|

|
SAĞLIK
BİLİMLERİ EĞİTİM KONSEYİ ÜNİVERSİTEMİZDE BULUŞTU
|
19-21
Ekim 2001 tarihleri arasındaki Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi Toplantısı
Üniversitemizde yapıldı.
|

Trakya
Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Osman İnci Başkanlığında üçüncüsü
gerçekleştirilen Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi
Toplantısına
çok sayıda Rektör, Tıp, Eczacılık, Diş Hekimliği Fakültesi Dekanı
ve Yüksek Okul Müdürü katıldı.
|
Saygı
duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından başlayan toplantı
basına kapalı olarak gerçekleştirildi.
Toplantıda,
Eczacılık fakültelerinin yeniden yapılanması, Türkiye'deki hemşirelik
eğitiminin sorunları, Avrupa Birliği'ne entegrasyon aşamasında Türkiye'deki
sağlık kurumlarının durumu, sağlık eğitim kurumlarının müfredatı,
tıpta uzmanlık sınavı ve tıpta uzmanlık öğrencileri konuları görüşüldü.
Toplantıya
katılan üyeler, 19 Ekim 2001 Cuma günü Vali Muammer Güler'i de makamında
ziyaret ettiler. Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi'nin çalışmaları
hakkında Vali Muammer Güler'e bilgi veren Prof. Dr. Osman İnci,
Konseyin ilgi alanları arasında, Türkiye'nin sağlık politikalarının
ve tıp eğitimin de bulunduğunu söyledi. Konsey üyeleri Vali'yi ziyaretleri
sırasında, Atatürk'ün 18 silah arkadaşıyla Samsun'a gelişini simgeleyen
mumya heykellerinin bulunduğu bölümü de gezdiler.
|

| Aynı
günün akşamı Omtel Konukevi'nde Samsun Valisi Muammer Güler'in düzenlediği
yemeğe Tıp-Sağlık Bilimleri Eğitim Konseyi'nden Rektörler, Dekanlar,
Yüksek Okul Müdürleri ve üst düzey bürokratlar katıldı. Yemek sırasında
düzenlenen defilede, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Yaşar Doğu Beden Eğitimi
ve Spor Yüksekokulu öğrencileri, Olgunlaşma Enstitüsü'nün hazırladığı
Türk motifleriyle işlenmiş yöresel günlük ve abiye kıyafetleri sergilediler.
Konuklar sergilenen kıyafetleri ilgiyle ve beğeniyle izlediler. |
|
 |
20
Ekim 2001 Cumartesi günü Sinop Gezisi düzenlendi. Sinop şehrini ve
yakın çevreyi otobüsle kısa bir süre dolaşan konuklar öğle yemeğinin
ardından sahil şeridini denizden izleme fırsatı da buldular. Samsun'a
dönmeden önce Sinop Cezaevi Açık Hava Müzesi'ni gezen ekip, aynı günün
akşamı Üniversitemizin Olimpik Yüzme Havuzundaki Su Balesi gösterisini
izlediler. Konuklarımız üniversitemizden ve kentimizden güzel izlenimlerle
ayrıldılar. |
Cumhuriyet
Bayramı kutlamalarının 78'inci yıldönümü Samsun'da çeşitli törenlerle
gerçekleştirildi

|
Samsun'da
Cumhuriyet Bayramı kutlamaları 29 Ekim 2001 sabahı Atatürk Anıtı'nda
saygı duruşu ve çelenk koyma töreniyle başladı. Askeri
bandonun marşlar çaldığı törende, Vali Muammer Güler, Garnizon Komutanı
Tümgeneral Kerim Şahin, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Ruhat
Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Karacan, Adalet Komisyonu
Başkanı Ahmet Akyüz, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Emniyet
Müdürü Mustafa Aydın, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum
kuruluşları Atatürk Anıtı'na çelenk koydular.

|
Samsun
Valiliği tarafından düzenlenen geleneksel Cumhuriyet Balosu bu yıl
Omtel Konukevi'de yapıldı. Çok Sesli Gençlik Korosu'nun seslendirdiği
şarkılar eşliğinde başlayan baloda izleyiciler, Olgunlaşma Enstitüsü'nün
78'inci yıldönümü kutlamaları için hazırladığı ve Yaşar Doğu Beden
Eğitimi Spor Yüksekokulu öğrencilerinin sergilediği kıyafetleri
ilgiyle izlediler.

|
|
ATATÜRKÇÜ
DÜŞÜNCE SİSTEMİ VE CUMHURİYET
|
|
Emekli
Orgeneral Kemal Yavuz, "Atatürkçü düşünce sistemi, niteliği,
fikirleri ve eylemleri ile bize ait, yani ulusaldır..."
|
|

|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Kurupelit Kampüsü Kongre ve Kültür Merkezi'nde
"Atatürkçü Düşünce Sistemi ve Cumhuriyet" konulu bir konferans
veren Emekli Orgeneral Yavuz, Atatürk`ün kişiliğinde,
değişik vasıfları topladığını belirterek, "Atatürk asker, devlet
kurucusu ve devlet adamı olma özelliği ile devrimcilik vasfını bir
arada bulunduran bir şahsiyettir" dedi.
Emekli
Orgeneral Kemal Yavuz, "O'nun amacı yeni bir Türk devleti kurmak
ve Türk toplumunu çağdaş bir toplum yapmaktı. Milli
Mücadele klasik bir ihtilal değildir. Devrimlerin nedeni ise aklı,
vicdanı özgür ve egemen kılmaktır. Atatürk ilkelerini uygulamak
için hem aklımızı hem de vicdanımızı kullanmamız gerekir."
dedi. Kendini yenilemeyen, gelişmeyen hiçbir fikrin,
|
Atatürkçü
düşünce sistemine dahil olamayacağını anlatan Yavuz, konuşmasına
şöyle devam etti: "Atatürkçü düşünce sistemi, niteliği, fikirleri
ve eylemleri ile bize ait, yani ulusaldır. Gerek istiklal mücadelesi,
gerekse Atatürk devrimleri tesadüfi değildir. Atatürk'ün cumhuriyetçilik
anlayışı halkın mutlak eşitliği ile her türlü hizmet ve faaliyetin
toplum için yapılmasıdır. O bir meşruiyetçiydi. Mustafa Kemal, hayatının
hiçbir bölümünde diktatör olmadı."
Yavuz,
Cumhuriyet kavramının, Atatürk'ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti ile
gerçek anlamını kazandığını da kaydederek, "Türkiye Cumhuriyeti
kurulduğu yıllarda kısıtlı imkanlara sahip olmasına rağmen büyük
işler başarmıştır" dedi.
|
 |
Ölümünün
63. Yıldönümünde
Ata'mızı bir kez daha
saygıyla andık
Samsun'da
10 Kasım Törenleri, Atatürk Anıtı'na çelenklerin sunulmasının ardından
sabah 9.05'de saygı duruşuyla başladı.
Törene Vali Muammer Güler, Sahil Güvenlik Karadeniz Bölge Komutanı
Deniz Kıdemli Albay İbrahim Oflaz, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili
Ruhat Çetinkaya, Cumhuriyet Başsavcısı Kemal Karacan, Adalet Komisyonu
Başkanı Ahmet Akyüz, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Emniyet
Müdürü Mustafa Aydın, siyasi parti temsilcileri ve sivil toplum
kuruluşları katıldılar.
Basın
Konseyi Başkanı Gazeteci Yazar Oktay Ekşi ve Ankara Üniversitesi
Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Necip Hablemitoğlu
10 Kasım Atatürk'ü anma Törenleri dolayısıyla konuğumuz oldu.
|

 |
"Büyük
Atatürk ve Türkiye" konulu konferansta konuşan Basın Konseyi
Başkanı Gazeteci Yazar Oktay EKŞİ, Türkiye'nin içinde bulunduğu
ekonomik krizin ülkede yıllarca yaşanan rehavet ve lüksün bedeli
olduğunu söyledi.
|
|
Üniversitemiz
Kongre ve Kültür Merkezi'nde 10 Kasım 2001
Cumartesi günü düzenlenen "Büyük Atatürk ve Türkiye"
konulu konferansa, Vali Muammer Güler, Vali Yardımcısı
Ekrem Erdoğan, OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, çok sayıda davetli
ve öğrenci katıldı. Konferansa konuşmacı
olarak katılan Basın Konseyi Başkanı Oktay Ekşi, Türkiye'nin
içinde bulunduğu ekonomik krizin, ülkede yıllarca yaşanan
rehavet ve lüksün bedeli olduğunu söyledi.
Ekşi,
"Günümüzde Atatürk'ün bize bıraktığı miras iyi bir
şekilde korunmuyor. Bugün ise Gümrük Birliği
|
anlaşmasına
göre bizimle ilgili kararları AB'nin almasını nasıl açıklayabiliriz?
Bağımsız ekonomi yerine, yabancı sermaye gelsin denildiğini bilmiyor
muyuz?" diye konuştu.
Türkiye'nin
bugüne kadar Atatürk'ün temel ilkeleriyle dimdik ayakta kaldığını
belirten Oktay Ekşi, konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularını
yanıtladı. Ülkenin ekonomik durumu ile ilgili bir soruya "Ülkenin
içinde bulunduğu ekonomik krizden fazla sıkıntı duymuyorum. Yıllarca
yaşadığımız lüksün bedelini ödüyoruz, bu dayağı tabii ki yiyeceğiz.
Ama bu krizi de aşacağımıza inanıyorum" cevabını verdi.
|
|

Gazeteci-Yazar
Oktay EKŞİ'ye Rektörümüz
Ferit BERNAY tarafından plaket verildi
|
Kongre Kültür Merkezinde, "Büyük Atatürk ve Türkiye" konulu
konferansa saygı duruşu ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlandı.
|
|
EKONOMİK
BAĞIMSIZLIKLA TAÇLANDIRILMAYAN SİYASAL BAĞIMSIZLIK EKSİKTİR
|
| |
Ankara
Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü Öğretim Üyesi Doç. Dr.
Necip Hablemitoğlu, 30 Ekim 2001 Salı günü, Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Atakum Kampüsü Eğitim Fakültesi Salonu'nda "Cumhuriyet ve Aydınlanma"
konulu konferans verdi.
|
|
Doç.
Dr. Necip Hablemitoğlu, Atatürk'ün bağımsızlık anlayışının esasını,
ekonomik bağımsızlığın oluşturduğunu söyledi. Konferansa izleyici
olarak OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Garnizon Komutanı Tümgeneral
Kerim Şahin ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Atatürk'ün,
Kurtuluş Savaşı süresince ve sonrasında kendisine gelen her türlü
yardım teklifini ödün vermemek için kabul etmediğini belirten Doç.
Dr. Hablemitoğlu "Ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılmayan siyasal
bağımsızlık, eksiktir. Yani bir ülke ekonomik olarak bağımsız değilse,
o ülke için tam bağımsız demek mümkün değildir" diye konuştu.
Ekonomik
kalkınmayla birlikte tarikat bataklıklarının da kurutulacağını söyleyen
Doç. Dr. Hablemitoğlu, en önemli yatırımın insana yapılan yatırım
olduğunu vurguladı.
|
|
|
|
ATHENA'DAN
COŞKULU KONSER
|
|
Üniversitemizde Vestel Net sponsorluğuyla gerçekleşen Athena konserinde,
öğrencilerle öğretim elemanları doyasıya eğlendi
18
Ekim 2001 akşamı, Vestel Net sponsorluğuyla Üniversitemizin Spor
Salonunda gerçekleşen Athena konserinde yer yerinden oynadı. Konserde
öğrencilerle öğretim elemanları doyasıya eğlendi.
Hakan
Özoğuz, Gökhan Özoğuz, Turgay Gülaydın ve Ozan Karaçuha isimli dört
gençten oluşan Athena sahneye "12 Dev Adam" şarkısıyla
çıktı. Şarkılar, konser boyunca hep bir ağızdan söylenirken, kimi
şarkılar da defalarca tekrarlandı.
Bu
güzel konser sonrasında gurupla söyleşme olanağı da bulduk. İlk
albümleri ile farklı bir müzik anlayışı olduğunu gösteren gençler
son derece doğal ve içtendiler. Yani kendileri de şarkıları gibiydi.
"Yok öyle yalan dolan, sahtekarlık yapmadan
Yaşamak lazım
İki günlük dünyada, değer mi dalaşmaya
Anlaşmak lazım..."
Üniversitemizde
konser vermiş olmaktan büyük mutluluk duyduklarını, seyircinin coşkusunun
kendilerini de coşkulandırdığını belirten gurup elemanları, yeniden
gelmek istediklerini de dile getirdiler.
|
Athena'yla
yeniden birlikte olma fikri içimizi ısıtıyor doğrusu.
Yine
gelin Athena!
"...hep beraber olmaya, sallayalım her yeri,
bak buraya,
bak ne olacak!"
|

 |
Üniversitemizin
Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölüm Başkanı ve Güzel Sanatlar
Enstitüsü Müdürü Doç. Sevgi Soylu Koyuncu, İstanbul Kadıköy Belediyesi
Merkez Sanat Galerisi'nde, 2-11 Kasım 2001 tarihleri arasında kişisel
suluboya resim sergisini açtı.
Hocamızla,
sergisi hakkında konuştuk;
-Sayın
Hocam, bu kaçıncı serginiz?
Dördüncü
kişisel sergim, aynı zamanda birçok karma sergiye de katıldım.
-Bir
ressamın İstanbul gibi büyük bir şehirde sergi açmasının kariyeri
açısından önemli bir iş olduğu bilinir. Bu açıdan siz serginizi
nasıl değerlendiriyorsunuz?
Onun
için özellikle İstanbul'u tercih ettim. Tümüyle kendimi tartma fırsatı
buldum. İzlenimlere, aldığım mesajlara ve katılanların cesaretlendirmelerine
bakarak oldukça başarılı olduğumu söyleyebilirim. TRT 2'nin, NTV'nin,
Radikal ve Cumhuriyet gazetelerinin de ilgisini çekti. Birçok dergi
de serginin duyurusunu yaptı.
-Bir
ressamın sergi açarken karşılaştığı zorluklardan kısaca söz edebilir
misiniz?
En başta, sergilerde tüm maddi sorunları sanatçının çözmesi gerekiyor.
Tanıtım broşürü, çerçeve, kokteyl asla küçümsenemeyecek maddi giderlere
neden oluyor. Buna bir de başka bir şehre çalışmalarınızı taşımanız
eklenirse, oldukça yorucu bir maraton olduğu ortaya çıkıyor. Aynı
zamanda resim üretiyor, bunların sunumunu da üstleniyorsunuz. Bir
de ben gerçekten çok fazla insanın takip ettiği bir sergi salonunu
seçtim ki, burası hiç bir masrafa katılmayan bir galeriydi.
.
|
|
-Neden
suluboya?
Buna
net bir şekilde şundan dolayı demek çok zor. Ben suluboyanın saydamlığını
seviyorum. İçi dişi bir bakışta
görünen saydam insanlara benzetiyorum suluboyayı. Hem derinliği
görüyorsunuz hem de bir bakışta kağıdın beyazına ulaşıyorsunuz.
Sıcak, samimi, hata affetmeyen ama çok
güzel sonuçlar veren bir teknik.
-Serginiz dolayısıyla size gelen eleştirileri bize aktarır mısınız?
Teknik konusunda bir eleştiri almadım. Rengi çok iyi
kullandığımı, parlak ve bana özgü renkler yarattığımı ifade ettiler.
İlerisi için çok cesaretlendirici konuşmalar oldu. Genellikle pozitif
eleştiriler aldım.

-Sizin
de içinde bulunduğunuz yer geniş bir pazar, kendinizi bu pazar içinde
nerede görüyorsunuz?
Suluboyada
iyi bir noktaya gelmek üzere olduğumu görüyorum. Aslında yapmak
istediğim, bu bir pazarsa burada yer almak
değil. Kendimi ifade etmek. Zaman beni hak ettiğim yere
koyar diye düşünüyorum. Ama çok uzun bir yol ve ben
ilerileri hedefliyorum.
-Ülkemizde
resim sanatına gösterilen ilgiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
Resim
sanatına değil de, genel olarak sanata desek daha anlamlı olur düşüncesindeyim.
Benim sergimin açıldığı gün TÜYAP Kitap Fuarı da açıldı. İnsanlar
yağmura ve soğuğa rağmen kuyruklar oluşturmuştu.
|
Sonradan
öğrendiğime göre kitap alımı çok iyi değilmiş ama yeni kitaplara
ilgi büyüktü. Zamanla insanların popülist sanattan kaçıp gerçek
sanatla buluşacağını düşünüyorum. Sanat insan ruhunu eğitir bir
gün mutlaka insanlar buna ihtiyaç duyacak. Bugün hak ettiği yerde
değil diye düşünüyorum.

-Bundan
sonraki hedefiniz nedir?
Bu
sergiyi bundan sonraki hedeflerimi belirleme açısından çok önemsiyordum.
Alanımla ilgili yapılan bir çok örneği gerek internetten, gerekse
sergilerden izliyorum. Sergime katılan suluboya ustaları yazar ve
sanatçılardan aldığım etkilerden doğru yolda olduğumu gördüm. 28
Aralık'da, Ankara Dali Sanat Galerisi'nde, bölümümüzün ögretim üyelerinden
bir gurup hocamızla karma resim sergimiz var. İstanbul'da bir galeriyle
yeni bir sergi hazırlıklarına başladık. Bundan sonra galiba daha
az ara verip daha hızlı çalışmalıyım diye düşünüyorum. Sergiler
ve olabilirse minik deneme yazıları yazmak istiyorum.
Size,
gösterdiğiniz ilgiden dolayı ayrıca teşekkür ediyorum.
|
TERÖRÜN YENİ YÜZÜ
BİYOLOJİK
TERÖR
|

Üniversitemiz
Rektörlüğü tarafından düzenlenen
"Biyolojik Terör" konulu panelde, biyolojik terörden korunma
konusunda gerekli önlemlerin alınması istendi.
|
TIP
Fakültesi Mikrobiyoloji ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı Öğretim
Üyesi Prof. Dr. Belma Durupınar'ın, "Biyolojik savaş çeşitleri
ve şarbon" konusundaki açılış konuşmasının ardından, OMÜ Halk
Sağlığı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Pekşen, biyolojik
terörün, 11 Eylül saldırılarıyla gündeme geldiğini hatırlatarak,
"Biyolojik terörden korunma yöntemleri konusunda mutlaka gerekli
önlemler alınmalıdır" dedi. Pekşen, biyolojik terörle ilgili
olarak ülke içindeki kurumlar arasında işbirliği sağlanması gerektiğini
de belirtti.
Panelde,
Amasya Eğitim Fakültesi Dekan Vekili ve Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji
Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Zafer Eren biyolojik silahların etki
mekanizmasını, Çevre Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Hanife
Büyükgüngör, biyolojik silahların neden olduğu hastalıkları, insandan
insana bulaşabilme tehlikesini ve bu hastalıkların kitlesel ölümlere
yol açabileceğini, Tıbbi Genetik Anabilim Dalı Bölümü Öğretim Üyesi
Prof. Dr. Hasan Bağcı ise "Biyolojik silahların üretilmesi
ve gelişmesi" konusunu anlattı.
Dinleyiciler
panelden ayrılırken, son günlerde yazılı ve sözlü basında sıklıkla
yer alan "Biyolojik Terör" konusundaki sorulara cevap
bulmuşlardı.
|

|
"BİYOLOJİK
TERÖR VE ŞARBON"
|
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Mavi Salonda
1 Kasım 2001 tarihinde Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu
tarafından verilen "Biyolojik Terör ve Şarbon" konulu
konferansa katılan öğretim üyeleri, öğrenciler ve İl Sivil
Savunma Müdürlüğü elemanları büyük ilgi gösterdi.
|

Prof.Dr.Hakan
LEBLEBİCİOĞLU
|
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Bakteriyoloji ve İnfeksiyon
Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Hakan Leblebicioğlu,
günümüzde insanlık için büyük tehlike haline gelen biyolojik teröre
karşı Türkiye'nin hazırlıklı olması ve önlemler alması gerektiğini
söyledi.
"Biyolojik
silahlar fakir ülkelerin atom bombasıdır" diyen Leblebicioğlu,
"Biyolojik silah olarak kullanımı 1300'lü yıllara dayanan mikroorganizmaların
ve toksinlerin, hayvan ve bitkilerde hastalık oluşturmak amacıyla
kullanılmasını "biyoterorizm" olarak adlandırırken, biyolojik
silahların yapılmasının ve kullanılmasının 1925 yılında Cenevre
Protokolü ile yasaklandığını, Türkiye'nin de bu protokole imza attığını
söyledi.
Konuşmasında
mikroorganizmalarla oluşan hastalıkların etkili bir tedavi yönteminin
olmamasının biyolojik silahların özelliklerini artırdığını vurgulayan
Hakan Leblebicioğlu, "Şarbonun belirtileri, genellikle 7 gün
içinde ortaya çıkar. Deri şarbonu, böcek ısırığına benzer kaşıntılı
bir şişlik şeklinde başlar. Tedavi edilmeyen deri şarbonunun yüzde
20'si ölümle sonuçlanır. Uygun tedavi ile ölüm nadirdir. Solunum
sistemi şarbonu bir soğuk algınlığını taklit edebilir. Sindirim
sistemi şarbonu da, şarbonlu etlerin yenilmesi sonucu gelişir"
dedi.

|
|
ONDOKUZ
MAYIS ÜNİVERSİTESİ KUŞ GÖZLEM KULÜBÜ
|
|
İnsanlar
büyük kentlerdeki beton labirentlerinde umarsızca mutluluğu ararken
bir pelikan, sessizce uzaklaşır mavi gezegenden, bir daha asla gelmemek
üzere...
(Yeşil
Atlas Ekim 2000)
|
 |
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Kuş Gözlem Kulübü, insanların beton labirentler
arasında kaybolmaması ve biyolojik zenginliğin mavi gezegenden uzaklaşmaması
için, 2000 yılının Nisan ayında,
Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde resmi olarak faaliyetlerine
başladı. Kulübün akademik danışmanlığını Doç. Dr. Y. Sancar Barış,
eğitmenliğini de Araştırma Görevlisi Arzu Gürsoy sürdürüyor.
Kuş
Gözlem Kulübünün gerçekleştirdiği faaliyetler:
*29-30
Ekim 1999: Burdur'da Kuş Gözlem Kampı,
*28-30 Ocak 2000: İzmir Gediz Deltası'nda Kuş Gözlem Kampı,
*28-30 Nisan 2000: Samsun Kızılırmak Deltası
Kampı
*2000 yılı Hatay Belen Göç Çalışması,
*Antalya-Patara 2000 ve Antalya-Çıralı 2001: Deniz Kaplumbağaları
Üreme Projesi,
*Eylül 2000: Sonbahar Yırtıcı Göçü Monitoring Çalışmaları,
*19-21 Ekim 2000: Burdur 1. Dikkuyruk Şenliği ve III. Kuş Konferansı,
*3-11 Şubat 2001: Bursa Uludağ Üniversitesi Kampüsünde Uluslararası
Su Kuşu Sayımları (USS)
Eğitim Programı,
*8-10 Mart 2001: Adana-Akyatan Kuş Gözlem Kampı,
*6-7 Nisan 2001: OMÜ Kongre ve Kültür
Merkezinde Türkiye'nin Üreyen Kuşları Atlas
Projesinin pilot çalışması için RSPB'den (Royal
Society for the Protection of Birds)
Hilary Welch ve Geoff Welch ile workshop,
|
*15-19
Nisan 2001: İspanya Karaakbaba ve Tavşancıl
Konferansında sunum,
*21-23 Nisan 2001: Kayseri 4. Kuş Konferansı,
*7 Mayıs-31 Temmuz 2001: Türkiye'nin Üreyen Kuşları
Atlas Projesi'nin arazi çalışması,
*27-29 Ekim 2001 Burdur'da 2. Dikkuyruk Şenliği ve
workshop (sulak alan korumacılığı ve Monitoring
çalışması),

2001
yılı Balkan Ülkeleri Dikkuyruk Monitoring
Projesine yerel gözlem topluluğu olarak katılım,
*Atatürk İlköğretim Okulu ve Özel Meralcan Koleji'nde
bir yıl süreli Çevre Eğitimi Demonstrasyon Çalışması.
|

Kuş çeşitliliği yönünden zengin olan Samsun, bu çeşitliliğin korunması
açısından uluslararası bir öneme sahip. Kulüp, çalışmalarını yoğunlukla
Samsun il sınırları içerisinde yer alan,
yılın çeşitli mevsimlerinde 316 kuş türünü barındıran ve bölgenin
en önemli sulak alanı olan Kızılırmak Deltası'nda sürdürüyor.
 |
Kulübe
yeni katılacak olan üyelere kuş gözlemciliğini sevdirmek ve kuşları
öğretmek amacıyla da cumartesi günleri üniversite kampüsünde arazi
gezileri düzenleniyor.
Kuş
Gözlem Kulübü, 2002 yılı Nisan ayında 5. si gerçekleştirilecek olan
Kuş Gözlem Konferansına ev sahipliği yapacak.
Yukarıda sözü edilen faaliyetlere katılabilmek ve kuş gözlemcisi
olabilmek oldukça basit.
Kuş gözlemcisinin, kuşları tüm özellikleriyle görebilmesi ve rahatsız
etmeden izleyebilmesi için bir dürbüne, yüzlerce kuş türü arasından
hangisini gördüğünü belirleyebilmesi, uçarken ya da konmuşken cinsiyetini,
tür ayrımını yapabilmesi için bir kılavuz kitabına ve gözlem notlarını
tutacağı not defterine sahip olması gerekiyor. Kuş gözlemciliği
bir uzmanlık alanı olabileceği gibi, boş zamanları değerlendirmek
için yapılan bir hobi olarak da sürdürülebiliyor.
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Kuş Gözlem Kulübü, insanların doğaya karşı insan
merkezli yaklaşımlarından kurtulmasına ve doğanın bir parçası oldukları
bilincinin geliştirilmesine katkıda bulunmayı hedefliyor.
|

|
Ara
Başlık Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı,
Ondokuz Mayıs
Üniversitesi öğrencilerine,
Eğitim Parkı'nda görev
üstlenmeleri çağrısında bulundu
|
 |
|
17
Ekim 2001 tarihinde Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı üst düzey yöneticileri
tarafından, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencilerine Vakfın kuruluş
amacı ve çalışmaları hakkında bilgi verildi. Atakum Kampüsü Konferans
Salonu'nda düzenlenen seminere, Vakfın Halkla İlişkiler ve İletişim
Yöneticisi Berna Koç, Eğitim Programları Sorumlusu Aynur Özel, Eğitim
Parkı Genel Müdürü Şükriye Varol, Lojistik ve Destek Sorumlusu Adil
Polat ve Mali İşler Sorumlusu Gürkan Akıncı katıldı. Berna Koç,
insan ve doğa sevgisi ile kültürel faaliyetlerin geliştirilmesi
amacıyla öğrencilere vakıfları tarafından destek verildiğini belirterek,
maddi olanakları yeterli olmayan öğrencilere de bilgisayar ve dil
eğitimi sağlandığını, öğrencilerden de bu konuda destek beklediklerini
söyledi.
Yerel
Gündem 21 Konseyi Genel Sekreteri Akın Üner, Samsun'da faaliyete
geçecek olan Eğitim Parkı'nda, Ondokuz Mayıs Üniversitesi öğrencilerine
büyük işlerin düştüğünü ifade ederek, "Eğitim sektörü için
bir tekno-park niteliği taşıyan eğitim parkları, gönüllü insanlarımızın
toplumun geleceği için yüreklerini ortaya koyabilecekleri birer
fırsat olarak kabul edilmelidir. Hepinizi, bu ülkenin geleceği için
göreve çağırıyorum. Geleceğimiz için duyarlı olmak zorundayız"
diye konuştu. Düzenlenen seminere, yaklaşık 500 öğrenci katıldı.
|
|
KONFERANSLAR İLGİ GÖRÜYOR
|
 |
Ara
Başlık; Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi ve Atakum
Belediyesi işbirliği ile düzenlenen "Halk Günleri" 30-31
Ekim 2001 tarihlerinde Atakum Belediyesi Düğün
Salonunda gerçekleştirildi
|

Prof.Dr.Kurtman
ERSANLI, Yrd.Doç.Dr.Fikret KARAHAN ve Yrd.Doç.Dr.Seher BALCI
|
Halkı
bilinçlendirmek ve Üniversitenin bilgi birikimini halkla paylaşmak
amacıyla Belediyelerle işbirliği içinde konferanslar düzenleyen
SEM, bu konferansların ilkini 19-21 Şubat 2001 tarihleri arasında,
Altınkum ve Çatalçam Belediyeleriyle gerçekleştirmişti. Yine bu
amaçla, "Halk Günleri"nin ikincisi Atakum Belediyesi'nin
işbirliği ile yapıldı.
Halk
Günleri Konferanslarının konuları; "Çocuk Eğitiminde Anne-Baba
Tutumları","Yeterli ve Dengeli Beslenme", ve "Kadın
Sağlığı (Menopoz)" idi.
|

Prof.Dr.Kurman ERSANLI
|
Çocuk
Eğitiminde Anne-Baba Tutumları
Prof.
Dr. Kurtman Ersanlı, Yrd. Doç. Dr. Fikret Karahan ve Yrd. Doç. Dr.
Seher Balcı katılımcılara "Çocuk Eğitiminde Anne-Baba Tutumları"
konusunda bilgi aktardı. Prof. Dr. Kurtman Ersanlı, toplumun yapısını
oluşturan ailede sevgi ve hoşgörüyle yetişen çocukların topluma
yararlı birer fert olacaklarını hatırlatarak, ailede sevginin önemine
dikkat çekti. Yrd. Doç. Dr. T. Fikret Karahan, otoriter ve ilgisiz
anne -baba tutumlarının çocukların psikolojik sağlığının bozulmasına
ve çoğunlukla okul başarısının düşmesine neden olabildiğini söylerken,
Yrd. Doç. Dr. Seher Balcı demokratik anne-baba tutumlarının, çocuğun
aile içinde ve gelecekte sosyal yaşamda mutlu ve sağlıklı bireyler
olarak yaşamalarına ortam hazırladığını vurguladı. Konferans sonunda,
Atakum Belediye Başkanı Metin Burma da bir konuşma yaptı.
|

Doç.Dr.Funda ELMACIOĞLU
|
Yeterli
ve Dengeli Beslenme
Yeterli
ve dengeli beslenme konusunda vatandaşları uyaran Doç. Dr. Funda
Elmacıoğlu "Dengeli beslenme sadece karın doyurmak değildir.
Sınırın üzerine çıkıldığı takdirde kronik rahatsızlıklar meydana
gelir, dengesiz beslenme nedeniyle kalp ve damar hastalıkları, özellikle
bağırsak ve mide kanserleri ile safra kesesi hastalıkları oluşabilir"
dedi. Zayıflamak isteyen kişilerin yemeden içmeden kesilmelerinin
doğru olmadığını belirten Elmacıoğlu, "Herkes sağlığı açısından
dengeli beslenmeye özen göstermelidir" uyarısında bulundu.
|
|

Doç.Dr.Tayfun
ALPER
|
Kadın
Sağlığı (Menopoz)
31
Ekim 2001 tarihinde düzenlenen "Kadın Sağlığı-Menopoz"
konulu konferansa konuşmacı olarak katılan Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları
ve Doğum Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Tayfun Alper, menopozun,
kadınların hayatının olağan bir dönemi olduğunu belirtti. Menopozun
başlıca belirtilerini adet düzensizlikleri, ateş basmaları, uyku
bozuklukları, sinirlilik ve nihayet adet görememe olarak sıralayan
Alper, menopoz döneminde ortaya çıkabilen kalp hastalıkları ve kemik
erimesi gibi rahatsızlıkların önemli tehlikeler olduğunu söyledi.
Menopoz döneminde hormon tedavisinin bazı durumlarda daha fazla
gerekli olduğunu fakat, kimlerin tedavi olması gerektiğinin hazır
bir cevabının olmadığını, kadınların, bu dönemde doktor kontrolünden
geçmelerinin daha uzun ve daha kaliteli bir yaşam için yararlı olacağını
dile getirdi.
|
|
ORGAN NAKLİ SEMPOZYUMU YAPILDI
|
 |
Dünyada
organ ve doku nakli konusundaki yeni bilgilerin ve son gelişmelerin
tartışıldığı "HLA Sistemi ve Transplantasyon İmmunolojisi"
konulu sempozyum, 25-27 Ekim 2001 tarihlerinde Ondokuz Mayıs Üniversitesi
Tıp Fakültesi Oditoryumunda gerçekleştirildi
|

|
Açılış
konuşmasını yapan Kongre Başkanı Prof. Dr. Belma Durupınar: "Bu
sempozyumu düzenlerken başlıca amacımız, Transplantasyon konusunda
başarıları olan, İmmunoloji ve HLA doku tiplemesi konusu ile ilgilenen
bu gurubu biraya getirmek, aralarında işbirliği ve koordinasyonu
sağlamaktı. Çünkü biliyoruz ki, Transplantasyon, bir çok disiplinin
katkısını ve ortak çabasını gerektirmekte. Şüphesiz bizler de bu
konuda üzerimize düşeni yapmak arzusundayız" dedi.
Prof.
Dr. Belma Durupınar'ın ardından kürsüye gelen Rektör Prof. Dr. Ferit
Bernay, "Ondokuz Mayıs Üniversitesi'nde bilim hayatına katkıda
bulunabilecek bu tür sempozyumların yapılmasından gurur duyduğunu
belirterek, konuklara Ondokuz Mayıs Üniversitesi hakkında bilgi
verdi.
İstanbul
Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı
ve Transplantasyon Ünitesi İmmunoloji Sorumlusu Prof. Dr. Mahmut
Çarin, 1995 yılında İstanbul Tıp Fakültesi'nde başlatmış oldukları
standardizasyon kursundan sonra, Transplantasyon İmmünolojisi alanında
çalışan bu kadar güzel bir topluluğu birarada görmekten mutluluk
duyduğunu belirtti. Transplantasyon İmmünolojisinin gelişimi hakkında
katılımcılara bilgi veren Çarin, Türkiye'de bu konuyla ilgili kayıtların
olmadığına dikkat çekti.
Prof.
Dr. Yücel Tanyeri'nin hazırladığı "Karadeniz Yeşil Yolculuk"
dia gösterisinin ardından konuşmacı olarak kürsüye çıkan Sağlık
Bakanlığı Tedavi Hizmetleri Genel Müdürlüğünden Dr. Yaşar Naci Uz,
Türkiye'de ve dünyada organ ve doku nakli çalışmaları, Ulusal Koordinasyon
Sistemi, organ ve doku nakilleri ile ilgili yasal düzenlemeler ve
tespit edilen sorunlar hakkında bilgi verdi.
Sempozyumda,
Prof. Dr. Nurşen Düzgün ve Prof. Dr. Ünal Yasavul da deneyimlerini
meslektaşlarıyla paylaştılar.
|
|
GÜNLÜK
HAYATIN STRESİNE SON!
|

Yrd.Doç.Dr.Yaşar
BARUT, Yrd.Doç.Dr.Seher BALCI, Arş.Gör.Melek KALKAN ve ARŞ.Gör.
Müge YILMAZ
Stres,
yaş, cinsiyet ve iş ayrımı gözetmeksizin hepimizi etkileyen bir
problemdir. Hepimiz stres yaşarız ve bunu engelleyemeyiz. Hemen
her gün stresle yüz yüze olduğumuz için hepimizin, stresin ne
olduğu, fiziksel ve psikolojik sağlığımıza neler yapabileceği
hakkında az çok bilgisi vardır, fakat her nedense stresle başetmenin
yolunu bir türlü bilemeyiz.
Sürekli
Eğitim Merkezi bizlere bu konuda yardımcı olmak amacı ile 2 Kasım
2001 tarihinde "Stres ve Başa Çıkma Yolları" konulu
bir seminer gerçekleştirdi. Seminere Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri
Ana Bilim Dalından Yrd. Doç. Dr Yaşar Barut, Yrd. Doç. Dr. Seher
Balcı, Arş. Gör. Melek Kalkan ve Arş. Gör. Müge Yılmaz konuşmacı
olarak katıldılar. Stresin, kişinin uyumunu zorlaştıran, bedensel
ve ruhsal sağlığını tehdit eden, verimini düşüren önemli etkenlerden
biri olduğunu vurgulayan Arş. Gör. Melek Kalkan "Olaylara
bakış açımız ve yaklaşım tarzımız duygu ve davranışımızı belirler.
Herhangi bir olay çok çeşitli biçimlerde algılanabileceği için,
çok farklı duygusal tepkilere yol açabilir. İnsanı gerilime iten,
olay değil, olayı değerlendiriş biçimidir" dedi. Yrd. Doç.
Dr. Seher Balcı, "Her birey kendine özgüdür, çünkü hepimizin
geçmiş yaşantıları ya da ihtiyaçları birbirinin aynı değildir.
Bu nedenle herhangi bir olay karşısında olayı tehdit edici olarak
algılayıp algılamamamız da farklı olacaktır" açıklaması ile
stres verici olayla karşı karşıya kalan bireylerin korku, öfke,
kızgınlık ve üzüntü gibi heyecansal tepkiler verdiklerini ifade
etti. Seminerde bu heyecansal tepkilerden "öfke" konusunu
Arş. Gör. Müge Yılmaz anlatırken, seminerin son bölümünde Yrd.
Doç Dr. Yaşar Barut, stresle baş etmede kullanılan bazı teknikler
ve özellikle iş stresi üzerinde durdu. Gevşeme egzersizlerinin
önemini vurgulayan Yaşar Barut, sözlerine " Gün boyunca kendinize
ayıracak birkaç dakikanın yollarını bulabilmelisiniz. Sadece derin
derin birkaç defa nefes alıp vererek, etrafta şöyle bir parça
gezinerek büyük değişiklikler oluşturabilirsiniz" önerisinde
bulundu.
Stresli
olduğumuzu anlamak ve bilinçli olarak kabul etmek önemli bir adımdır.
Seminere gösterilen ilgi bu konuya ilişkin çabanın ve değişimin
adımlarını göstermekteydi..
|

Ziraat
Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Ali GÜLÜMSER, Ziraat Yüksek Mühendisi Kenan ATAGÜN
ve
Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Ünsal IŞIKER
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Ziraat Fakültesi ve Ziraat Mühendisleri Odası Samsun
Şubesi tarafından
"Ziraat
Mühendislerinin Yetki Sorumlulukları ve Çalışma Alanları" konulu
bir panel düzenlendi.
 |
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen panele
Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Gülümser, Ziraat Yüksek Mühendisi
Kenan Atagün ve Ziraat Mühendisleri Odası Samsun Şube Başkanı Ünal
Işıker katıldı.
Açılış
konuşmasını yapan Prof. Dr. Ali Gülümser, ziraat eğitiminde farklılıklar
yaşandığını ve Avrupa Birliği'ne üye ülkelerdeki müfredata ayak
uydurmamız gerektiğini belirtti.
Kenan
Atagün ve Ünal Işıker de kamu sektöründeki çalışma alanları ve oda
işlemleri konusunda bilgi verdiler.
Paneli
çok sayıda öğrenci ve öğretim elemanı ilgi ile izledi.
|
ÜNLÜ GİTARİSTLERDEN MUHTEŞEM KONSER
|
Dünyaca
ünlü gitaristler İspanyol Guzman ve Japon Tezuka,
OMÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde muhteşem bir konser verdi.

|
Müzik
eğitimini Sevilla Yüksek Konservatuarında, gitarist America Martinez
yönetiminde tamamlayan Maria Esther Guzman, bir çok ulusal ve uluslararası
yarışmada ödül kazanmış. 1995 yılında Andalucia Eyaleti tarafından
"Kültür Madalyası" almış bir sanatçı.
Takeshi Tezuka ise gitar çalışmalarına 10 yaşında başlamış. Beş
yıl İspanya'da Regino Sainz de la Maza, Narciso Yepes, Jose Luis
Gonzalez gibi gitar ustalarıyla çalışmış. Halen Tokyo'da gitar öğretmenliği
yapan sanatçı pek çok ülkede konserler vermiş, uluslararası yarışmalarda
jüri üyeliği yapmış. Zamanının bir kısmını önemli ustaların biyografilerini
yazmaya ayıran sanatçı bu çalışmalarını ünlü Japon müzik dergisi
"Gendai Guitar" da yayınlamış.
Ünlü gitaristler, Üniversitemizin Etkinlikler-Organizasyon Biriminin,
Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler kapsamında düzenlediği konser için
5 Kasım 2001 tarihinde Samsun'a geldi. OMÜ Kongre ve Kültür Merkezi'nde
gerçekleştirilen konsere kendi ülkelerine özgü müziklerle başlayan
gitaristler, Mertz, Bach, Boccherini, Debussy gibi ünlü bestecilerin
eserlerine de yer verdiler.
Guzman ve Tezuka, çok sayıda öğrenci ve öğretim elemanının yoğun
alkışıyla tekrar tekrar sahneye geldiler. Konserlerini bir Türk
ezgisiyle bitiren sanatçılar gördükleri ilgi karşısında şaşkınlıklarını
dile getirdiler.

|
|
Üniversitemizin
Olimpik Yüzme Havuzu ve Spor Merkezi'nin tanıtımı amacıyla düzenlenen
etkinlikte, Yaşar Doğu Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu öğrencilerinin
hazırladığı Step Gösterisinin ardından, Rus Dolphin Su Balesi Gurubu
yer aldı.
"Senkronize
Yüzme" olarak da bilinen Su Balesinde 5 Rus yüzücü, müziklerle
eş zamanlı hareketlerden oluşan gösterilerini sergilediler. Yüzücüler,
kimi zaman tek kişi, kimi zaman ise takım halinde hazırlamış oldukları
figürleri renkli kostümlerle sundular.
Gecenin
sonunda grubun, ellerinde mumlarla karanlıkta yaptıkları dans, Samsun
Valisi Muammer Güler, Garnizon Komutanı Tümgeneral Kerim Şahin,
Rektör Prof. Dr. Ferit Bernay ve çok sayıda davetli tarafından ayakta
alkışlandı.
|
 |
 |
MİKDAT
ÖZAYKUT'A ŞÜKRAN PLAKETİ...
Üniversitemiz
Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, gazeteci-yazar M. Mikdat Özaykut'a
12 Kasım 2001 tarihinde makamında nezaket ziyaretinde bulunduğu
sırada bir şükran plaketi verdi.
Özaykut'un yazılarını her zaman beğeniyle okuduğunu söyleyen Prof.
Dr. Ferit Bernay'ın sunduğu plakette; "Yüce Atatürk ile tanışma
onuruna ermiş biri olarak onun ilkelerini gençliğe aktarma çabalarınız
dolayısıyla şükranlarımla" sözleri yer alıyor.
(Resim Altı-Prof. Dr. Ferit Bernay şükran plaketini, Rektör Yardımcıları
Adem Gülel, Bedri Kandemir ve Özel Kalem çalışanlarının yanında
verdi.)
|
SAMSUN
TİCARET VE SANAYİ ODASININ 100. KURULUŞ YILDÖNÜMÜ
|
 |
Dokuzuncu
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Samsun Ticaret ve Sanayi Odasının
100. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla düzenlenen ödül törenine katılmak
üzere 15 Kasım 2001 tarihinde Samsun'a geldi.
Ticaret
ve Sanayi Odasının Toplantı Salonunda gerçekleştirilen törende bir
konuşma yapan Süleyman Demirel, "Kemer sıkılsın. Kemer sıkma
ile bir şey yapmış olmazsınız. Biz, aslında nehri geçtik, çayda
boğulduk. Ağrıyan yerleri iyi belleseler, kimin neresi ağrıyorsa
onun çaresini bulmaya çalışsalar, bu işin içinden çıkarız"
dedi.
Törende
konuşan Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay, Ondokuz Mayıs
Üniversitesi'nin potansiyeli, çalışmaları ve planlanan yeni projeler
hakkında bilgi verdi.
STSO'nın
100. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla Samsun'a gelen OMÜ eski Rektörü
Prof. Dr. Aykut Erbengi ve Samsun'da yapılması planlanan rafinerinin
proje çalışmalarına katkı verdiği için plaketle ödüllendirilen İTÜ
Rektörü Prof. Dr. Gülsüm Sağlamer, Rektörümüz Prof. Dr. Ferit Bernay'ı
makamında ziyaret ettiler. Ziyarete ayrıca Rektör Yardımcısı Bedri
Kandemir, Prof. Dr. Cemil Rakunt ve Samsun Tabipler Odası Başkanı
Dr. Ferhan Hamarat da katıldı.
|
TÜRKİYE
BAROLAR BİRLİĞİNDEN ZİYARET
|
|
Türkiye
Barolar Birliği'nin Samsun Barosu ev sahipliğinde gerçekleştirdiği
"Bilirkişilik Sempozyumu" dolayısıyla Samsun'a gelen Türkiye
Barolar Birliği Genel Başkanı Özdemir ÖZOK, Rektör Prof. Dr. Ferit
Bernay'a nezaket ziyaretinde bulundu.
Samsun
Baro Başkanı Arif Yılmaz ÜNEY ve Ankara Barosu Başkanı Sadık ERDOĞAN
ile birlikte gelen ÖZOK'a Rektör BERNAY Üniversitemizin gelişmişlik
düzeyi, geleceğe yönelik planları ve Üniversitemizin misyonu hakkında
bilgi verdi.
ÖZOK
ilk kez geldiği Üniversitemizin yerleşim yeri ve yapılaşmasıyla
örnek bir kampüse sahip olduğunu, Üniversiteler için pek uzun sayılmayacak
sürede ulaşılan düzeyin örnek alınması gerektiğini belirtti.
|
 |
"AVRUPA
VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ" KONFERANSI
|
|

Prof.Dr.Kemal
KÖPRÜLÜ
|
ARI
HAREKETİ GENEL KOORDİNATÖRÜ KEMAL
KÖPRÜLÜ, TÜRKİYE'DE KATILIMSIZLIK
YAŞANDIĞINI ÜLKENİN SORUNLARININ
ÇÖZÜMÜNÜN KATILIMCI DEMOKRASİDEN
GEÇTİĞİNİ SÖYLEDİ
|
|
Ondokuz
Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Kongre ve Kültür Merkezi'nde 12 Kasım 2001
tarihinde gerçekleştirilen "Avrupa ve Sivil Toplum Örgütleri"
konulu konferansında Arı Hareketi Genel Koordinatörü Kemal Köprülü,
Türkiye'de sadece siyasi veya ekonomik krizin değil, toplumsal krizin
de yaşandığını, bu nedenle de toplumun sağlıklı olmadığını söyledi.
Ülkede
yaşanan krizlerden birilerini sorumlu tutmanın doğru olmadığını
ifade eden Köprülü, "Bu krizden hepimiz sorumluyuz. Ülkenin
sorunlarını çözüme kavuşturmada sorumluluk almıyoruz. Yani ülkede
katılımsızlık yaşanıyor. Türkiye'nin problemlerinin tek çözümü,
katılımcı demokrasiden geçiyor. Katılımcı demokrasi her ferdin anlayışında
olmalı. Şayet Türkiye bunu aşsaydı, bugün ülkede yaşanan problemlerin
çoğu çözülmüş olurdu" dedi.
|
|
Avrupa
Birliği'nin, üye ülkeler için normlar koyan bir kuruluş olduğunu
dile getiren Köprülü, Avrupa Birliği'nin Türkiye, Polonya veya başka
bir ülke için farklı norm koymadığını, herkes için aynı kriterleri
koyduğunu ama bizim bu sıkıntıyı hala aşamadığımızı da dile getirdi.
Türkiye'de
yüzlerce kanun çıkartıldığını söyleyen Köprülü, "İnsanlar da
bu kanunlarla hayatlarının değişeceğini sanıyor ama maalesef bunlar
uygulanmıyor. Bizde kanunlar objektif değil, subjektif olarak uygulanıyor.
Dünya şeffaflaşıyor. Ama Türkiye, şeffaf değil" dedi.
İzleyici
olarak OMÜ Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay'ın da katıldığı konferansta,
öğretim üyelerinin yanısıra çok sayıda öğrenci ve davetli bulundu.
|
 |
KARADENİZ
EKONOMİK İŞBİRLİĞİ FUARI
|
 |
Karadeniz
Rotary Kulübü tarafından düzenlenen yedinci Karadeniz Ekonomik İşbirliği
Fuarına, Üniversitemiz ve Ondokuz Mayıs Üniversitesi Vakfı birlikte
katıldı. Çok sayıda firmanın da yer aldığı fuar, 18-21 Ekim 2001
tarihleri arasında gerçekleşti.
Fuar
süresince görev alan Üniversitemiz öğrencileri, barkovizyon gösterisi,
dergi ve broşürlerle Üniversitemizin çeşitli birimlerini, Fakülteleri,
OMÜ Vakfına bağlı OMTEL Otellerini, OMKAN öğrenci kafeteryalarını,
Olimpik Yüzme Havuzu ve Spor Merkezi, Kongre Kültür Merkezini ziyaretçilere
tanıttılar.
|
| ESKİ
KADRO/AD-SOYAD |
ANABİLİM
DALI |
ATANDIĞI
KADRO |
| YRD.
DOÇ/YÜKSEL ORHAN |
MÜHENDİSLİK
FAK.-ÇEVRE TEKNOLOJİSİ |
DOÇENT |
| ARŞ.
GÖR./HÜSEYİN ERDEN |
ZİRAAT
FAK.-HAYVAN YETİŞTİRME |
YRD.
DOÇ |
| ARŞ.
GÖR./MUSTAFA EVREN |
ZİRAAT
FAK-GIDA BİLİMLERİ |
YRD.
DOÇ.
|
| KADRO/AD-SOYAD |
ATANDIĞI
YER |
| YRD.
DOÇ./EKBER TOMUL |
SİNOP
EĞİTİM FAKÜLTESİ- OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ ANABİLİM DALI |
| YRD.
DOÇ./CEVDET DADAŞ |
SİNOP
EĞİTİM FAKÜLTESİ- EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI |
|