızdan söylenirken, kimi şarkılar da defalarca tekrarlandı.

Bu güzel konser sonrasında gurupla söyleşme olanağı da bulduk. İlk albümleri ile farklı bir müzik anlayışı olduğunu gösteren gençler son derece doğal ve içtendiler. Yani kendileri de şarkıları gibiydi.
"Yok öyle yalan dolan, sahtekarlık yapmadan
Yaşamak lazım
İki günlük dünyada, değer mi dalaşmaya
Anlaşmak lazım..."

Üniversitemizde konser vermiş olmaktan büyük mutluluk duyduklarını, seyircinin coşkusunun kendilerini de coşkulandırdığını belirten gurup elemanları, yeniden gelmek istediklerini de dile getirdiler.

 

Athena'yla yeniden birlikte olma fikri içimizi ısıtıyor doğrusu.

Yine gelin Athena!
"...hep beraber olmaya, sallayalım her yeri,
bak buraya,
bak ne olacak!"


SULUBOYANIN SIRLARI

Üniversitemizin Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölüm Başkanı ve Güzel Sanatlar Enstitüsü Müdürü Doç. Sevgi Soylu Koyuncu, İstanbul Kadıköy Belediyesi Merkez Sanat Galerisi'nde, 2-11 Kasım 2001 tarihleri arasında kişisel suluboya resim sergisini açtı.

Hocamızla, sergisi hakkında konuştuk;

-Sayın Hocam, bu kaçıncı serginiz?

Dördüncü kişisel sergim, aynı zamanda birçok karma sergiye de katıldım.

-Bir ressamın İstanbul gibi büyük bir şehirde sergi açmasının kariyeri açısından önemli bir iş olduğu bilinir. Bu açıdan siz serginizi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Onun için özellikle İstanbul'u tercih ettim. Tümüyle kendimi tartma fırsatı buldum. İzlenimlere, aldığım mesajlara ve katılanların cesaretlendirmelerine bakarak oldukça başarılı olduğumu söyleyebilirim. TRT 2'nin, NTV'nin, Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinin de ilgisini çekti. Birçok dergi de serginin duyurusunu yaptı.

-Bir ressamın sergi açarken karşılaştığı zorluklardan kısaca söz edebilir misiniz?

En başta, sergilerde tüm maddi sorunları sanatçının çözmesi gerekiyor. Tanıtım broşürü, çerçeve, kokteyl asla küçümsenemeyecek maddi giderlere neden oluyor. Buna bir de başka bir şehre çalışmalarınızı taşımanız eklenirse, oldukça yorucu bir maraton olduğu ortaya çıkıyor. Aynı zamanda resim üretiyor, bunların sunumunu da üstleniyorsunuz. Bir de ben gerçekten çok fazla insanın takip ettiği bir sergi salonunu seçtim ki, burası hiç bir masrafa katılmayan bir galeriydi.

.


-Neden suluboya?

Buna net bir şekilde şundan dolayı demek çok zor. Ben suluboyanın saydamlığını seviyorum. İçi dişi bir bakışta
görünen saydam insanlara benzetiyorum suluboyayı. Hem derinliği görüyorsunuz hem de bir bakışta kağıdın beyazına ulaşıyorsunuz. Sıcak, samimi, hata affetmeyen ama çok
güzel sonuçlar veren bir teknik.

-Serginiz dolayısıyla size gelen eleştirileri bize aktarır mısınız?

Teknik konusunda bir eleştiri almadım. Rengi çok iyi
kullandığımı, parlak ve bana özgü renkler yarattığımı ifade ettiler. İlerisi için çok cesaretlendirici konuşmalar oldu. Genellikle pozitif eleştiriler aldım.

-Sizin de içinde bulunduğunuz yer geniş bir pazar, kendinizi bu pazar içinde nerede görüyorsunuz?

Suluboyada iyi bir noktaya gelmek üzere olduğumu görüyorum. Aslında yapmak istediğim, bu bir pazarsa burada yer almak
değil. Kendimi ifade etmek. Zaman beni hak ettiğim yere
koyar diye düşünüyorum. Ama çok uzun bir yol ve ben
ilerileri hedefliyorum.

-Ülkemizde resim sanatına gösterilen ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?

Resim sanatına değil de, genel olarak sanata desek daha anlamlı olur düşüncesindeyim. Benim sergimin açıldığı gün TÜYAP Kitap Fuarı da açıldı. İnsanlar yağmura ve soğuğa rağmen kuyruklar oluşturmuştu.


Sonradan öğrendiğime göre kitap alımı çok iyi değilmiş ama yeni kitaplara ilgi büyüktü. Zamanla insanların popülist sanattan kaçıp gerçek sanatla buluşacağını düşünüyorum. Sanat insan ruhunu eğitir bir gün mutlaka insanlar buna ihtiyaç duyacak. Bugün hak ettiği yerde değil diye düşünüyorum.

-Bundan sonraki hedefiniz nedir?

Bu sergiyi bundan sonraki hedeflerimi belirleme açısından çok önemsiyordum. Alanımla ilgili yapılan bir çok örneği gerek internetten, gerekse sergilerden izliyorum. Sergime katılan suluboya ustaları yazar ve sanatçılardan aldığım etkilerden doğru yolda olduğumu gördüm. 28 Aralık'da, Ankara Dali Sanat Galerisi'nde, bölümümüzün ögretim üyelerinden bir gurup hocamızla karma resim sergimiz var. İstanbul'da bir galeriyle yeni bir sergi hazırlıklarına başladık. Bundan sonra galiba daha az ara verip daha hızlı çalışmalıyım diye düşünüyorum. Sergiler ve olabilirse minik deneme yazıları yazmak istiyorum.

Size, gösterdiğiniz ilgiden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.









TERÖRÜN YENİ YÜZÜ

BİYOLOJİK TERÖR

Üniversitemiz Rektörlüğü tarafından düzenlenen
"Biyolojik Terör" konulu panelde, biyolojik terörden korunma
konusunda gerekli önlemlerin alınması istendi.

TIP Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Durupınar'ın, "Biyolojik savaş çeşitleri ve şarbon" konusundaki açılış konuşmasının ardından, OMÜ Halk Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Pekşen, biyolojik terörün, 11 Eylül saldırılarıyla gündeme geldiğini hatırlatarak, "Biyolojik terörden korunma yöntemleri konusunda mutlaka gerekli önlemler alınmalıdır" dedi. Pekşen, biyolojik terörle ilgili olarak ülke içindeki kurumlar arasında işbirliği sağlanması gerektiğini de belirtti.

Panelde, Amasya Eğitim Fakültesi Dekan Vekili ve Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Eren biyolojik silahların etki mekanizmasını, Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hanife Büyükgüngör, biyolojik silahların neden olduğu hastalıkları, insandan insana bulaşabilme tehlikesini ve bu hastalıkların kitlesel ölümlere yol açabileceğini, Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Bağcı ise "Biyolojik silahların üretilmesi ve gelişmesi" konusunu anlattı.

Dinleyiciler panelden ayrılırken, son günlerde yazılı ve sözlü basında sıklıkla yer alan "Biyolojik Terör" konusundaki sorulara cevap bulmuşlardı.




"BİYOLOJİK TERÖR VE ŞARBON"

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Mavi Salonda 1 Kasım 2001 tarihinde Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu tarafından verilen "Biyolojik Terör ve Şarbon" konulu konferansa katılan öğretim üyeleri, öğrenciler ve İl Sivil Savunma Müdürlüğü elemanları büyük ilgi gösterdi.

Prof.Dr.Hakan LEBLEBİCİOĞLU


Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu, günümüzde insanlık için büyük tehlike haline gelen biyolojik teröre karşı Türkiye'nin hazırlıklı olması ve önlemler alması gerektiğini söyledi.

"Biyolojik silahlar fakir ülkelerin atom bombasıdır" diyen Leblebicioğlu, "Biyolojik silah olarak kullanımı 1300'lü yıllara dayanan mikroorganizmaların ve toksinlerin, hayvan ve bitkilerde hastalık oluşturmak amacıyla kullanılmasını "biyoterorizm" olarak adlandırırken, biyolojik silahların yapılmasının ve kullanılmasının 1925 yılında Cenevre Protokolü ile yasaklandığını, Türkiye'nin de bu protokole imza attığını söyledi.

Konuşmasında mikroorganizmalarla oluşan hastalıkların etkili bir tedavi yönteminin olmamasının biyolojik silahların özelliklerini artırdığını vurgulayan Hakan Leblebicioğlu, "Şarbonun belirtileri, genellikle 7 gün içinde ortaya çıkar. Deri şarbonu, böcek ısırığına benzer kaşıntılı bir şişlik şeklinde başlar. Tedavi edilmeyen deri şarbonunun yüzde 20'si ölümle sonuçlanır. Uygun tedavi ile ölüm nadirdir. Solunum sistemi şarbonu bir soğuk algınlığını taklit edebilir. Sindirim sistemi şarbonu da, şarbonlu etlerin yenilmesi sonucu gelişir" dedi.

 


ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ KUŞ GÖZLEM KULÜBÜ

İnsanlar büyük kentlerdeki beton labirentlerinde umarsızca mutluluğu ararken bir pelikan, sessizce uzaklaşır mavi gezegenden, bir daha asla gelmemek üzere...

(Yeşil Atlas Ekim 2000)

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kuş Gözlem Kulübü, insanların beton labirentler arasında kaybolmaması ve biyolojik zenginliğin mavi gezegenden uzaklaşmaması için, 2000 yılının Nisan ayında,
Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde resmi olarak faaliyetlerine başladı. Kulübün akademik danışmanlığını Doç. Dr. Y. Sancar Barış,
eğitmenliğini de Araştırma Görevlisi Arzu Gürsoy sürdürüyor.

Kuş Gözlem Kulübünün gerçekleştirdiği faaliyetler:

*29-30 Ekim 1999: Burdur'da Kuş Gözlem Kampı,
*28-30 Ocak 2000: İzmir Gediz Deltası'nda Kuş Gözlem Kampı,
*28-30 Nisan 2000: Samsun Kızılırmak Deltası
Kampı
*2000 yılı Hatay Belen Göç Çalışması,
*Antalya-Patara 2000 ve Antalya-Çıralı 2001: Deniz Kaplumbağaları Üreme Projesi,
*Eylül 2000: Sonbahar Yırtıcı Göçü Monitoring Çalışmaları,
*19-21 Ekim 2000: Burdur 1. Dikkuyruk Şenliği ve III. Kuş Konferansı,
*3-11 Şubat 2001: Bursa Uludağ Üniversitesi Kampüsünde Uluslararası Su Kuşu Sayımları (USS)
Eğitim Programı,
*8-10 Mart 2001: Adana-Akyatan Kuş Gözlem Kampı,
*6-7 Nisan 2001: OMÜ Kongre ve Kültür
Merkezinde Türkiye'nin Üreyen Kuşları Atlas
Projesinin pilot çalışması için RSPB'den (Royal
Society for the Protection of Birds)
Hilary Welch ve Geoff Welch ile workshop,

*15-19 Nisan 2001: İspanya Karaakbaba ve Tavşancıl
Konferansında sunum,
*21-23 Nisan 2001: Kayseri 4. Kuş Konferansı,
*7 Mayıs-31 Temmuz 2001: Türkiye'nin Üreyen Kuşları
Atlas Projesi'nin arazi çalışması,
*27-29 Ekim 2001 Burdur'da 2. Dikkuyruk Şenliği ve
workshop (sulak alan korumacılığı ve Monitoring
çalışması),

2001 yılı Balkan Ülkeleri Dikkuyruk Monitoring
Projesine yerel gözlem topluluğu olarak katılım,
*Atatürk İlköğretim Okulu ve Özel Meralcan Koleji'nde
bir yıl süreli Çevre Eğitimi Demonstrasyon Çalışması.


Kuş çeşitliliği yönünden zengin olan Samsun, bu çeşitliliğin korunması açısından uluslararası bir öneme sahip. Kulüp, çalışmalarını yoğunlukla Samsun il sınırları içerisinde yer alan,
yılın çeşitli mevsimlerinde 316 kuş türünü barındıran ve bölgenin en önemli sulak alanı olan Kızılırmak Deltası'nda sürdürüyor.

Kulübe yeni katılacak olan üyelere kuş gözlemciliğini sevdirmek ve kuşları öğretmek amacıyla da cumartesi günleri üniversite kampüsünde arazi gezileri düzenleniyor.

Kuş Gözlem Kulübü, 2002 yılı Nisan ayında 5. si gerçekleştirilecek olan Kuş Gözlem Konferansına ev sahipliği yapacak.
Yukarıda sözü edilen faaliyetlere katılabilmek ve kuş gözlemcisi olabilmek oldukça basit.
Kuş gözlemcisinin, kuşları tüm özellikleriyle görebilmesi ve rahatsız etmeden izleyebilmesi için bir dürbüne, yüzlerce kuş türü arasından hangisini gördüğünü belirleyebilmesi, uçarken ya da konmuşken cinsiyetini, tür ayrımını yapabilmesi için bir kılavuz kitabına ve gözlem notlarını tutacağı not defterine sahip olması gerekiyor. Kuş gözlemciliği bir uzmanlık alanı olabileceği gibi, boş zamanları değerlendirmek için yapılan bir hobi olarak da sürdürülebiliyor.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kuş Gözlem Kulübü, insanların doğaya karşı insan merkezli yaklaşımlarından kurtulmasına ve doğanın bir parçası oldukları bilincinin geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyor.



GÖNÜLLÜ ÇALIŞMAYA DAVET

Ara Başlık Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı,
Ondokuz Mayıs
Üniversitesi öğrencilerine,
Eğitim Parkı'nda görev
üstlenmeleri çağrısında bulundu

17 Ekim 2001 tarihinde Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı üst düzey yöneticileri tarafından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencilerine Vakfın kuruluş amacı ve çalışmaları hakkında bilgi verildi. Atakum Kampüsü Konferans Salonu'nda düzenlenen seminere, Vakfın Halkla İlişkiler ve İletişim Yöneticisi Berna Koç, Eğitim Programları Sorumlusu Aynur Özel, Eğitim Parkı Genel Müdürü Şükriye Varol, Lojistik ve Destek Sorumlusu Adil Polat ve Mali İşler Sorumlusu Gürkan Akıncı katıldı. Berna Koç, insan ve doğa sevgisi ile kültürel faaliyetlerin geliştirilmesi amacıyla öğrencilere vakıfları tarafından destek verildiğini belirterek, maddi olanakları yeterli olmayan öğrencilere de bilgisayar ve dil eğitimi sağlandığını, öğrencilerden de bu konuda destek beklediklerini söyledi.

Yerel Gündem 21 Konseyi Genel Sekreteri Akın Üner, Samsun'da faaliyete geçecek olan Eğitim Parkı'nda, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencilerine büyük işlerin düştüğünü ifade ederek, "Eğitim sektörü için bir tekno-park niteliği taşıyan eğitim parkları, gönüllü insanlarımızın toplumun geleceği için yüreklerini ortaya koyabilecekleri birer fırsat olarak kabul edilmelidir. Hepinizi, bu ülkenin geleceği için göreve çağırıyorum. Geleceğimiz için duyarlı olmak zorundayız" diye konuştu. Düzenlenen seminere, yaklaşık 500 öğrenci katıldı.



KONFERANSLAR İLGİ GÖRÜYOR

 

Ara Başlık; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi ve Atakum Belediyesi işbirliği ile düzenlenen "Halk Günleri" 30-31 Ekim 2001 tarihlerinde Atakum Belediyesi Düğün
Salonunda gerçekleştirildi


Prof.Dr.Kurtman ERSANLI, Yrd.Doç.Dr.Fikret KARAHAN ve Yrd.Doç.Dr.Seher BALCI

Halkı bilinçlendirmek ve Üniversitenin bilgi birikimini halkla paylaşmak amacıyla Belediyelerle işbirliği içinde konferanslar düzenleyen SEM, bu konferansların ilkini 19-21 Şubat 2001 tarihleri arasında, Altınkum ve Çatalçam Belediyeleriyle gerçekleştirmişti. Yine bu amaçla, "Halk Günleri"nin ikincisi Atakum Belediyesi'nin işbirliği ile yapıldı.

Halk Günleri Konferanslarının konuları; "Çocuk Eğitiminde Anne-Baba Tutumları","Yeterli ve Dengeli Beslenme", ve "Kadın Sağlığı (Menopoz)" idi.



Prof.Dr.Kurman ERSANLI

Çocuk Eğitiminde Anne-Baba Tutumları

Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, Yrd. Doç. Dr. Fikret Karahan ve Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı katılımcılara "Çocuk Eğitiminde Anne-Baba Tutumları" konusunda bilgi aktardı. Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, toplumun yapısını oluşturan ailede sevgi ve hoşgörüyle yetişen çocukların topluma yararlı birer fert olacaklarını hatırlatarak, ailede sevginin önemine dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. T. Fikret Karahan, otoriter ve ilgisiz anne -baba tutumlarının çocukların psikolojik sağlığının bozulmasına ve çoğunlukla okul başarısının düşmesine neden olabildiğini söylerken, Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı demokratik anne-baba tutumlarının, çocuğun aile içinde ve gelecekte sosyal yaşamda mutlu ve sağlıklı bireyler olarak yaşamalarına ortam hazırladığını vurguladı. Konferans sonunda, Atakum Belediye Başkanı Metin Burma da bir konuşma yaptı.



Doç.Dr.Funda ELMACIOĞLU

Yeterli ve Dengeli Beslenme

Yeterli ve dengeli beslenme konusunda vatandaşları uyaran Doç. Dr. Funda Elmacıoğlu "Dengeli beslenme sadece karın doyurmak değildir. Sınırın üzerine çıkıldığı takdirde kronik rahatsızlıklar meydana gelir, dengesiz beslenme nedeniyle kalp ve damar hastalıkları, özellikle bağırsak ve mide kanserleri ile safra kesesi hastalıkları oluşabilir" dedi. Zayıflamak isteyen kişilerin yemeden içmeden kesilmelerinin doğru olmadığını belirten Elmacıoğlu, "Herkes sağlığı açısından dengeli beslenmeye özen göstermelidir" uyarısında bulundu.


Doç.Dr.Tayfun ALPER

Kadın Sağlığı (Menopoz)

31 Ekim 2001 tarihinde düzenlenen "Kadın Sağlığı-Menopoz" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tayfun Alper, menopozun, kadınların hayatının olağan bir dönemi olduğunu belirtti. Menopozun başlıca belirtilerini adet düzensizlikleri, ateş basmaları, uyku bozuklukları, sinirlilik ve nihayet adet görememe olarak sıralayan Alper, menopoz döneminde ortaya çıkabilen kalp hastalıkları ve kemik erimesi gibi rahatsızlıkların önemli tehlikeler olduğunu söyledi. Menopoz döneminde hormon tedavisinin bazı durumlarda daha fazla gerekli olduğunu fakat, kimlerin tedavi olması gerektiğinin hazır bir cevabının olmadığını, kadınların, bu dönemde doktor kontrolünden geçmelerinin daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam için yararlı olacağını dile getirdi.



ORGAN NAKLİ SEMPOZYUMU YAPILDI


Dünyada organ ve doku nakli konusundaki yeni bilgilerin ve son gelişmelerin tartışıldığı "HLA Sistemi ve Transplantasyon İmmunolojisi" konulu sempozyum, 25-27 Ekim 2001 tarihlerinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Oditoryumunda gerçekleştirildi

Açılış konuşmasını yapan Kongre Başkanı Prof. Dr. Belma Durupınar: "Bu sempozyumu düzenlerken başlıca amacımız, Transplantasyon konusunda başarıları olan, İmmunoloji ve HLA doku tiplemesi konusu ile ilgilenen bu gurubu biraya getirmek, aralarında işbirliği ve koordinasyonu sağlamaktı. Çünkü biliyoruz ki, Transplantasyon, bir çok disiplinin katkısını ve ortak çabasını gerektirmekte. Şüphesiz bizler de bu konuda üzerimize düşeni yapmak arzusundayız" dedi.

Prof. Dr. Belma Durupınar'ın ardından kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. Ferit Bernay, "Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde bilim hayatına katkıda bulunabilecek bu tür sempozyumların yapılmasından gurur duyduğunu belirterek, konuklara Ondokuz Mayıs Üniversitesi hakkında bilgi verdi.

İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı ve Transplantasyon Ünitesi İmmunoloji Sorumlusu Prof. Dr. Mahmut Çarin, 1995 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nde başlatmış oldukları standardizasyon kursundan sonra, Transplantasyon İmmünolojisi alanında çalışan bu kadar güzel bir topluluğu birarada görmekten mutluluk duyduğunu belirtti. Transplantasyon İmmünolojisinin gelişimi hakkında katılımcılara bilgi veren Çarin, Türkiye'de bu konuyla ilgili kayıtların olmadığına dikkat çekti.

Prof. Dr. Yücel Tanyeri'nin hazırladığı "Karadeniz Yeşil Yolculuk" dia gösterisinin ardından konuşmacı olarak kürsüye çıkan Sağlık Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Dr. Yaşar Naci Uz, Türkiye'de ve dünyada organ ve doku nakli çalışmaları, Ulusal Koordinasyon Sistemi, organ ve doku nakilleri ile ilgili yasal düzenlemeler ve tespit edilen sorunlar hakkında bilgi verdi.

Sempozyumda, Prof. Dr. Nurşen Düzgün ve Prof. Dr. Ünal Yasavul da deneyimlerini meslektaşlarıyla paylaştılar.


GÜNLÜK HAYATIN STRESİNE SON!


Yrd.Doç.Dr.Yaşar BARUT, Yrd.Doç.Dr.Seher BALCI, Arş.Gör.Melek KALKAN ve ARŞ.Gör. Müge YILMAZ

Stres, yaş, cinsiyet ve iş ayrımı gözetmeksizin hepimizi etkileyen bir problemdir. Hepimiz stres yaşarız ve bunu engelleyemeyiz. Hemen her gün stresle yüz yüze olduğumuz için hepimizin, stresin ne olduğu, fiziksel ve psikolojik sağlığımıza neler yapabileceği hakkında az çok bilgisi vardır, fakat her nedense stresle başetmenin yolunu bir türlü bilemeyiz.

Sürekli Eğitim Merkezi bizlere bu konuda yardımcı olmak amacı ile 2 Kasım 2001 tarihinde "Stres ve Başa Çıkma Yolları" konulu bir seminer gerçekleştirdi. Seminere Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalından Yrd. Doç. Dr Yaşar Barut, Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı, Arş. Gör. Melek Kalkan ve Arş. Gör. Müge Yılmaz konuşmacı olarak katıldılar. Stresin, kişinin uyumunu zorlaştıran, bedensel ve ruhsal sağlığını tehdit eden, verimini düşüren önemli etkenlerden biri olduğunu vurgulayan Arş. Gör. Melek Kalkan "Olaylara bakış açımız ve yaklaşım tarzımız duygu ve davranışımızı belirler. Herhangi bir olay çok çeşitli biçimlerde algılanabileceği için, çok farklı duygusal tepkilere yol açabilir. İnsanı gerilime iten, olay değil, olayı değerlendiriş biçimidir" dedi. Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı, "Her birey kendine özgüdür, çünkü hepimizin geçmiş yaşantıları ya da ihtiyaçları birbirinin aynı değildir. Bu nedenle herhangi bir olay karşısında olayı tehdit edici olarak algılayıp algılamamamız da farklı olacaktır" açıklaması ile stres verici olayla karşı karşıya kalan bireylerin korku, öfke, kızgınlık ve üzüntü gibi heyecansal tepkiler verdiklerini ifade etti. Seminerde bu heyecansal tepkilerden "öfke" konusunu Arş. Gör. Müge Yılmaz anlatırken, seminerin son bölümünde Yrd. Doç Dr. Yaşar Barut, stresle baş etmede kullanılan bazı teknikler ve özellikle iş stresi üzerinde durdu. Gevşeme egzersizlerinin önemini vurgulayan Yaşar Barut, sözlerine " Gün boyunca kendinize ayıracak birkaç dakikanın yollarını bulabilmelisiniz. Sadece derin derin birkaç defa nefes alıp vererek, etrafta şöyle bir parça gezinerek büyük değişiklikler oluşturabilirsiniz" önerisinde bulundu.

Stresli olduğumuzu anlamak ve bilinçli olarak kabul etmek önemli bir adımdır. Seminere gösterilen ilgi bu konuya ilişkin çabanın ve değişimin adımlarını göstermekteydi..



ZİRAATÇİLERE PANEL

Ziraat Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ali GÜLÜMSER, Ziraat Yüksek Mühendisi Kenan ATAGÜN ve
Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Ünsal IŞIKER

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şubesi tarafından

"Ziraat Mühendislerinin Yetki Sorumlulukları ve Çalışma Alanları" konulu bir panel düzenlendi.

Ondokuz Mayıs Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen panele Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Gülümser, Ziraat Yüksek Mühendisi Kenan Atagün ve Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Ünal Işıker katıldı.

Açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Ali Gülümser, ziraat eğitiminde farklılıklar yaşandığını ve Avrupa Birliği'ne üye ülkelerdeki müfredata ayak uydurmamız gerektiğini belirtti.

Kenan Atagün ve Ünal Işıker de kamu sektöründeki çalışma alanları ve oda işlemleri konusunda bilgi verdiler.

Paneli çok sayıda öğrenci ve öğretim elemanı ilgi ile izledi.



ÜNLÜ GİTARİSTLERDEN MUHTEŞEM KONSER


Dünyaca ünlü gitaristler İspanyol Guzman ve Japon Tezuka,

OMÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde muhteşem bir konser verdi.

Müzik eğitimini Sevilla Yüksek Konservatuarında, gitarist America Martinez yönetiminde tamamlayan Maria Esther Guzman, bir çok ulusal ve uluslararası yarışmada ödül kazanmış. 1995 yılında Andalucia Eyaleti tarafından "Kültür Madalyası" almış bir sanatçı.
Takeshi Tezuka ise gitar çalışmalarına 10 yaşında başlamış. Beş yıl İspanya'da Regino Sainz de la Maza, Narciso Yepes, Jose Luis Gonzalez gibi gitar ustalarıyla çalışmış. Halen Tokyo'da gitar öğretmenliği yapan sanatçı pek çok ülkede konserler vermiş, uluslararası yarışmalarda jüri üyeliği yapmış. Zamanının bir kısmını önemli ustaların biyografilerini yazmaya ayıran sanatçı bu çalışmalarını ünlü Japon müzik dergisi "Gendai Guitar" da yayınlamış.
Ünlü gitaristler, Üniversitemizin Etkinlikler-Organizasyon Biriminin, Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler kapsamında düzenlediği konser için 5 Kasım 2001 tarihinde Samsun'a geldi. OMÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen konsere kendi ülkelerine özgü müziklerle başlayan gitaristler, Mertz, Bach, Boccherini, Debussy gibi ünlü bestecilerin eserlerine de yer verdiler.
Guzman ve Tezuka, çok sayıda öğrenci ve öğretim elemanının yoğun alkışıyla tekrar tekrar sahneye geldiler. Konserlerini bir Türk ezgisiyle bitiren sanatçılar gördükleri ilgi karşısında şaşkınlıklarını dile getirdiler.

 

SUDA DANS



Üniversitemizin Olimpik Yüzme Havuzu ve Spor Merkezi'nin tanıtımı amacıyla düzenlenen etkinlikte, Yaşar Doğu Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencilerinin hazırladığı Step Gösterisinin ardından, Rus Dolphin Su Balesi Gurubu yer aldı.

"Senkronize Yüzme" olarak da bilinen Su Balesinde 5 Rus yüzücü, müziklerle eş zamanlı hareketlerden oluşan gösterilerini sergilediler. Yüzücüler, kimi zaman tek kişi, kimi zaman ise takım halinde hazırlamış oldukları figürleri renkli kostümlerle sundular.

Gecenin sonunda grubun, ellerinde mumlarla karanlıkta yaptıkları dans, Samsun Valisi Muammer Güler, Garnizon Komutanı Tümgeneral Kerim Şahin, Rektör Prof. Dr. Ferit Bernay ve çok sayıda davetli tarafından ayakta alkışlandı.

MİKDAT ÖZAYKUT'A ŞÜKRAN PLAKETİ...

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, gazeteci-yazar M. Mikdat Özaykut'a 12 Kasım 2001 tarihinde makamında nezaket ziyaretinde bulunduğu sırada bir şükran plaketi verdi.
Özaykut'un yazılarını her zaman beğeniyle okuduğunu söyleyen Prof. Dr. Ferit Bernay'ın sunduğu plakette; "Yüce Atatürk ile tanışma onuruna ermiş biri olarak onun ilkelerini gençliğe aktarma çabalarınız dolayısıyla şükranlarımla" sözleri yer alıyor.
(Resim Altı-Prof. Dr. Ferit Bernay şükran plaketini, Rektör Yardımcıları Adem Gülel, Bedri Kandemir ve Özel Kalem çalışanlarının yanında verdi.)


SAMSUN TİCARET VE SANAYİ ODASININ 100. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ


Dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Samsun Ticaret ve Sanayi Odasının 100. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen ödül törenine katılmak üzere 15 Kasım 2001 tarihinde Samsun'a geldi.

Ticaret ve Sanayi Odasının Toplantı Salonunda gerçekleştirilen törende bir konuşma yapan Süleyman Demirel, "Kemer sıkılsın. Kemer sıkma ile bir şey yapmış olmazsınız. Biz, aslında nehri geçtik, çayda boğulduk. Ağrıyan yerleri iyi belleseler, kimin neresi ağrıyorsa onun çaresini bulmaya çalışsalar, bu işin içinden çıkarız" dedi.

Törende konuşan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nin potansiyeli, çalışmaları ve planlanan yeni projeler hakkında bilgi verdi.

STSO'nın 100. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Samsun'a gelen OMÜ eski Rektörü Prof. Dr. Aykut Erbengi ve Samsun'da yapılması planlanan rafinerinin proje çalışmalarına katkı verdiği için plaketle ödüllendirilen İTÜ Rektörü Prof. Dr. Gülsüm Sağlamer, Rektörümüz Prof. Dr. Ferit Bernay'ı makamında ziyaret ettiler. Ziyarete ayrıca Rektör Yardımcısı Bedri Kandemir, Prof. Dr. Cemil Rakunt ve Samsun Tabipler Odası Başkanı Dr. Ferhan Hamarat da katıldı.

 

TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİNDEN ZİYARET


Türkiye Barolar Birliği'nin Samsun Barosu ev sahipliğinde gerçekleştirdiği "Bilirkişilik Sempozyumu" dolayısıyla Samsun'a gelen Türkiye Barolar Birliği Genel Başkanı Özdemir ÖZOK, Rektör Prof. Dr. Ferit Bernay'a nezaket ziyaretinde bulundu.

Samsun Baro Başkanı Arif Yılmaz ÜNEY ve Ankara Barosu Başkanı Sadık ERDOĞAN ile birlikte gelen ÖZOK'a Rektör BERNAY Üniversitemizin gelişmişlik düzeyi, geleceğe yönelik planları ve Üniversitemizin misyonu hakkında bilgi verdi.

ÖZOK ilk kez geldiği Üniversitemizin yerleşim yeri ve yapılaşmasıyla örnek bir kampüse sahip olduğunu, Üniversiteler için pek uzun sayılmayacak sürede ulaşılan düzeyin örnek alınması gerektiğini belirtti.

 

"AVRUPA VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ" KONFERANSI

 

Prof.Dr.Kemal KÖPRÜLÜ

ARI HAREKETİ GENEL KOORDİNATÖRÜ KEMAL

KÖPRÜLÜ, TÜRKİYE'DE KATILIMSIZLIK

YAŞANDIĞINI ÜLKENİN SORUNLARININ

ÇÖZÜMÜNÜN KATILIMCI DEMOKRASİDEN

GEÇTİĞİNİ SÖYLEDİ

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kongre ve Kültür Merkezi'nde 12 Kasım 2001 tarihinde gerçekleştirilen "Avrupa ve Sivil Toplum Örgütleri" konulu konferansında Arı Hareketi Genel Koordinatörü Kemal Köprülü, Türkiye'de sadece siyasi veya ekonomik krizin değil, toplumsal krizin de yaşandığını, bu nedenle de toplumun sağlıklı olmadığını söyledi.

Ülkede yaşanan krizlerden birilerini sorumlu tutmanın doğru olmadığını ifade eden Köprülü, "Bu krizden hepimiz sorumluyuz. Ülkenin sorunlarını çözüme kavuşturmada sorumluluk almıyoruz. Yani ülkede katılımsızlık yaşanıyor. Türkiye'nin problemlerinin tek çözümü, katılımcı demokrasiden geçiyor. Katılımcı demokrasi her ferdin anlayışında olmalı. Şayet Türkiye bunu aşsaydı, bugün ülkede yaşanan problemlerin çoğu çözülmüş olurdu" dedi.

Avrupa Birliği'nin, üye ülkeler için normlar koyan bir kuruluş olduğunu dile getiren Köprülü, Avrupa Birliği'nin Türkiye, Polonya veya başka bir ülke için farklı norm koymadığını, herkes için aynı kriterleri koyduğunu ama bizim bu sıkıntıyı hala aşamadığımızı da dile getirdi.

Türkiye'de yüzlerce kanun çıkartıldığını söyleyen Köprülü, "İnsanlar da bu kanunlarla hayatlarının değişeceğini sanıyor ama maalesef bunlar uygulanmıyor. Bizde kanunlar objektif değil, subjektif olarak uygulanıyor. Dünya şeffaflaşıyor. Ama Türkiye, şeffaf değil" dedi.

İzleyici olarak OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay'ın da katıldığı konferansta, öğretim üyelerinin yanısıra çok sayıda öğrenci ve davetli bulundu.


KARADENİZ EKONOMİK İŞBİRLİĞİ FUARI


Karadeniz Rotary Kulübü tarafından düzenlenen yedinci Karadeniz Ekonomik İşbirliği Fuarına, Üniversitemiz ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Vakfı birlikte katıldı. Çok sayıda firmanın da yer aldığı fuar, 18-21 Ekim 2001 tarihleri arasında gerçekleşti.

Fuar süresince görev alan Üniversitemiz öğrencileri, barkovizyon gösterisi, dergi ve broşürlerle Üniversitemizin çeşitli birimlerini, Fakülteleri, OMÜ Vakfına bağlı OMTEL Otellerini, OMKAN öğrenci kafeteryalarını, Olimpik Yüzme Havuzu ve Spor Merkezi, Kongre Kültür Merkezini ziyaretçilere tanıttılar.


ÜNVANLAR


ESKİ KADRO/AD-SOYAD ANABİLİM DALI ATANDIĞI KADRO
YRD. DOÇ/YÜKSEL ORHAN MÜHENDİSLİK FAK.-ÇEVRE TEKNOLOJİSİ DOÇENT
ARŞ. GÖR./HÜSEYİN ERDEN ZİRAAT FAK.-HAYVAN YETİŞTİRME YRD. DOÇ
ARŞ. GÖR./MUSTAFA EVREN ZİRAAT FAK-GIDA BİLİMLERİ

YRD. DOÇ.

 

ATAMALAR


KADRO/AD-SOYAD ATANDIĞI YER
YRD. DOÇ./EKBER TOMUL SİNOP EĞİTİM FAKÜLTESİ- OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI
YRD. DOÇ./CEVDET DADAŞ SİNOP EĞİTİM FAKÜLTESİ- EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI